Geyikbayırı'nda Highline Başkadır

Antalya'da bu yıl beşincisi gerçekleşen Highline Karnavalı'ndan özel kareler, notlar...
Highline Karnavalı Antalya Geyikbayırı
Highline Karnavalı beşinci kez düzenlendi © Mahmut Cinci
Nuri Kayserilioğlu

2013 yılından bu yana Slackline Türkiye ekibi olarak, Avusturyalı sporcu Raffael Thomele ile birlikte organizasyonunu üstlendiğimiz Highline Karnavalı'nın beşincisi 25 Şubat – 4 Mart tarihleri arasında Antalya, Geyikbayırı’nda gerçekleşti. Her yıl olduğu gibi bu sene de 33 farklı ülkeden gelen 250’nin üzerinde sporcu, hem uzunlukları 20 ile 105 metre arasında değişen, bu sayede de başlangıç seviyesinden dünya rekortmenlerine kadar her seviyedeki sporcuya hitap edebilen 20 farklı highline hattında antrenman yaptılar, hem de birbirinden eğlenceli kostümleriyle highline hatlarının üzerinde yürürken Geyikbayırı’nı renklendirdiler.

Highline için bahar vakti

Karnavalın ilk gününde, gelen kişilerin kayıtlarını yaptığımız bir sırada, bir arkadaşının tavsiyesi üzerine etkinliğe katılmaya karar verdiğini söyleyen Alman bir sporcu, karnaval ile ilgili neler duyduğunu aktardı. Türkiye’ye mutlaka gelmesini tavsiye eden arkadaşı ona şunları söylemiş: "Turkish Highline Carnival, uzun ve sıkıcı geçen bir kış döneminin ardından highline tomurcuklarının yeniden açmaya başladığı, dostların yeniden buluştuğu ve gelecek aylarda highline için ihtiyacın olan tüm motivasyon ve pozitif enerjiyi toplayabileceğin bir yer, kesinlikle gitmelisin!".

Önceki yıllardaki katılımcıların karnavalı dostlarına bu şekilde tavsiye ediyor olması bizi son derecede mutlu etmişti. Gerçekten de geçtiğimiz dört yıl içerisinde karnavalda tanışan sporcuların birbirlerini yeniden gördüklerindeki kucaklaşması ve mutlulukları paha biçilemezdi. Etkinliğin ikinci gününde biraz gecikmeli gelenlerin de katılımı ile artık açılış partisine hazırdık.

Açılış partisi her seneki gibi Rido Camp’ta verilen akşam yemeği ile başladı. Akşam yemeğinin sonlarına doğru DJ’ler yavaş yavaş insanları hareketlendirirken, ateş şovları ile ortam iyice ısınmaya başlamıştı. Tauri’nin trickline performansı ile iyice yükselen enerjinin ardından sporcular getirdikleri birbirinden renkli kostümlerin içerisinde saatlerce dans ederek karnavalın başlangıcını kutladılar.

İp üzerinde müzik yapmak

Açılış partisinin ardından hafta içerisinde tüm sporcular kendi seviyelerine göre farklı uzunluk ve özelliklerdeki highline hatları içerisinden seçtiklerinde antrenman yapma, kendilerini geliştirme ve dünyaca ünlü slackline üreticilerinin farklı özelliklerdeki perlonlarını deneme şansına sahip oldular. Sabahın erken saatlerinden hava kararana kadar highline hatları neredeyse hiç boş kalmadı. Dünya rekortmeni sporcular ile henüz ilk kez highline deneyen kişilerin bir arada olması, karşılıklı paylaşım içerisinde orada olan herkesin bildiklerini birbirine aktarması ve her sporcu kendini geliştirmek için sınırlarını zorladığı sırada diğerlerinin ona destek olmasını görmek çok keyif vericiydi. Bu dostluk ve birliktelik hava karardıktan sonra da devam etti elbet. Beraber pişirilen akşam yemekleri, bilgilerini paylaşmak isteyenlerin gönüllü bir şekilde verdiği, capoeira, yoga, gezginler için kıyafet katlama teknikleri, jonglörlük gibi farklı konulardaki atölye çalışmaları ve kamp ateşi etrafında yapılan jam session’lar highline dışında kalan saatleri de oldukça eğlenceli hale getirdi.

Ankara misket havası çalan bir İsveçli ve etrafındaki kayaların üzerinde başka müzik aletleri ile ona eşlik eden bir grup insan düşünün…

Bu arada konu müziğe gelmişken, highline karnavalı için birlikte yapılan doğaçlama müzik seansları artık bir gelenek haline geldi diyebiliriz. İlk yıllardan beri herkes yanlarında getirdiği enstrümanları veya kendi sesleri ile, ya da bir kenardan buldukları şişe, tencere, tava veya taşlarla ritim tutarak kolektif bir şekilde o anda oluşturulan müziğin bir parçası olmayı o kadar benimsedi ki, biz de bu sene aynısını ip üzerinde de yapmaya karar verdik. İp üzerinde yürürken elinde trompet ile Ankara misket havası çalan bir İsveçli ve etrafındaki kayaların üzerinde başka müzik aletleri ile ona eşlik eden bir grup insan düşünün… Karnavalın benim için en eğlenceli geçen saatleri arasında yer almayı başaran bir tecrübe idi.

Denizanası ile dinozorun dansı

Bu seneki highline karnavalının son akşamı gelip çattığında tüm katılımcılar günlerin nasıl bu kadar çabuk geçtiğine biraz şaşkın, bir karnavalın daha sonuna gelindiği için ise biraz üzgün olduğunu söylüyordu. Fakat eski ve yeni dostlarla geçirilen güzel saatleri düşündükçe herkes yüzlerde oluşan tebessüm ile geleneksel karnaval çekilişini ve kapanış partisini beklemeye başladı.

Yarım saatten fazla süren ateş şovunun ardından gecenin geç saatlerine kadar dans eden insanlar kapanış partisi için getirdikleri kostümleri giymeyi de ihmal etmemişlerdi elbet.

Akşam yemeğinin hemen ardından slackline malzemeleri, hamaklar, kıyafetler ve daha birçok farklı hediye için alınan çekiliş numaraları ellerde, heyecanlı bir bekleyiş başlamıştı. Her okunan numara ile kazananların sevinç dolu çığlıklarının yükseldiği çekilişin hemen sonrasında kapanış partisi için müziğin sesi yükseldi ve açılış partisinden daha büyük, adeta hipnotize edici ateş şovu başladı. Yarım saatten fazla süren ateş şovunun ardından gecenin geç saatlerine kadar dans eden insanlar kapanış partisi için getirdikleri kostümleri giymeyi de ihmal etmemişlerdi elbet. Bir tarafta Süper Muz Adam ile Fred Çakmaktaş’ın, diğer tarafta denizanası ile dinozorun karşılıklı dans ettiği renkli gecenin sonrasında beşinci highline karnavalının sonuna geldik…

Kapanış partisinin ertesi gününde artık herkes birbirine veda edip kucaklaşırken, teknik ekibin birer birer söktüğü her ht sonrası kayalar ve gökyüzü gözümüze daha boş geliyordu artık karnaval boyunca yaşanan onca güzel günden sonra. Eksilen şey yalnızca bir ip parçası değil, aynı zamanda yüzlerce insanın hayat dolu enerjisi idi sanki. Ta ki bir sonraki highline karnavalı için seneye yeniden Geyikbayırı’nda buluşana kadar…

DİĞER İÇERİKLER
Sonraki Hikaye