Bu Belgeselciler Dünyayı Değiştirmek İstiyor

Toronto Film Festivali’nde gösterime sunulan bazı yapımlar, seyirciyi gerçek hayatla yüzleştiriyor.
Ladkani, Bernal, Spurlock ve Davidson festivalde
Ladkani, Bernal, Spurlock ve Davidson festivalde © Michael Buckner/Variety/REX/Shutterstock
Red Bull

Her tatil döneminde olduğu gibi 2016 yazında da Independence DaySuicide Squad ve benzeri dev bütçeli filmler milyonlarca insanı sinema salonlarına doldurmayı başardı. Fakat geçen hafta start alan Toronto Uluslararası Film Festivali’nde gösterime sunulan ve seyircileri eğlendirmek yerine gerçek hayatla yüzleştiren bazı belgeseller de büyük bütçeli Hollywood yapımları kadar etkili oldular.

Gael Garcia Burnel, Kief Davidson ve Richard Ladkani’nin The Ivory Game'i, Morgan Suplock’ın Eagle Huntress'ı ve Leonardo DiCaprio’lu Before the Flood… Hepsinin ortak yanı, seyircinin ilgisini en yüksek seviyede tutarken aynı zamanda da öğretici olmaları.

Mesela, prodüksiyonunu Red Bull'un Terra Mater'inin üstlendiği The Ivory Game'de seyirci iki saat boyunca heyecan içinde koltuklarına yapışırken bir yandan da fillerin karşı karşıya olduğu yok olma tehlikesine bütün çıplaklığıyla tanıklık ediyor. Herkes film boyunca kendisine şu soruyu soruyor: Acaba fillerin soyu gerçekten tükenecek mi? Adeta bir korku filmini andıran yapım, insanların dikkatini üzerinde tutmayı beceriyor.

The Ivory Game'i tartışırken sözü alan yönetmen Kief Davidson’a göre, yapımın 4 Kasım’da vizyona gireceği 82 milyon üyeli Netflix gibi kanallar sayesinde bir anda devasa seyirci kitleleri ile yüz yüze gelmek mümkün.

Konu acil olarak ilgi bekliyordu çünkü fillerin nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Metinlerle ve ayrıntılarla uzun uzun uğraşacak vaktimiz kesinlikle yoktu.

Kief Davidson

The Ivory Game, dişleri uğruna öldürülen fillerin yaşadıklarını konu olan trajik bir yapım. Çekimler sırasında bu işin ticaretini yapanlar, ajanlar, dedektifler ve mafya ile bile ilişki kurulmuş. Soyu tükenen filler konusu öyle ciddi bir mesele haline gelmiş ki, İngiliz Kraliyet Ailesi bile koruma çalışmalarına doğrudan destek veriyor. Bu bir James Bond filmi değil belki fakat emin olun, tamamı gerçek olan olayları takip ederken heyecandan nefesiniz kesilecek.

TIFF film yönetmenleri, belgesel yapımcıları
Filmler dünyayı değiştirmek için kullanılabilir... © Michael Buckner/Variety/REX/Shutterstock

İnsanları etkileme gücü bu kadar yüksek bir belgesel hazırlarken göz önünde bulundurulan en önemli şey, seyircinin ilgisini ekrana toplayabilmek ve sonunda daha çok istemesini sağlamaktır. Fakat yapmayı hedeflediğiniz işin küresel bir etki yaratmasını istiyorsanız insanlara eğlenceden fazlasını vermelisiniz.

"Ben önce asıl hikaye nedir diye bakarım. Daha sonra işin içinde kimlerin olduğu ve son olarak da bu işi yaparken neyi önemsemem gerektiği hakkında düşünürüm,” diyor Morgan Suplock. Ve devam ediyor: "Eğer bu üç soruya doğru cevapları verebiliyorsam bilirim ki ortaya harika bir belgesel film çıkacaktır."

Fakat bu üç film, yani Before the Flood, The Ivory Game ve Eagle Huntress'ın asıl ortak yanı, insanları hikayenin içine sokup mesajı doğrudan hedefe vermeleri.

Belgeselciliğin en iyi yanı, insanlara sadece bir tweet’le işin sırrına eremeyecekleri kadar komplike bir dünyanın kapılarını açması.

Gael Garcia Bernal

The Ivory Game de, Suplock’ın Eagle Huntress’ı ve Leonardo DiCaprio’nun Before The Flood’u da bu bahsedilen komplike dünyanın kapılarını açmayı başardı. Artık mesele tüm çarpıcılığıyla gözler önüne serildi fakat şimdi de farklı bir sorun var; insanlara nasıl ulaşılacak? Neyse ki Davidson ve Ladkani’nin arkasında onları 82 milyon Netflix izleyicisinin karşısına çıkartmayı başaran Terra Mater gibi bir desteği var. Tabii ki Leonardo DiCaprio’nun işin içinde olması da verilen mesajların çok daha geniş kitlelere ulaşmasında etkili oluyor.

Leonardo DiCaprio bizim için gerçekten büyük bir itici güç oldu. Onun sesiyle mesajın etkisi milyonlarca defa katlandı ve beklenenden çok daha fazla sayıda insana ulaştı. Onun ve bir diğer elçimiz Jane Goodall'ın bizimle beraber yürümesi yaptığımız işin çok daha büyük bir etki yaratmasına neden oldu.

Richard Ladkani

Sonuç olarak, kaliteli yapımlar ve yüksek profilli isimlerle dünyanın sorunlarını çok daha büyük kitlelere anlatmak mümkün. Bu işi doğru yapan film yapımcıları, ihtiyaç duyulan o kıvılcımı çakmaya çok daha yakınlar ve bize miras bırakılan kültürü ve dünyayı koruyabilmenin yolu da buradan geçiyor.

"Bizim bir görsel kültürümüz var ve sinema sayesinde bir konuyu geniş kitlelere aktarabilmek mümkün olabiliyor," diyor Brunal. "Buradan insanlara bir şeyler anlatabilir ve onların da bu tartışmaya ortak olmasını sağlayabiliriz. İşte sinemanın yaptığı tam da budur."

DİĞER İÇERİKLER
Sonraki Hikaye