Dünyanın En Zorlu Maratonunda Üç Türk

Fas'ta gerçekleşen Marathon Des Sables'te ülkemizi temsil eden sporcularla konuştuk.
Marathon Des Sables
Dünyanın en zorlu yarışlarından biri
Red Bull

Dünyanın en zor yarışları listesi yapsak ilk üç içinde kendine rahatça yer bulabilecek bir maraton: Marathon des Sables. Tam altı gün boyunca Fas çölünde 251 kilometrelik parkuru kat eden koşucular bir nevi kendi potansiyellerine karşı savaşıyorlar. Fransızlar tarafından düzenlenen ve bitirmesi bile bir tür zafer sayılabilecek bu maratona her yıl dünyanın dört bir yerinden binlerce koşucu katılıyor.

Bu yıl 7 - 21 Nisan arasında 32. kez düzenlenen ve 54 ayrı ülkeden 1183 koşucunun yer aldığı yarışa ülkemizden de 3 isim katıldı: Mahmut Yavuz, Özgür Tetik ve Faruk Kar

Zorlu yarışı bitirmeyi başaran Mahmut Yavuz ve Özgür Tetik'le hazırlık süreçlerini ve deneyimlerini konuştuk. 

Marathon des Sables
54 ayrı ülkeden 1183 koşucu yarıştı

"Yarışın en büyük zorluğu çöl sıcağında koşmaktı"

Fas’ta Türkiye’yi temsil eden sporcularımızdan Mahmut Yavuz yarış sonrasında Türkiye’den üç kişi olarak yarışa katıldıklarını söylerken zorlu koşullara da dikkat çekti. Yavuz, bu maratonu koşan tek Türk olan Taner Damcı (MDS, 2001) ve 2013 yılında yarışı bitirmeyi başaran Türk asıllı Nikola Marinçiç'in ardından Fas çöllerinde yeniden Türk bayrağının dalgalanmasını sağlamak istediklerini de belirtiyor. 

“Burası maratonun şampiyonlar ligi gibi. Dünyanın en iyi ultra maratoncuları geliyor ve burada ilk 30'a giren bile zafer kazanmış sayılabilir. Benim hedefim top 20 içinde olmaktı. En büyük zorluk çöl sıcağında koşmaktı. Bu seneki parkurun %70’i kumdu.

Koşu hayatımda ilk kez diyet ve antrenmanı bir arada yaptım. Bu sayede yarışa 76 kilo girdim. Tecrübeli olduğum için beslenme konusunda pek problem yaşamadım. Bu yarış benim koştuğum 10. çok etaplı yarıştı. Bu yarışlar arasında en çok zorlandığım yarış oldu. Çünkü etaplar çok zorluydu. Kumlu tepeler, teknik iniş çıkışlar çok fazlaydı.

İlk günkü etap hariç etapların büyük bir bölümünde hep ilk 20 içerisinde oldum. Etabın sonunu antrenman azlığından getiremedim. Yoksa burada ilk 15 içerisinde olmak kaçınılmazdı. Benim için yarışın en özel anı uzun güne top 50 içerisinde start almak oldu. Hakikaten inanılmaz bir duygu. En zorlandığım kısım ise uzun günde 47 - 75 km arasındaki kumlu parkurdu. Mükemmel geçen uzun günün en bitmez anlarıydı. 

Burada olmak ülkemizi temsil etmek mükemmel bir duyguydu. İnşallah bu duyguyu tatmak için bir 16 sene daha beklemeyiz."

Marathon Des Sables
Marathon Des Sables'te ülkemiz de temsil edildi
Marathon Des Sables
Çölde zorlu bir yarışın hemen öncesi

"Maratona hazırlanırken altı kilo verdim"

Bayrağımızı Fas’ta dalgalandıran bir başka sporcumuz Özgür Tetik ise yarışa çok iyi hazırlandığını ve İstanbul’un kış şartlarında yarışa hazırlanırken çöl yarışına adapte olabilmek için klimayı 35-40 derecelere getirip bir sırt çantasıyla koşu bandında koşarak antrenmanlar yaptığını söyledi.

Son adımlarımda mutluluktan ağlayacak gibiydim.

"Bu yarış benim 5. çok etaplı 250 km yarışım oldu. Yarış Fas'ın iklim şartlarında yapıldı, ben ise İstanbul'un kış şartlarında hazırlanmak zorunda kaldım. Antrenör olduğum için bu negatif şartları pozitife nasıl çevirebilirim diye düşündüm. Kendime bir sıcak antrenman odası yaptım ve odaya koşu bantı koydum. Klima ile oda sıcaklığını 35 - 40 derecelere getirip sırtıma yarış çantamın ağırlığını alıp koşu ve yürüyüş antrenmanları yapmaya çalıştım. 

Kendime özel bir beslenme programı yaptım ve yarışa kadar 6 kg zayıfladım. Bizim için önemli olan güçten düşmeden zayıflayabilmek ve bunu iyi bir şekilde başardım. Fizik olarak hazırdım. Aslında mental olarak daha da hazırdım. Çünkü çölü istiyordum. Yarış iyi başladı ve iyi geçti. En zorlandığım iki yarıştan biri oldu. Sıcak ve kum ikilisi beni beklediğimden daha çok zorladı. Ama koştukça ikisine de alıştım.

En zor günümüz uzun günkü 86 km olacaktı. Hem o günden biraz çekiniyordum hem de çok istiyordum. Çünkü zor geçecekti. İşte bu zorluklar hem korkutur hem de cesaretlendirir ve ben genelde cesur olmayı seçerim.

Yarış bittiği zaman hala daha koşacakmışım gibi hissettim bir ara. Tarif edilemez bir gurur yaşadım."

DİĞER İÇERİKLER
Sonraki Hikaye