Star-Wars-Lego---Masters-of

Star Wars’un yeni üçlemesinin gençleri heyecanlandırmak konusunda ilk üçlemeyle boy ölçüşememesi gibi, Star Wars video oyunlarının da kalitesi farklılık gösteriyor. Glen Ferris bir sürü oyundan en iyi ve en kötülerini sizin için seçti…

İyi Star Wars oyunları vardır ve kötü Star Wars oyunları vardır. En yeni oyun olan Kinect Star Wars Jedi Şövalyesi’nden çok Womp Faresi’ne benziyor olabilir, ama kesinlikle o çok çok uzaklardaki galakside geçen oyunların en kötüsü değil. Neyse ki Güce dengeyi geri getiren birkaç parlak ışık huzmesi var. Sağlamlarla çürükleri birbirinden ayırıyor ve size en iyi ve en kötü Star Wars oyunlarının kesin kılavuzunu sunuyoruz…

EN KÖTÜLER

Star Wars: Masters of Teräs Käsi

Gayet haklı bir şekilde gelmiş geçmiş en feci Star Wars oyunu olarak anılan Masters of Teräs Käsi korkunç bir fikrin kötü işlenmesinin güzel bir örneği. Oyunun ismindeki dövüş sporu (Fince ‘Çelik El’in dilbilgisel olarak hatalı bir çevirisinden geliyor) görünüşe göre çeşitli İsyancı ve İmparatorluk karakterleri tarafından uygulanıyor ve bu karakterler son derece dengesiz bir tarzda dövüşmeyi tercih ediyor (ışın kılıçları her nasılsa uzuvları koparamayan neon beyzbol toplarından ibaret, lazer tabancalarının ise ateşlenebilmeleri için uzun süre şarj olmaları gerekiyor). Ruhsuz ve yetersiz bir Soulcalibur kopyası olan bu oyun dövüş oyunları pazarına girmeye yönelik bir girişimdi, ama alabildiğine sığ ve gülünçtü.

Olağanüstü Star Wars
X-Wing serisiyle (aşağıya bakın) kabaca aynı sıralar piyasaya sürülen Star Wars: Rebel Assault onunla karşılaştırılamaz bile. Öyküde Luke Skywalker ile paralel bir yol izliyor, Tatooine’deki bir çiftçi çocuğu olarak başlayıp birinci sınıf bir İsyancı pilotuna dönüşüyor, bu arada galaksideki birçok aracı kullanıyorsunuz. Kulağa iyi mi geliyor? Maalesef öyle değil. Rezil grafikler, diyaloglar ve oynanış dışında en büyük sorun aşırı duyarlı kontrollerdi. Uçuş modundayken en ufak bir dokunuş sizi kanyon duvarlarına çarptırıyordu, uzay savaşlarında ise artı imleci insanı çileden çıkaracak kadar hatalıydı. Eğer biri bu oyun bozuntusunu bitirmeyi başardıysa, kanındaki midichlorian sayısı inanılmayacak kadar yüksek olmalı.


Star Wars: Obi-Wan
Star Wars hayranlarına Kenobi: İlk Yıllar benzeri bir fikir olarak sunulan bu Xbox lansman oyunu, The Phantom Menace’taki olayların öncesini anlatıyordu. Obi-Wan olarak Nerf’ler eve dönünceye kadar ışın kılıcımızı ve Gücü kullanarak kötü adamları pataklıyorduk – sonra aynı şeyi bir kere daha, bir kere daha, bir kere daha… yapıyorduk. Bu oyunun sorunu kendini inanılmayacak kadar çok tekrar etmesiydi. Oynanış şunun gibi şeydi: Biraz yürü, bir grup aptal düşman öldür, biraz daha yürü, biraz daha aptal düşman öldür, ellerin kopuncaya kadar devam et… Buna bir de vasatın altı grafikleri, atmosferin a’sını içermeyen dev oyun alanlarını ve aptal yapay zekayı ekleyince çöp sıkıştırıcıya atılmayı tamamen hak eden bir oyun ortaya çıkıyordu.

Star Wars Galaxies
Bütün Star Wars fantezilerinizi bir DVO’da (yaşınız 20’nin üzerindeyse veya son on yıldır günışığına çıktıysanız söyleyelim, bu kısaltmanın açılımı Devasa Online Oyun) yaşamaya ne dersiniz? Efsane evrenin dijital benzerinde saatlerce, günlerce takılmaya ne dersiniz? Bobba Fett gibi bir ödül avcısı olabilir, Aydınlık veya Karanlık tarafı seçebilir, bir ideal uğruna savaşabilir veya bencilce kendi çıkarınızı kollayabilirsiniz… Kararı –hem de çok fazla seçenek arasından- siz verebilirsiniz. Star Wars Galaxies’in ardında yatan fikir buydu ve kulağa eğlenceli geliyordu. Ama sonuçta piyasaya çıkan, oyuncularının gülünç denecek kadar fazla çaba göstermesini gerektiren sıkıcı ve yorucu bir oyundu. Oyun yeni kullanıcılar kazandıkça oynamayı kolaylaştıracak güncellemeler geldi (bu da anlaşılır bir şekilde oyunun ilk halinin hayranlarını sinir etti), zamanla o kadar değişti ki herkes onu kullanmayı bıraktı ve sonunda Galaxies ölüme terk edildi. Böylece düzgün bir fikir beceriksizce berbat edildi ve yalnız ve kimsenin sevmediği bir oyun olarak ömrünü tamamladı – bu satırların yazarı gibi garip kişiler dışında.

EN İYİLER

Star Wars Rogue Squadron II: Rogue Leader
Star Wars hayranlarının bağlı oyunlarından tek istedikleri en sevdikleri araçların kokpitine girme fırsatıdır. Sevilen araçlar listesinin en üstünde X-Wing vardır, hemen arkasından Tie Fighter, sonra sırasıyla Millennium Falcon, Speeder’lar (hem orman, hem kar modelleri), Slave I ve diğer her şey gelir. Listenin en altında da Jar-Jar’ın Gungan Bongo’su bulunur. Mükemmel Rogue Leader’da oyuncular akıcı, eğlenceli ve defalarca yeniden oynanabilen bir uçuş simülasyonu içinde listedeki araçların büyük bir bölümünü kullanıyorlar (neyse ki Jar-Jar’ınkini değil). Oyunun bir kopyasını bulabilirseniz bugün bile kalitesinden bir şey kaybetmediğini göreceksiniz. Çok daha eski ama hâlâ çok zevkli olan Star Wars: X-Wing serisine de göz atın.

Super Star Wars
Harika bir Star Wars oyunu yapmanın bir formülü olsaydı (ne yazık ki yok) oyunun başlığına Super sözcüğünü eklemek iyi bir başlangıç olurdu. Yalnızca SNES için çıkan Super Star Wars serisi orijinal üçlemeyi almış (çok genel hatlarıyla) ve bir platform ziyafetine dönüştürmüştü. Bu yana kayan platform oyunu hızlı tempolu ateş etme-koşma sekanslarından oluşuyordu ve oldukça eğlenceli , bir o kadar da zorlayıcıydı (özellikle Jedi modu sadece zor ötesi diye tanımlanabilir). Eğer canınız eski moda, kazık bir aksiyon oyunu istiyorsa, serinin üç oyunu Wii Virtual Console’dan alınabiliyor.

LEGO Star Wars
Eğer Star Wars’tan daha iyi bir şey varsa, o da renkli küçük tuğlalardan yapılma bir Star Wars’tur. Lego yan oyunlarının çocukları sessiz tutmayı amaçlayan küçük saçmalıklar olduğunu iddia edebilirsiniz, ama elbette hatalı olursunuz: LEGO muhteşemdir, Star Wars harikadır, dolayısıyla iddianız geçersizdir. Basit, çocukça ve çok ama çok eğlenceli olan bu seri oyuncuyu saatlerce eğlendirmeyi başarıyor. Görevleri tamamlıyorsunuz, ganimetleri topluyorsunuz, mini oyunlar keşfediyorsunuz ve eşyaları paramparça ederek katıksız bir haz yaşıyorsunuz. Hepsinden önemlisi, oyun kimi zaman kendini fazla ciddiye alabilen bir efsanenin mükemmel bir parodisi – yani bol bol gülmek için bire bir.

Star Wars: Knights Of The Old Republic
Galaxies, Star Wars delileri krallığı dışında pek kimseyi heyecanlandıramamıştı, ama Knights of the Old Republic Star Wars evreninde gerçekten iyi bir RYO’ya yer olduğunu kanıtladı. Düşünmeyi gerektiren KOTOR adeta bütün o aksiyon ve uçuş simülasyonu oyunlarının antikoru gibi ve başından sonuna kadar çok klas. Sürükleyici bir öyküsü (daha medeni bir çağda, Galaksi İmparatorluğu’nun yükselişinden yaklaşık 4.000 yıl öncesinde geçiyor) ve uzun bir oynanış süresi var (40 saat civarı), ayrıca güçlerinizi yükselterek, yeni beceriler öğrenerek, çeşitli gruplarla işbirliği yaparak ve Aydınlık tarafı ya da Karanlık tarafı seçerek maceranızı alabildiğine özelleştirebiliyorsunuz. Normalde RYO’ların ağır temposuna alışık olmayan hatırı sayılır bir grubun gönlünü çelen bu popüler seri, aynı zamanda The Old Republic adında World Of Warcraft’ı endişelendiren bir DVO’nun ortaya çıkmasına da önayak oldu. Bu özellikle sadık Galaxies müdavimleri için çok heyecan verici bir gelişmeydi ve bir Star Wars DVO’sunu yok ederseniz hayal bile edemeyeceğiniz kadar güç kazanacağının ispatıydı.

 


Yorumlar

    YORUM EKLE

    *Tüm alanlar doldurulmalıdır
    En Fazla 2000 Karakter Girilebilmektedir. :
    Soldaki kelimeyi yazdıktan sonra, "YORUMUNUZU" yazıp gönderebilirsiniz.

    Makale Detayları