Kuzey Işıkları'yla Dans

Yamaç paraşütçüsü Horacio Llorens, tek kelimeyle büyüleyici bir maceraya atıldı. İzleyin.
Horacio Llorens, Aurora Borealis'in altında
Horacio Llorens, Aurora Borealis'in altında © Frode Sandbech/Red Bull Content Pool
Josh Sampiero

"Binlerce yıl önce insanlar gökyüzüne bakmışlar ve Kuzey Işıkları'nı görmüşler ve bu ışıkların bir sihir olduğunu düşünmüşler," diyor Horacio Llorens. "Bulutlar her ne kadar 500 metre önünüzde gibi gözükse de, aslında kafanızın 15.000 metre üstündeler."

Aurora Borealis, yani Kuzey Işıkları’nı görmek, hayatınız boyunca yaşayabileceğiniz en unutulmaz tecrübelerden biri olabilir. Yamaç paraşütçüsü Horacio Llorens ise bu deneyimi daha da eşsiz kıldı ve Işıklar'a gökyüzünden, paraşütünün kanadının altından baktı. Tek kelimeyle büyüleyici.  

Llorens’in sihirli gece uçuşunu izleyin

Norveç’in kuzeyindeki Tromsö’de hazırlıklarını tamamlayan İspanyol akro-pilot, -15 dereceyi bulan soğuk havada, ısıtmalı eldivenlerini giyerek paramotoruyla birlikte düz bir alandan kalkış yaptı. Kısa süre sonra yeşil gökyüzünde süzülmeye başlayan Llorens’in heyecanı görülmeye değerdi.

Kulağa eğlenceli bir görev gibi gelse de, böylesi bir soğukta bir uçuş gerçekleştirmenin aslında son derece zorlu olduğunu hatırlatmakta fayda var. Gece koşullarında çalışmak zaten yeterince zorken konu bir de Kuzey Işıkları olduğunda işler haliyle daha da zorlaşıyor. 

Horacio Llorens, Aurora Borealis uçuşu
Horacio Llorens gökyüzünde daireler çiziyor © Frode Sandbech/Red Bull Content Pool

Norveç hükümetinden alınan özel iznin ardından, Kangook marka şase ve Polini motordan oluşan Thor2000’i ile havalanan Llorens, havada uzun süre kalmayı başardı.

"Uçuşa çıkarken sırtımda güçlü bir cihaz olduğunu bilmek isterim. Bu 200cc’lik motor sayesinde istediğim anda tırmanabiliyor veya problemli alanlardan hızla uzaklaşabiliyorum."

Peki ya özel giysisi? Llorens bu uçuşu çoğunlukla suyun üzerinde gerçekleştirdiği için tehlike anında onu koruyacak su geçirmez bir kıyafete ihtiyacı vardı. Bu projede giydigi özel giysi, onu suya düşmesi durumunda yardım gelene dek 20 dakika koruyabilecekti. Normal şartlarda, normal bir kostümle suyun içinde ancak 2 - 3 dakika dayanabilirdi. 

Uçuş sırasında kumanda kollarını daha verimli kullanabilmek için Llorens’in parmaklarını donmaktan korumak gerektiğini bilen ekip, özel bir pille ısıtılan eldivenler kullandı. Aynı pille çalışan aydınlatma grubu ise uçuş ekipmanını tamamlayan son unsurdu.

Peki ya sonuç? Yukarıdaki videoda gördüğünüz gibi, Horacio Llorens gibi hayatı maceralarla dolu olan biri için bile hayatta bir kez yaşanacak bir tecrübe oldu şüphesiz. 

Horacio Llorens, Norveç
Dondurucu havada uçması kolay olmadı © Frode Sandbech/Red Bull Content Pool

Projenin başarıya ulaşmasında yer ekibinin kullandığı yüksek teknolojinin de payı büyüktü. Bu sayede ekip, uçuşu ve ışıkları net bir şekilde görüntüleme şansı yakaladı.

Norveç’te yapılan bu uçuşun özel bir anlamı da vardı. Yine bir yamaç paraşütçüsü olan ve İspanyol pilotun “kardeşim” dediği kuzeni Alejandro Rodriguez’in beş yıl önceki ölümü nedeniyle bu görevi ona adayan Llorens, her uçuşta onu hala yanında hissettiğini de hatırlatmadan geçemiyor.

Görüntüler her ne kadar huzur verici olsa da, 60 kilometre/saat hız ve cepheden gelen rüzgarla dondurucu soğuk altında gerçekleşen uçuş, düzensiz hava akımları nedeniyle de oldukça zor şartlar altında gerçekleşti. Sabaha karşı 04:00 sularında yapılan ilk uçuş olmasıyla da yine unutulmazlar arasında yerini aldı.

İşin en zorlu yanlarından biri de beklemek oldu ekip için. Ne zaman belireceği bilinmeyen Kuzey Işıkları için Llorens’in yaptığı “Utangaç kız” yorumu aslında bu doğa fenomeni için yapılabilecek en uygun tanımlamaydı.

DİĞER İÇERİKLER
Sonraki Hikaye