Senin Maceran

Senin Maceran: İçgüdülerin Modern Sesi Tırmanış

Serinin ilk bölümünde tanıştığımız Uğur Yılmaz'la, tırmanışın derinliklerine iniyoruz.
Olympos'ta deniz ve tırmanıcı buluşuyor: Psicobloc
Red Bull

Yeni serimizin açılışında sizlere Türkiye tırmanış şampiyonları Uğur Yılmaz ve Evren Karadağ Yılmaz’ı takdim etmiş, tırmanış sporuna dair temel bilgilerimizi paylaşmıştık. Son olarak Bafa Gölü’nde bıraktığımız ikiliden mesaj var! Biz de sözü uzmanlarına bırakalım dedik.

Tırmanmak; kimi zaman yüzlerce metre yükseğe, kimi zaman deniz kıyısındaki bir kayalığa, kimi zaman dağlardan kopmuş kaya kütlelerine…

Tırmanış doğal bir spordur. İçgüdülerin eğitimi, modernize edilmesi, kimlik kazanmış halidir.

Bebek ebeveyninin vücudundan yukarıya doğru tırmanır, kendine uzatılan bir parmağı sıkıca kavrar…

İnsanoğlu birçok temel vasfını yitirdiği gibi tırmanışı da yetişkinliğine taşıyamaz. Kapı eşiğine, ağaçlara ve duvarlara tırmanan çocuklar büyüdüğünde şehir hayatının getirdiği konfordan vazgeçemezler. Merdiven çıkmayı bırakın, arabalarını bile evlerine en yakın yere park ederler.

Tırmanış, hiçbir teknik öğrenmeden başlanabilen nadir sporlardandır. Kişi kayanın girinti, çıkıntı, oyuklarını veya bir tırmanış duvarının tutamaklarını görüp neyi tutacağını, nereye basacağını belirler ve tırmanır.

Böylece bireyin kendi tırmanış macerası da başlar…

İlk tırmanıcılar, en cesur olana "lider" dediler

Önce dağların dik duvarlarını tırmanmak istedi maceracı ve entelektüel aristokratlar. Bir kaya yüzünde önden giden tırmanıcı, en iyi tırmanan ve en cesur olanıydı, ona “lider” dediler… Kayanın oyuk ve çatlaklarına özel yapım teknik malzemeleri sıkıştırıp emniyet alıyorlardı. Düştüğünde en çok risk alan da gene lider tırmanandı. Lider tırmanıcı uygun bir sete geldiğinde emniyet için bir istasyon kuruyor ve arkadan gelen tırmanıcının emniyetini alıyordu. Alttan gelen tırmanıcıya “artçı” dendi, düştüğünde çok problem yaşamıyor, ipte asılı kalıyordu…

Liderin macerası günümüzde, çok uzun olmayan ama zorluğu tartışılmaz derecede yüksek kaya yüzeylerinde devam ediyor. Artık tek önemli şey, daha küçük tutamaklar ve basamakları kullanarak, 20-30 metrelik bir kaya yüzeyini düşmeden çıkabilmek…

Günümüzdeki dallanma öylesine çeşitlendi ki. Kimi tırmanıcılar bundan yaklaşık 20 yıl önce denizden yükselen dik kayalara emniyetsiz tırmanmayı düşündüler. Çocukluktan gelen heyecanlı bir oyunu, bir tırmanış macerasına çevirdiler. İp yok, malzeme yok, emniyet yok. Kaya, deniz ve tırmanıcının bir araya geldiği heyecanlı buluşma… Buna “deep water soloing” veya “psicobloc” denildi. Daha çok heyecan ve daha çok deniz seven tırmanıcılar için!

Sürekli ip, malzeme ve uzun kaya duvarları tırmanan maceracılar 3-5 metrelik kaya bloklarında da bu işin yapılabileceğini deneyimlediler. Yaklaşık 100 yıl öncesine dayanan, daha sonra da kaya tırmanışı için antrenman yöntemi olarak yapılan “bouldering” branşı da böyle oluştu. Şu anda 4-5 metrelik yüksekliğe sahip bir kaya bloğuna tırmanabilmek için yıllarca antrenman yapılabiliyor. Zorlukları anlayabilmek için öncelikle tutamakları görebilmelisiniz, o kadar küçük ki! Eminim ki bir insan, bu tutamaklara basmayı bile düşünmek istemeyecektir. Bouldering’de de düşmelere karşı emniyet tedbiri olarak kalın, sert süngerden yapılan ‘crash pad’ adında malzemeler kullanılır. Ayrıca altınızda güvendiğiniz bir partner, düşüşünüzü yumuşatmak ve vücudunuzu düzeltmek için hazır bulunur. Bouldering günümüzde malzeme ihtiyacının az olması, rotaların zorluklarının bir nevi ‘konsantre’ oluşu ve sporcuya fizyolojik limitlerini üst düzeyde zorlayabilme imkanı vermesi dolayısıyla tırmanışın en çok tercih edilen branşlarından biri haline gelmiştir.

Tırmanış yüzyıllardır içimizde taşıdığımız doğal bir dürtüdür. Dolayısıyla günümüzde tırmanış sadece doğada yapılmıyor. Sporcu, insanoğlunun yaratıcılığı sayesinde her yere taşıyor: tırmanış duvarları, köprü altları, viyadük ayakları, binalar, gökdelenler, vs… Salonda yapılan tırmanışlara “indoor climbing”, binalara, eski yapılara, gökdelenlere yapılan tırmanışlara da “urban climbing” deniliyor.

Bafa'da bouldering incelikleri

Gördüğünüz üzere spor geliştikçe, sınırlarını aşıyor. İlerledikçe sadeliğe yaklaşıyor, geçmişiyle buluşuyor. Bu sizce de çok insani değil mi?

Bu açıdan bu spor doğada olmayı, insan sevgisini ve çevre bilincini de içinde barındırır. Sporcu kendini çevresinden soyutlayamaz. Varoluşun bir gerekliliği olarak çevreyle, doğayla ve diğer insanlarla iyi ilişkiler kurar. Tırmanış, farklı coğrafyalarda olmayı da içinde barındırır. Sosyal yaşam tırmanışın vazgeçilmez bir parçasıdır. Tırmanıcı gittiği birçok farklı bölgede, insanların yaşam tarzlarına, dünya görüşlerine de saygı gösterir ve onları anlamaya çalışır. Bu, tırmanış sporunu zenginleştiren en önemli etkenlerden biridir.

Kimi zaman Anadolu’nun bir taşrasında, kimi zaman Alplerin eteklerinde, kimi zaman tırmanışın başladığı bir kültürde… Tırmanıcı adaptasyonu yüksek bir sporcudur, empati kurmayı iyi bilir.

Daha doğrusu tırmanıcı bir sporcudan öte; uğruna yaşayacağı amacı, hayat felsefesi haline getirmiş bir misyonerdir.

Yani tırmanış, insanoğlunun yüzyıllar öncesinden günümüze taşıdığı bir mirasın, yaşam biçimine dönüşmüş halidir.

Senin Maceran yeni aksiyonlarla yine burada olacak, bizi takip edin!

Senin Maceran
Senin Maceran

DİĞER İÇERİKLER
Sonraki Hikaye