Cengiz Ünder

Avrupa Futbolunun Yükselişteki 7 Genç Yeteneği

© Matteo Ciambelli/NurPhoto/Getty Images

Avrupa’nın büyük liglerine henüz bu sezon transfer olmalarına rağmen mesaiye başladılar ve yeteneklerini konuşturmayı başardılar. İşte bugünlerde değerlerini hızlıca yükselten 7 genç yetenek.

Bazı oyuncular adaptasyon süreci, lige alışma gibi bahanelerin içini boşaltırlar. Farklı bir takımda, ülkede, hatta kıtada futbol oynamalarına rağmen onlar için pek bir şey değişmez. Bu sezon da büyük liglerde rüştünü hızlıca ispat eden genç yetenekler izliyoruz. Madem öyle, bu yükselen değerlerin hakkını biz de aynı hızla teslim edelim.

Cengiz Ünder, Roma

Elbette listenin başında Cengiz Ünder var. 24 Ocak’taki Sampdoria maçında ilk 11 formasını aldı, gösterdiği performansla o gün bugündür de bırakmadı. Son haftalarda direkt olarak skora da etki ediyor Cengiz. Salah’ı Liverpool’a satan Roma, onun Premier Lig’deki performansından sonra "ucuza mı gitti?" diye düşünmeye başladığı sırada, aynı potansiyelde bir oyuncuya daha kavuşmuş oldu. Cengiz de tıpkı Salah gibi sağdan içe kat edişlerinde hem attığı ara pasları hem de gol vuruşlarıyla ezber bozuyor. Altınordu’nun meyvesi bu gidişle sezon sonuna değerini 50 milyonlara çıkaracak gibi. 

Gonçalo Guedes, Valencia

Benfica’da gösterdiği performansla PSG’ye 30 milyon euro karşılığında transfer olmuştu. Ancak burada pek forma şansı bulamadı ve kendisini büyük bir ligde ispat etme fırsatını kiralandığı Valencia’da yakaladı. La Liga’daki performansı ise aslında ucuza gitmiş olduğunu gösterdi... Şu anda dripling konusunda dünyanın en iyilerinden. Topla oldukça koordineli. Aslında bunu geçen sene İstanbul’da Beşiktaş’a attığı golde de kanıtlamıştı. Çok kısa bir mesafede Fabri’yi çalımlamış ve hemen ardından topu ağlara yuvarlamıştı. Valencia’nın sol kanadında da hızlı tren gibi takımını hücuma kaldırıyor. O şahane driplinglerini şut veya ara paslarıyla süslüyor.

Patrick Cutrone, Milan

Cutrone, bir önceki sezonun tamamını U19 takımında geçirmişti ve çok ciddi sayıda goller bulsa da yüksek ihtimalle oynayacağı bir kulübe kiralık olarak gönderilecekti. Çünkü Milan, hali hazırda Andre Silva’yı almıştı ve dünya çapında bir 9 numaranın daha (Belotti, Aubameyang) geleceği konuşuluyordu. Ancak buna rağmen Cutrone, kısa zamanda sergilediği "Inzaghi tipi golcü" görüntüsüyle en azından kadro oyuncusu olarak Milan’da kalmayı başardı. Bugün ise hem Andre Silva’yı hem de beklentileri her anlamda karşılayamayan Kalinic’i geride bırakarak ilk 11 formasını almış durumda ve yaptığı en iyi işi yapıyor, sezgileriyle gollerini sıralıyor.

Maximiliano Gomez, Celta Vigo

Bir ara böylesi 9 numaralara artık "demode" gözüyle bakılır olmuş, kısa ve çabuk golcülere yönelmişti kulüpler. Ama Cavani’lerin, Higuain’lerin başlattığı akımla gözler yeniden "golcü gibi golcü"lere çevrildi, yani '90’lardan kalma 9 numaralara. Celta Vigo’da parıldayan genç Uruguaylı Maximiliano Gomez de onlardan biri. 1996 doğumlu Gomez, "target striker"ın direkt olarak sözlük karşılığı. Fiziği yaşına göre çok güçlü. Zaten şu sıralar kafa golleri konusunda Avrupa’nın en iyilerinden. Ancak sadece kafa golünden ibaret değil, iki ayağıyla da gayet "komple forvet" gollerine imza atıyor. Biraz ağırlık sorunu var ama olsun, bu tip santrforları özlemiştik.

Antonin Barak, Udinese

Slavia Prag’dan 3 milyon euro karşılığında Udinese’ye transfer edilen Antonin Barak, şu ana kadar ligde attığı ve hiçbiri birbirine benzemeyen 6 golle dikkat çekiyor. Serie A’nın en golcü orta sahaları arasında. Barak, aslında ilk bakıldığında ağır bir o oyuncuymuş gibi görünse de fiziğinden beklenmeyecek derecede hareketli. "Kilolu değilim ben, kemiklerim iri" derler ya, işte Barak da biraz o familyadan, zira topla veya topsuz, onu gayet hızlı hamleler yaparken görebilirsiniz. Sırtı dönükken aldığı topla, yüzünü bir anda rakip kaleye doğru çevirebiliyor ki, o dönüşler bir orta sahayı "üst seviye orta saha" yapan bir etken. Barak, o dönüşlerini dengeli bir finalle noktalayabiliyor; bazen oyunun yönünü değiştiren uzun pas bazen de şutla… İşte o şut özelliğiyle "bombacı" denince parmakla gösterilecek modelden.

Leon Bailey, Leverkusen

Bu tip hızlı, yaratıcı kenar oyuncularının üreticisi kıvamındaki Slovak kulübü Trencin’den 2015 yılında Genk’e transfer olan Bailey, Belçika Ligi’nde çok iyi bir gelişim kaydetti ve Bundesliga’nın yolunu tuttu. Genk’teki en iyi sezonunda bile toplam 9 gol atan oyuncu, Leverkusen’de bu sezon lig ve kupada daha şimdiden 11 gole ulaştı. Jamaikalı oyuncu genlerindeki o koşucu ruhunu yeşil sahaya yansıtıyor, tabii yetenekleriyle süsleyerek. Dripling konusunda çok başarılı olan kenar oyuncuları üzerine bir de şut özelliği eklediklerinde paha biçilemez oluyorlar. Leon Bailey de tam olarak böyle bir gelişim gösteriyor. Yakın zamanda kendisini transfer haberleri arasında görürüz, tabii ki çok yüksek bedellerle…

Lucas Torreira, Sampdoria

Bünyesinden Marco Verratti gibi "bir orta saha için her şey" kıvamında bir oyuncu çıkaran Pescara, yine o tip bir oyuncuyu daha dünya futboluna kazandırdı. Sampdoria’nın 2015 yılında sadece 2 milyon euro'ya transfer ettiği oyuncu, geçtiğimiz sezon maç performansını artırması düşüncesiyle takımında kiralık olarak bırakılmıştı. Torreira için bu sezon artık Serie A vaktiydi ve savunmanın hemen önünde gösterdiği "regista" sanatıyla kısa zamanda sivrildi. Hem top kazanan hem de o topları çok iyi kullanan oyuncu, duran toplarda da fazlasıyla etkili oluyor. Marco Verratti’den beklediği cevabı bir türlü alamayan Barcelona bir anda rotayı ona çevirebilir.