Dimitris Kyrsanidis

0’dan 100’e: 5 Adımda Startup Yaşam Döngüsü

© Eduardo Vasquez / Red Bull Content Pool
Başarılı bir girişimin yaşam döngüsü hangi aşamalardan geçer? Merak etme, hepsini senin için derledik. İşte 5 adımda startup yaşam döngüsü!
Yazar: Red Bull itibarıyla yayında
Başarılı girişimlerin hayat hikayelerine baktığımızda, hepsinin geçtiği beş standart adım görüyoruz. İşte buna “Girişim yaşam döngüsü” deniyor. “Ya baksana kanka, aklıma bir fikir geldi”den “Hafta sonu Maldivler’e kaçtım işte ben de”ye uzanan bu yolculuğun haritasını adım adım çizdik. Yalnız Maldivler işi olursa, bizi de unutmazsın herhalde!
Evden çalışanlar, iş ve yaşam dengesini bir türlü kuramayanlar, verimlilik sorunu yaşayanlar sizi de böyle alalım!
Fikrin keşfi
İlk adım, milyon dolarlık fikri bulmaktan geçiyor. Genç girişimcilerin çoğu, o dahiyane fikri bulduktan sonra yatırımların önü arkası kesilmeyecek sanıyor ancak iyi bir fikir, doğru uygulama ile birleşmedikçe bir anlam ifade etmiyor. Bir hevesle alınıp pantolon askısı olarak kullanılan koşu bandı gibi.
Bu aşamada “Fikrim, potansiyel müşterilerimin bir sorununa çözüm buluyor mu?”, “Pazarın bu çözüme ihtiyacı var mı?”, “Bu çözüm için ben bir ücret öder miydim?”, “Bu soruna çözüm bulan rakipler var mı?”, “Benim çözümüm nerede farklılaşıyor?”, “Gelir modelim ne olacak?” gibi soruları içtenlikle cevaplamalısın. Ulaşabildiğin sektör liderlerinden arkadaşlarına kadar, fikrine değer verdiğin insanlarla cevaplarının sağlamasını yapmalı, çözümünü stres testine sokmalısın. Bu sorulara cevap buldukça fikrinin olgunlaştığını ve bir sonraki adıma hazır olduğunu hissedeceksin. O zaman gelelim sonraki adıma.
Fikrin geliştirilmesi
İşler ciddileşmeye başladı. Fikrinin doğruluğunu gerçekten test edebilmek için bir “Proof of concept” aşaması geçirmeli, kullanıcıların fikrini kurcalayabilmesine olanak sağlamalısın. Bu da ancak bir “Minimum uygulanabilir ürün” (MVP) ile sağlanabilir. Bu aşamada mümkün olan en küçük yatırım ve kaynakla (Lean startup framework konusunu araştırmanın tam zamanı) hipotezini bir ürüne dönüştürmelisin. Bu sayede kullanıcı davranışları hakkında fikir sahibi olacak, geri dönüşler alacak, minimum yatırımlarla ürününü tanıtıp “Retention rate”ini (Bağlılık oranı, yani sizi bir kullananın geri dönüp dönmediği) görecek, ürününü test edecek, test edecek ve test edeceksin. Test edeceksin demiş miydik? Kaynakların minimum tutulması gerektiğini hatırlatıyoruz çünkü MVP’nin çoğu komponenti bu test aşamalarında çöpü boylayabilir. Bu aşama sonunda artık yavaş yavaş melek yatırımcı kapılarını aşındırmanın da vakti geldi diyebiliriz.
Pazara giriş
Ürün/pazar uyumu kaosuna hoş geldin. İşler bir üst maddede ciddileşmeye başlamıştı, artık zorlaşmaya da başlıyor. Ürün/pazar uyumu; ürünün hedef kitlenin beklentisini ne kadar karşıladığını, pazardaki boşluğu ne kadar efektif doldurduğunu gösteren parametrelerdir. Kısaca çuvaldızı kendine batırmaya başladığın aşamadır. Bu aşama öyle bir seferde bitecek bir konu değil, iş hayatın boyunca defalarca o çuvaldız girecek çıkacak ancak bu dönemde sizi delik deşik edecek. Retention rate arttıkça ürün/pazar uyumunu optimize etmeye başlayacaksın. Ancak ürünü rafine edebilmek için de “Critical mass”e (Kritik kitle) yaklaşman gerekecek. Bu da bizi bir sonraki adıma taşıyor.
Büyüme
Yani scale etme. Çalışan bir ürünün var (tebrikler), iş modelin kendini kanıtladı (ballı mı ballı), retention rate’lerin göz dolduruyor (Skyscanner -> Maldivler bilet fiyatları). Sırada ürünün en iyi performans gösterdiği kanalların potansiyelini keşfetmek var. SEO ise SEO, sosyal reklamlar ise sosyal reklamlar, growth hacking ise growth hacking, telemarketing ise, yok canım o kadar da değil.
Ciron, müşterilerin ve müşteri bağlılığın, kısaca iş hacmin arttıkça (Kulağa harika geliyor değil mi) rekabet, organizasyonel sorunlar, envanter, lojistik, strateji, ekip gibi konular başına iş açmaya başlayacak. Hala harika geliyor mu? Nice yiğitlerin bu aşamada pes ettiğini unutmayın. Ekibini doğru oyuncular ile genişletmek, stratejini doğru adımlarla kurmak, şirket kültürünü oluşturmak gibi adımları başarı ile tamamlamazsanız, VC’lerin (Yatırımcı) en meleği gelse, kapitalin en akıllısı aksa bile başarısız olabilirsin. Rehavete kapılmak yok, Maldivler’e bir adım kaldı!
Olgunlaşma
“Balya” da diyebileceğimiz bu aşamada, her şey yolunda ise yıllık büyüme ve ciro hedeflerini yakalıyor durumda olmalısın (Sahibinden -> Maserati fiyatları). Bu aşamada vermen gereken kararlar; markanı yeni yatırımlar ile büyütmek, bir CEO atayıp kurulda kalarak eforunu düşürmek ve exit etmek (işinizi satmak) arasında. Riskleri ve rakipleri değerlendirmeli, geleceğe dair kişisel hedeflerini gözden geçirmeli, işin büyüme potansiyelini ve bu potansiyeli ortaya çıkarmak için harcaman gereken emeği hesaplama zamanı. Belki de tutkuların değişti, yeni maceralar peşindesin ya da artık canın sadece şu meşhur Maldivler tatilini çekiyor. Bundan sonra seni kim tutar!
Fikirden gerçeğe...
Romanya'da bir antropoloji öğrencisinin kurduğu hayalle başlayıp Red Bull Futur/io desteğiyle bir kısa filme dönüşen Spark'ta 2049 yılında nasıl enerji yaratacağımız fikrinden yola çıkılıyor. Türkçe altyazı seçeneğiyle hemen aşağıda izleyebilirsin.
Sanat · 12 dakika
Spark