Bazen özgürlüğün geri kazanmak için, bazen sırf oğlunun yarım kalan hayalini tamamlamak için, bazen de sadece kendinle baş başa kalıp, yine kendinle olan kavganı çözmek için düşersin yollara… Ama o yollar haritada durduğu gibi durmaz. Seni hayatta kalma savaşıyla baş başa bırakabilir, farklı hayatlarla buluşmanı sağlayabilir ve hatta o başkasının hayatı, senin de bir parçan olabilir. Sonra da bunun filmini yaparlar belki!
"İzlemedim Demezsin" listesinde bu kez, her biri farklı hikâyeler barındıran 8 yol macerasını konu almış filmlerle karşınızdayız.
The Motorcycle Diaries (2004)
Ernesto “Che” Guevara’nın 23 yaşında bir tıp öğrencisiyken, arkadaşı Alberto Granado ile birlikte Güçlü adını verdikleri kırık dökük bir motosikletle yaptıkları yol macerası. İki gencin amacı, Peru'daki cüzzam hastalarının tedavisi için gönüllü olmaktır. Güney Amerika yolculuğunda farklı insan hikayeleriyle karşılaşan Ernesto’nun dünya görüşü bu yolculuğun sonunda farklılaşacak ve kendi deyimiyle, artık başka bir Esnesto olacaktır. Guevara'nın bizzat tuttuğu günlüklerinden esinlenerek hayata geçirilen filmde, sonu olmayan yollarda geçen macera, dayanışma, başka hayatlar için savaşma, aşk ve de bolca özgürlük var.
The Bucket List (2007)
Herkesin bir “ölmeden önce yapılacaklar listesi” vardır. Bunun ille de bir yere yazılı olması gerekmez, siz farkında olmasınız da düşüncelerinizin, hayallerinizin bir köşesinde yatar. Bir hastane odasında karşılaşan iki ihtiyar, Edward ve Carter da hayat defterlerinin son sayfalarını artık kendileri yazmak ister ve diledikleri gibi yaşamak için, yollara düşerler. Jack Nicholson ve Morgan Freeman’ın büyük oyunculuklarıyla donatılmış film, izlendikten sonra insana bir "bucket list" hazırlaması için ilham veriyor.
The Way Back (2010)
Sibirya’daki esir kampında tutsak olan dört insan, orada her gün yeni bir işkenceye maruz kalmaktansa, doğa şartlarıyla savaşmayı tercih edip kamptan kaçıyor. 6500 kilometrelik hayatta kalma yürüyüşünü konu alan film, kadrosunda Ed Harris ve Colin Farrell gibi oyuncular barındırıyor.
The Road (2009)
Cormac McCarthy’nin aynı adı taşıyan romanından uyarlanan film, post-apokaliptik türün en iyi ve gerçekçi örneklerinden biri. Dünyanın yaşadığı felaket sonrasında, hayata tutunmak adına tek varlığı olan oğlunu alarak, Amerika’nın güney sahillerine varmaya çalışan bir babanın verdiği mücadele konu alınıyor. Baba rolünde Viggo Mortensen’i izliyoruz.
The Wild (2014)
Cheryl, sorunlarını kendi içinde çözmek ve hayatında bir kırılma anı yaşamak için, 1.750 kilometrelik uzun bir doğa yürüyüşüne çıkmaya karar verir. Daha çok romantik-komedi filmlerinden aşina olduğumuz Reese Witherspoon’dan farklı bir performans.
The Way (2010)
Camino de Santiago’da yürürken çıkan fırtına yüzünden ölen oğlunun cenazesini almak için Fransa’ya giden bir baba, eve geri dönmek yerine, oğlunun geziyi bitirme arzusunu gerçekleştirmek için unutulmaz bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Yol boyunca dünyanın dört bir yanından gelmiş birçok insanla tanışır ve “yaşadığımız hayat ile seçtiğimiz hayat” arasındaki farkı keşfeder.
Long Way Round (2004)
Londra’dan başlayarak Sibirya, Kazakistan, Moğolistan, Alaska gibi yerlerden geçip, her şeyin sonunda New York’ta sona eren 4 aylık bir motosiklet yolcuğu. İki ünlü aktör Ewan McGregor ve Charley Boorman’ın gerçek macerası, aslen bir belgesel serisi. İkilinin yolculuk boyunca başlarına gelmeyen kalmaz ama asla pes etmezler. Motosiklet ve macera tutkunlarının atlamaması gereken bir yapıt.
Into the Wild (2007)
Emory Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra biriktirdiği 25 bin doları Oxfam'a bağışlayan ve sahip olduğu her şeyi bir kenara itip yollara düşen Christopher McCandless’ın gerçek hikayesi. Christopher'ın tek hayali Alaska'ya varmak ve burada vahşi doğanın içinde özgürce varolmaktır.