Thor'un Avengers 4’te de yer alacağı kesin
© MARVEL STUDIOS
Sinema

MARVEL Evreninin Kusursuz Tanrı Karakteri Yenilmez Thor Kimdir?

Yaklaşık 50 yıllık bir mazisi olan Thor karakteri kimdir? Yıldan yıla nasıl değişime uğradı? Emre Özcan yazdı.
Yazar: Emre Özcan
6 dakikalık okumaPublished on
İlk olarak Ağustos 1962’de Journey into Mystery çizgi romanının 83. sayısında MARVEL sahnesine çıkan Thor 50 yıllık geçmişi içinde sayısız değişime uğradı ve MARVEL çizgi roman evreninin de yapı taşlarından biri haline geldi. Stan Lee’nin arkadaşı Jack Kirby’yle birlikte yaratırken hemen Thor’dan önce ortaya çıkardıkları Hulk karakterinden fazlasıyla etkilendikleri itirafı dikkat çekicidir: "Birini en güçlü yaratıktan (ki burada muhtemelen Hulk’u kastediyor) daha güçlü bir şekilde nasıl yapabilirsin? Onu insan yapmadan, tanrı haline getirerek. Şuna karar verdim ki, okuyucular Yunan ve Roman tanrılara fazlasıyla aşinaydılar. İskandinav tanrıları üzerine çalışmak böyle bir ortamda eğlenceli olabilirdi. Journey into Mystery iyi bir hikayeye ve karaktere ihtiyaç duyuyordu, ben de Thor’u seçtim. Kardeşim Larry’ye (Lieber) hikayeyi yazmasını söyledim, Jack’e de (Kirby) çizmesini rica ettim."

Tanrıça Gaea'nın oğlu

Asgard’ın en büyük tanrısı Odin’le yerkürenin tanrıçası Gaea’nın oğlu olan Thor, hikayesinin büyük bölümünü deİskandinav mitolojisinden alır. İki farklı dünyadan gelen ve bu nedenle de bu diyarların büyük koruyucusu ilan edilen Thor’a yıldırımları kontrol etmesini sağlayan büyük güçler de bahşedilmiştir. Her ne kadar daha sonra ağırlıkla kudretli cüce Eitri tarafından uru metalinden dövülen çekici Mjolnir üzerinden yıldırım kontrolü gücü verilse de Thor’un Mjolnir’e ihtiyaç duymadan da meteorolojik hadiselere hükmettiği birçok hikayede görülmüştür.

Thor'un dünyaya gelişi

Müthiş bir savaş tanrısı olarak büyüyen ve gençliğinde çok büyük başarılar elde ettikten sonra biraz ukala ve kendini bilmez tavırlar sergilemeye başlayan Thor, babası Odin’i sinirlendirir ve Odin güçleriyle birlikte Mjolnir’i elinden alarak Thor’u yeryüzüne sürgüne gönderir ve ona dünyada Donald Blake kimliğini verir. Dünyadaki yeni yaşamı içinde insan olmanın değerini anlayan ve ukala tavırlarını bırakarak gerçek ve zaman zaman zayıf bir insan gibi davranmaya başlayan Thor, zamanla tekrar Mjolnir’e layık olur. Çekiciyle birlikte Donald Blake ve Thor olarak iki farklı kimlik içinde değişimler sergileyen yıldırım tanrısı bu şekilde dünyalı olarak yaşamaya devam eder ve gezegenin koruyucularından biri olarak Avengers ekibine katılarak sayısız maceranın içinde yer alır.

Thor'un beyazperdeye yansıması

Yenilmezler
2008’de kurulan MARVEL Studios’la birlikte ortaya çıkan sinema evreni içinde de önemli bir yere sahip olan Thor, Yenilmezler üyeliğini MARVEL Cinematic Universe içinde de sürdürüyor. İlk Avengers filmi olan 2012 tarihli The Avengers’ta Iron Man, Captain America, Hulk, Black Widow ve Hawkeye’la birlik olan Thor, bu filmden tam bir yıl önce kendi solo filmiyle beyazperdeye çıkış yapmıştı.
Thor 1
Shakespeare uyarlamalarıyla dikkat çeken yetenekli Kuzey İrlandalı oyuncu ve yönetmen Kenneth Branagh’a verilen ilk Thor filmi özellikle eleştirmenler arasında etki yaratamadı fakat iyi bir orijin hikayesini beraberinde getirdi. Tiyatro kökenli olması nedeniyle beyazperdede fazlasıyla teatral ve ağdalı bir dil kullanan Thor’a biçilen bu rolün abartılı bulunması biraz haksızlık gibiydi zira sanat yönetimi ve renk kullanımıyla birlikte çok kuvvetli olmayan senaryosuna rağmen ortaya görselliği yüksek bir film çıkmıştı. Chris Hemsworth, Thor rolünde inandırıcıyken Odin rolüne seçilen Anthony Hopkins filmin çıtasını da bir hayli yukarı taşıyordu.
Thor 2
Bu filmden iki yıl sonra çekilen Thor 2, nam-ı diğer Thor: The Dark World ise Kenneth Branagh’dan sonra özellikle ABD’de ortaya çıkardığı dizi işleriyle ön plana çıkan Alan Taylor’a verildi. Branagh’ın ortaya koyduğu tarzın çok dışına çıkmadan Malekith gibi etkili bir villain’a rağmen iyi bir film çıkaramayan Taylor’ın işi hala MCU’nun en kötü filmleri arasında gösteriliyor. Gişede Branagh’ın ağdalı dilinden sonra doğal olarak daha iyi iş çıkaran ikinci Thor’un evrene fazla şey katamaması araya 4 yıllık bir süre koydu ve ikinci fazdan sonra gelen üçüncü faz içinde Infinity War’a giden yolun hemen öncesinde Thor: Ragnarok geldi.
Thor Ragnarok
Marvel Studios’un CEO’su olan Kevin Feige’nin ismi çok bilinmeyen yönetmenlere film teslim etme yoluna devam ettiği Thor 3, Taika Waititi’ye teslim edildi. Hikayeye alınan Hulk’la birlikte film zaten kağıt üzerinde ziyadesiyle ilgi çekici hale geliyordu. Hem İskandinav mitolojisinin kıyameti olan Ragnarok’u beyazperdeye taşıyacak olmak, hem Hulk’u barındırmak, hem de Hulk’un hikayesini Yeşil Dev’in en iyi serilerinden biri olan World War Hulk’tan alacak olmak filmin zaten vizyona girmeden büyük artılarıydı. Bu motiflerin iç içe güzel bir senaryoyla geçirildiği film, izleyici üzerinde büyük etki yaratmasına rağmen Thor karakterine verdiği zararla tartışmaları da beraberinde getirdi.
Yaklaşık 900 milyon dolarlık hasılatıyla gişedeki en başarılı Thor filmi olan Ragnarok, özellikle sanat yönetimi ve renk kullanımıyla dikkat çekerken filmin içine yedirilen haddinden fazla espri ve komiklik çabası, çizgi romanlarda ciddiyeti üzerinden dalga geçilen Thor karakteri için epey fazlaydı. Filmde sayısız komiklik içinde yer alan, içinde bulunduğu her sahnede espri yapmaya çalışan Thor’un karakteri de Taika Waititi’yle birlikte büyük bir değişime tabi tutuldu ve bunun evrene nasıl bir katkı yapacağı muamma. Hela ve Surtur gibi son derece önemli karakterlerin dahi cıvık sahneler içinde kaldığı film, espri dozajıyla özellikle Amerikan seyircisi tarafından büyük beğeniyle karşılandı.
Infinity War
Karakter gelişimi son filmiyle beraber büyük bir kırılma yaşayan Thor, 10 yıllık serüvene koyulan ilk nokta olan Avengers’ın üçüncü filmi Infinity War’da da fazlasıyla önemli bir yere sahip. Thor Ragnarok esnasında Mjolnir’i Hela’nın ellerinde kaybeden Thor’un yaşadığı psikolojik buhran, ölmek üzere olan babası Odin tarafından kendisine verilen cesaret ve gücünün Mjolnir’den ibaret olmaması şeklinde açıklanmış ve filmin ilerleyen bölümlerinde Thor, Hela’ya karşı savaşırken Rune Magic’e vakıf olarak özel güçler kazanmıştı. Görüntü itibarıyla The Rune King olan ve çok uzun ömrünün ölümsüzlüğe dönüşmesinin yanında efsanevi güçler de kazanan Thor, bu kudretini yeni silahı Stormbreaker’la Thanos ve ordusuna karşı sergileme imkanını da buldu. Özellikle kendi üçlemesinde zaman zaman gücü bir hayli yetersiz gösterilen Thor’un Infinity War’da Wakanda’ya indiği sahne hayranlar arasında tam anlamıyla bir iade-i itibar olarak nitelendirildi ve karakter de Thanos’tan sonra filmin en büyük yıldızı olarak değerlendirildi.
Thor, Avengers 4’te de karşımıza çıkacak
Marvel evreni içinde barındırdığı sonsuz potansiyelle birlikte en kudretli karakter olarak nitelenen Thor, sonunda bu gücüne MCU içinde de ulaşmış görünüyor. Bir yıl sonra gösterime girecek olan adı henüz belirsiz Avengers 4’te de çok önemli bir yere sahip olacağı kesin olan Thor’un şu anki hikayesi filme dair teorileri de beraberinde getiriyor olabilir. Şu an devam eden çizgi roman evreninde Mjolnir’i tekrar kaybeden ve Thor çekicine layık olmayı başaran Jane Foster’a Thor ismini de veren bu yıldırım tanrısı, bir süredir güçlerinden ve silahından uzak bir şekilde evren içinde yer almaya devam ediyor. Bu durumun uzantısı olarak dördüncü filmde dramatik bir sonla karşılaşma ihtimali az olmayan Thor, çok uzun bir süre daha çizgi roman evreninin en önemli karakterlerinden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.