Senin Maceran

Senin Maceran: Dalga Dalga Türkiye

"Türkiye'de dalga var mı ki" sorularına kulak asmayın, Tunç Üçyıldız'ın Karadeniz deneyimini okuyun!
Tunç Üçyıldız Dalga Sörfü Rumelifeneri Senin Maceran
Tunç Üçyıldız
Red Bull

Üç kahramanımızla maceradan macera koşmaya devam ediyoruz. Uğur Yılmaz ve Evren Karadağ Yılmaz'la dağlara ve sarp kayalıklara tırmanıyoruz. Jak Kamhi ile tırmandığımız yerlerden uçuşa geçiyor, dünya çapında tanınırlık kazanan B.A.S.E. atlayışın inceliklerini kavrıyoruz.

Senin Maceran: Güney Dalgalarının Büyüsü

Kuzey yarım kürede yaz mevsimi yaklaşırken en sevdiğimiz yere, yani denize ve dalgalara inmemizi sağlayan ise şampiyon sörfçü Tunç Üçyıldız. Sözü ona bırakalım ve Türkiye kıyıları hakkındaki asılsız rivayetleri denize döküşünü izleyelim!

Türkiye’de dalga sörfü dendiğinde gelen ilk tepki “Türkiye’de dalga var mı ki...” oluyor. Sanırım bu tepki çoğumuzun yaz tatillerini genelde hiç dalga olmayan Ege koylarında geçirmesinden kaynaklanıyor. Bu algı, tüm Türkiye kıyılarını “ölü deniz” misali çarşaf gibi zannetmemize yol açıyor.

Tunç Üçyıldız Dalga Sörfü Rumelifeneri Senin Maceran
Türkiye'de dalga var mı ki!

İkinci bir olasılık ise, atalarımızın Orta Asya kökenli oluşu ve denizcilik konusunda genetik veya geleneksel bir yapı oluşturamayışları ile ilgili olabilir. Üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen bu coğrafyada yaşayan insanlar belki de bu sebeptendir ki, bir şekilde deniz ile iletişimlerini hep sınırlı tuttular. Düşünün ki, Karadeniz dahil, kıyı şeritlerinde yaşayan birçok kişi yüzme dahi bilmiyor ve maalesef her sene bu yörelerden boğulma haberleri alıyoruz. Hatta yüzme bilmeyen bazı balıkçılar var. Amca küçücük takası ile denize açılıyor balık tutmak için, ayağı kayıp denize düşse boğulacak…

İşte böyle bir ortamda bize de hep denizden uzak dur dediler, ‘dalgalı denize ayağını bile sokma’ uyarıları ile içimize deniz korkusunu işlediler. Halbuki denizi veya dalgalı denizi öcü gibi göstermek yerine, özellikle kıyı şeridimizde yaşayan insanlara iyi derecede yüzme, dalga bilgisi ve tecrübesi kazandırılsa bu genetik fobimizden kurtulmuş olacağız.

Tunç Üçyıldız Dalga Sörfü Rumelifeneri Senin Maceran
Dalga neredeyse macera oradadır bizim için!

Bu fobiyi dalga sörfü sporu sayesinde aşabiliriz. Artık bu kıyı dalgalarının ‘öcü’ olmaktan çıkması sörfçüler sayesinde mümkün olacak. Biz sörfçüler için koylardaki sakin denizler çok sıkıcıdır. Tatillerimi asla ve asla ölü denizlerde geçirmem. Dalga neredeyse eğlence ve macera oradadır bizim için...

Türkiye’de de sanılanın aksine Karadeniz ve Akdeniz’de dalga sörfüne uygun dünya standartlarında güzel dalgalar bulmak mümkün. Hatta bu sporu az da olsa babadan oğula bir gelenek halinde sürdüren viyacılar, Karadeniz sahillerinde görülebiliyor. (Viya, dalga sörfü sporunun tahta kullanmaksızın sadece vücut sörfü şeklinde yapılanıdır.) Hatta babam da ortaokul ve lise yıllarında Trabzon Sürmene’de arkadaşlarıyla birlikte Viya kapar, 2 metrelik dalgalarda geleneksel vücut sörfü yaparak eğlenirmiş.

Tunç Üçyıldız Dalga Sörfü Rumelifeneri Senin Maceran
Yerel dalgaları keşifteyiz

Benim viyacılar ile ilk tanışmam İstanbul Rumelifeneri’nde oldu, onlarla azgın bir günde sörf yapma şansı buldum. Orçun Kavuşturan ile Rumelifeneri’ne, daha önce başka bir sörfçünün bana tarif ettiği bu bölgeyi bulmaya gittiğimizde karşımıza nelerin çıkacağını bilmiyorduk. Arabayla dar sokakların arasından geçerken Karadeniz’i ve azgın dalgaları görebiliyorduk. İki tepenin arasında, denize doğru süzülen bir vadinin üzerinde ahşap bir evin yanında durduk. Tepenin üzerinde elinde sigarası ile dalgaları seyreden birisi vardı. Denize tepeden baktık ama suda kimseyi göremedik. Tepenin başındaki gizemli abiye viyacıları nerede bulabileceğimizi sorduk. Kendisinin de viyacı olduğunu söyledi ve neden ilgilendiğimizi sordu. Ona dalga sörfü yapmaya geldiğimizi söyleyince ilk meydan okuma geldi: “Girin de bir görelim.”

Kendimize gelemeden seksen yaşlarında bir nine yanımıza yaklaştı ve “Sakın girmeyin evladım, boğulursunuz, çok genç gördüm burada, boğulan Rumlar gördüm” dedi. Gizemli abinin arkasından bu gizemli teyzeden bu lafları duyunca işin heyecan boyutu katlandı. (Hafif tırsmadık değil yani...) Orçun, “Merak etme teyze, yurt dışında biz ne dalgalar gördük, tecrübeliyiz” dedi. Ben bu sırada sörf şortumu giymiştim bile. Tahtayı kaptığım gibi patikadan aşağıya denize doğru inerken, teyzenin arkamdan ettiği son laf kulağımda çınladı: “Gitti güzelim çocuk…”

Viyacılar yanıldı, Tunç devrilmedi

Bu sırada viyacı abi tüm mahalleliyi ve diğer viyacıları, ‘koşun eğlence var’ diyerek tepenin başına toplamakla meşguldü. Suya girerken kafayı kaldırdığımda, yukarıda toplanan kalabalığı fark ettim. Suya girer girmez dalgaların bu iki vadi arasında kırıldığı bölgeye kulaç atmaya çalışırken kuvvetli bir akıntı ile karşılaştım. Akıntı beni sol taraftaki diğer kayalık vadiye doğru çekiyordu. Dalgaların kırıldığı bölgede zemin mercanımsı keskin kayalıktı. Biraz daha kıyıya doğru düz taş kayalığı başlıyordu. Her halükarda dengesiz düşmek tehlikeliydi. Dalgadan düştüğün anda dipteki kayalıkları kucaklıyordun. Dibi görmek de mümkün değildi. Aşina olmadığımız bu noktada neresi sığ, neresi değil bilmiyordum. Özellikle dalgaların 2 metreye yaklaştığı fırtınalı bu günde koşullar biraz ürkünçtü. Ancak dalgaların kırıldığı bölgeye ulaştığımda akıntı azaldı. İlk dalgayı aldığımda yukarıdan bir ıslık ve alkış koptu. Diğer dalgaları almaya yakın, yukarıdaki kalabalık bana ileriden iyi bir dalganın geldiğini ıslık çalarak işaret ediyordu. Birkaç dalga sonra Orçun ve bir iki viyacı daha suya girdi ve hep beraber mükemmel bir seans geçirdik.

Sudan çıktığımızda daha önce tanımadığımız bu koyun insanları ile kırk yıllık dostmuş gibi dalga sörfü muhabbetinde kaynaştık. Bize kendi efsaneleri olan viyacı abilerini anlattılar. Biz de onların dalga sörfü hakkındaki sorularını cevaplandırdık. Oradan ayrılırken evrensel bir dil olan dalga sörfünün verdiği keyif, yüzümüzde bir tebessüm ve hafızamızda mükemmel bir anı olarak yer etti. En azından teyzenin korktuğu şey başımıza gelmemişti…

Tunç Üçyıldız Dalga Sörfü Rumelifeneri Senin Maceran
Akdeniz ve Karadeniz dalgaları sörfçüleri bekliyor

Dalga sörfü için bu ilk durak olmayacaktı. Aynı sene Karadeniz’in ve Akdeniz’in çeşitli yerlerinde dalga sörfü gezilerine çıktık. Sonrasında Türkiye’nin ilk iki dalga sörfü şampiyonası ve 2013’te de Akdeniz’de ikinci Türkiye şampiyonası düzenlendi. Sonraki yazılarımda bu şampiyonalardan ve diğer uluslararası dalga sörfü maceralarımdan bahsedeceğim. O zamana kadar gevşek takılın!

Senin Maceran
Senin Maceran

DİĞER İÇERİKLER
Sonraki Hikaye