5 Anıyla 1 Efsane: Gabriel Batistuta

© Bongarts/Getty Images
Yazar: Mustafa Demirtaş
Futbol tarihinin en iyi golcülerinden Gabriel Batistuta’ya kariyerinin en iyi anlarıyla saygı duruşu!
Maçı gol atmadan tamamladığımda çok mutsuz olurdum. Bir gol atarsam, ‘neden iki gol atmadım’ diye kendime kızardım. İki gol attığımda ise üçüncü golü atamadığım için üzülürdüm. Sonuç olarak, futbol hayatım boyunca hep mutsuzdum!Gabriel Batistuta
Sadece yukarıdaki sözü bile, Arjantinli efsanenin ne denli doyumsuz bir golcü olduğunu kanıtlıyor. Gabriel Batistuta, teknik olarak bir 9 numarada olması gereken tüm özelliklere sahipti. Sadece ceza sahası golcüsü değildi, uzaklardan da bomba gibi şutlar çıkarırdı. Kafa vuruşlarında da etkiliydi, savunma arkası koşularında da… Ama asıl farkı hiçbir zaman dinmeyen o “gol açlığı” ve tutkusuyla yaratıyordu. Hal böyle olunca ortaya muhteşem bir santrfor çıkmıştı. Maradona, "Gördüğüm en iyi santrfor, onun gibisi gelmez!” demişti onun için.
Öyleyse '90’lı yıllarda çocuk olanlarla anı tazeleyelim, dönemine yetişememiş olanlar içinse Batigol’ün bir nevi tanıtımını yapmış olalım. 

İlk "Susturucu"

Sene 1997, dünya futbolunda “golcü” denince akla Gabriel Batistuta’nın geldiği dönemler. Camp Nou, o günlerde şimdilere nazaran çok daha hareketli, heyecanlı bir mekândı. Özellikle geriye düşüldüğünde hiç de sevimli bir deplasman değildi. Top Fiorentinalılara geldikçe müthiş uğultular kopmaya başlıyor, özellikle de rakip takımın büyük yıldızı Gabriel Batistuta’ya özel olarak bir ilgi (!) gösteriliyor, maç boyunca Katalan tribünleri, top ona geldikçe ıslık seslerini yükseltmekten çekinmiyordu. Derken, 62. dakikada Barça savunması çok yanlış bir adama şut imkanı verdi. Sonrasında ise günümüze kadar uzanacak bir gol sevinci yaşandı. Batistuta’nın tribünlere yaptığı “sus” işareti, bu tip gol sevincinin başlangıcı olarak kabul edilir.

Bu şey değil mi, Magnum Vuruşu?

Şampiyonlar Ligi tarihinin en klas, en korkutucu, en acımasız gollerinden… Başta da dediğimiz gibi, ceza sahası dışından gol atmak Batistuta için adeta bir hobiydi. Ayağının üstünü korkunç derecede iyi kullanırdı. Old Trafford’daki Manchester United maçında da uzaklardan harika bir gol atmıştı Batigol. Ama o vuruşun öncesinde topla dönüşü, rakibini eksiltişi de bir o kadar şahaneydi. Vuruşa ise laf yok, sanki GOL çizgi filminin karakteri Sezar’ın alamet-i farikası olan Magnum Vuruşu'nu hayata geçirmişti.

“Tamam Batigol, altı üstü bir gol atacaksın…”

Kale alanının hemen önünden kullanılan çift vuruşlar, epey enteresan anları müjdeler. Hatta bazen muhteşem golleri de… Öyle ki hafızası ‘90’lı yıllara yetenler, Sergen’in Altay’a attığı golü, yani barajdaki oyuncuların kafa hizası ile üst direk bitimindeki birkaç santimlik boşluğa topu gönderişini hatırlar. Batigol de kaleye 5 metre uzaklıktan bir çift vuruş şansı yakalıyordu San Siro’daki Milan deplasmanında. Ama o daha acımasızdı, işini şansa bırakmamak için o mesafeden bile bir füze çıkarmıştı. Barajdaki oyuncular göz dahi kırpmıyorlar, yoksa topu göremedikleri için mi?

Biri röveşata mı dedi?

Her efsane golcünün, kariyerinde mutlaka harika bir röveşata golü vardır. Cristiano Ronaldo bu konuda eksik kalacaktı ki geçen sezon Juventus’a karşı tarihin en iyisini attı… Batistuta'nın da güçlü fiziğine rağmen hareket kabiliyeti mükemmeldi. Galiba en klası da Udinese karşısında attığı röveşata golüydü. Topun ayağına oturması ve topun gittiği yer… Türünün en iyilerinden.

"Çözümsüz" frikik atışı

Tarihin en iyi frikik ustalarını sıralamaya kalksak birçok isim sayarız ama çoğumuzun listesinin başında Juninho Pernambucano olur. Brezilyalı, bu konuda gerçekten en iyisiydi çünkü iki vuruş tarzını da harmanlayabiliyordu. Ayağının iç ve üstüyle çıkardığı şutlarda top hem sert gidiyor hem de kavis alabiliyordu. Batistuta da hatırı sayılır derecede iyi bir frikikçiydi ve tarzı Juninho’yu andırıyordu. Kariyerinde bu tarz birçok frikik golü var ama en şahanesi galiba Bologna karşısında yaptığı şeydi… Topun barajın üstünü aşmasıyla 90’a takılması bir olmuştu.

Bonus: Daha fazla Gabriel Batistuta için...

Batigol’e doyamayanlar –ki doymak pek mümkün değil- yukarıdaki videoyu izleyebilir, izledikçe de “bugünün futbolunda olsa değeri 350 milyon Euro” diyebilirler…