Senin Maceran

Senin Maceran: Bir Güney Afrika Hikayesi

Uğur Yılmaz, Rocklands'de bir maceraya daldı ve zorlu bir tırmanış hikayesinin kahramanı oldu.
Uğur Yılmaz'ın yolculuğunda son adres Güney Afrika
Uğur Yılmaz

"Senin Maceran" serimizde yolculuklarına yarenlik ettiğimiz Uğur Yılmaz, bu kez Güney Afrika'da hayli zor bir tırmanış gerçekleştirdi. Yılmaz'ın Cape Town macerasını kendisinden dinleyelim.

Rocklands – Güney Afrika

İlk olarak 2014 yılında ziyaret ettiğim Rocklands, doğası, insanları ve kültürüyle beni derinden etkilemişti. Ama en önemlisi Rocklands’in, bana; tırmanış hayatımı bir çıta daha yukarıya taşıyacak olan rotayla tanışma fırsatı vermesiydi… Bu kadar yolu, tek bir rotayı çıkmak için geri gideceğimi o zaman asla hayal edemezdim!

İlk deneme

Uğruna bu kadar yol geldiğim rota bu kadar mı acımasız? Böylesine geniş ve bir o kadar da eğimli tutamaklarda durabilmek imkânsız! Üzerinde hiçbir şey istemeyen nadide bir heykel sanki! Deniyorum, duvarın kenarına ayak takmam (toehook) gerekiyor ama mesafe oldukça uzak. Buna nasıl adapte olabilirim? Oysa Bouldering tırmanmaktan çok adaptasyon özelliği içermiyor mu? Kayaların formunu alamazsan, ona insanoğlunun zayıf bedenini mi empoze etmeye çalışacaksın? Şunu kabul ederek başlamalıyım: gerçek doğada sen bir hiçsin! Evinden uzaklaştıkça konforun, ellerinle ürettiğin şehirlerin, burada sana hiçbir şey katmıyor. Hatta tam tersine, ormanın ortasına düşmüş bir çocuk gibi korumasız ve aciz kaldığını hissediyorsun.

Tırmanış öncesi ısınma hareketleri

Daha iyi bir deneme, bir tutamağı daha tutabiliyorum biraz sert, biraz titrek ama olsun… Bu bir ışık belki, yanık ağaç dallarının arasından rotaya düşen… Her yolculuk için ihtiyacımız olan umut, motivasyon, yaşamın kaynağı: her seferinde başladığın noktaya dönmek ama başka biri olarak… Ve yola öylece devam etmek, daha büyük bir umut ve motivasyonla…

Birkaç gün daha deniyorum, görenler ilk denememi hayal bile edemez! Hamleler akıcı, zamanlama tam. Teknik iyice oturdu. Ellerim, tutamaklardayken ayaklarımı duvarın kenarına takarak ilerliyorum. Kilit hamle öncesi vücut neredeyse yere paralel oluyor.

Cape Town'da tırmanış zamanı!

O gün

Bugün akşamüzeri bir iki deneme yapacağım sadece. İyice ısındıktan sonra rotanın dibine geliyorum. Vücudum dinlenmiş, heyecanlı ve hazır. Her şeyden önemlisi tırmanış için inanılmaz istekli. Genelde bu isteği hissettiğimde yaptığım tırmanışlar ruhuma huzur getiriyor. Bu özel günleri yaşamak bile, şükran duymam için yeter…

İlk denemem çok hızlı gerçekleşiyor. Başından kilide kadar gidiyorum, kilit hamleyi deniyorum ve düşüyorum. İnanılmaz bir heyecan var ama stres iyice azaldı. Çünkü aklımın bir yerinde Beckett’in unutulmaz cümlesini tazeliyorum: ‘Hep denedin, hep yenildin, gene dene gene yenil daha iyi yenil…"

Tekrar deniyorum, hiç de kusursuz bir deneme değil. Ama tolerans eşiğim iyice yükselmiş, devam ediyorum. Kilide geliyorum, heyecan parmaklarımdan taşacak ama kontrol hala bende. Demek ki hazırım! Kilit hamleyi sıkı bir şekilde yapıyorum ve yukarıdaki tutamağı tutuyorum. Hala bitmedi. Tutamaklar o kadar eğimli ki, sıkıştırma ve kasılmayı ihmal edersem aşağı kayabilirim. İşte bunu yapabilmek için en küçük motor nöronlara bile ihtiyacım var. İnsan beyni, uzandığı koltuktan kalkıp; büyük bir yük olan bedenini, bir kayanın üzerinde, bir tutamağı tutabilmek için milyonlarca kas lifini aynı şekilde kasılmaya zorlamak istemez! Ama bu asi sinir sistemi çok uzun sürede tedavi gördü, yani antrene edildi!

Zorlu tırmanışın yakın planı

Çentikli, görece daha iyi tutamağa erişiyorum. Sonra en sağdaki bitiş tutamağı geliyor ve oradayım, rotanın top’ında. Evren’in çığlıklarını duyuyorum ve ben de sevinçten bağırıyorum.

Bu, hayatımda çıktığım en zor rota. Uğruna en çok mesai harcadığım, aylar öncesinden planlar yaptığım, neredeyse tüm sosyal hayatımı kurban verdiğim rota… Mooiste Meisie.

Evren’le tarifsiz bir sevinci, olağan dışı bir gerçeği paylaşıyoruz. Bu, hayatımızı zenginleştiriyor, daha ne isteyeyim…

İşte tırmanış budur: Her türlü fiziksel hazırlık yapabilirsiniz. Çok güçlü ve çok keskin gelmiş olabilirsiniz. Ama hiçbir zaman doğada veya başka bölgelerde sizi neyin beklediğini bilemezsiniz. Tırmanış bölgesi izole salonlar gibi hazır, eksiksiz ve sizi bekliyor değildir. Aksine her zaman sizin, hava durumuna (yağış, sıcak) ve rotanın şartlarına (ıslaklık, sıcak) göre hareket etmeniz gerekir. İşte bu yüzden bir tırmanıcı kendi adına güzel bir tırmanış yapmışsa doğaya şükran, saygı ve sevgi duymalıdır.

Tırmanmama izin verdiğin için sana şükrediyorum…

Senin Maceran
Senin Maceran

DİĞER İÇERİKLER
Sonraki Hikaye