F1
Azerbaycan GP'de Bizi Neler Bekliyor?
Formula 1'de 2023 sezonunun dördüncü yarışı Azerbaycan Grand Prix'si öncesi pisti yakından tanıyalım ve yeni sprint hafta sonu formatını açıklayalım.
Formula 1 yönetiminin “30 yarışlık sezon” hayaline doğru giden yolda 2023 sezonu için 24 yarıştan oluşması beklenen takvim, 16 Nisan’da koşulması planlanan Çin GP’sinin pandemi önlemleri gerekçesiyle iptali sonrası 23 yarışa düşmüştü. Bu da tüm F1 camiasına sezonun ilk üç yarışının ardından bir aylık bahar arası verme anlamına geliyordu. Neyse ki bu hafta sonu Azerbaycan GP’si ile heyecan geri dönüyor. Heyecanı ve beklentiyi katlayan şey ise elbette güncellenen “sprint yarış hafta sonu” formatı.
Yeni sprint hafta sonu ve Sprint Shootout
İlk kez 2021 sezonu İngiltere GP’sinde denenen sprint hafta sonu formatı, daha çok izlenme zamanı ve daha çok heyecan getireceği düşünülerek planlanmıştı. 2021 sezonunda İngiltere, İtalya ve Brezilya, 2022 sezonunda ise Imola, Avusturya ve Brezilya yarışlarında bu formatın denendiğini görmüştük. Elbette biz izleyiciler için çok sevdiğimiz bu sporu ekranda görmek her ne kadar iyi olsa da yarışın sıralamasını belirleyen ve takımların risk almaktan çekindikleri bu plan çoğu yarışta istenen sonucu verememişti. F1 yönetimi önceki deneyimler ve takımlardan gelen geri dönüşler sonrası formatta önemli değişikliklere gitti ve takımların elini biraz da olsa rahatlattı. Yeni sprint hafta sonunda temel plan şu şekilde olacak...
Cuma günü önce hafta sonunun tek antrenman seansı, ardından normal yarış hafta sonlarında cumartesi günü gerçekleştirilen ve pazar günkü yarışın sıralamasını belirleyen klasik sıralama turları koşulacak. Cumartesi günü önce sprint yarışının sıralamasını belirleyecek ve “sprint shooutout” ismiyle tanıtılan sprint elemesini göreceğiz. Bu, klasik sıralama turlarının ilk seansı 12, ikinci seansı 10, üçüncü seansı sekiz dakikadan oluşan ve biraz daha kısa versiyonu.
Özellikle ikinci ve üçüncü seans sürelerinin kısaltılmasındaki temel amaç, pilotların ilk turlarında ellerinden geleni yapmak için olabildiğince zorlamaları, yani heyecanı artırmak. Yine ilk iki seansta beşer otomobilin elendiğini göreceğiz ve normalden farklı olarak ilk iki seansta orta hamur, son seansta yumuşak hamur kullanımı zorunlu olacak. Ardından sprint elemede ortaya çıkan tablonun oluşturduğu sıralama ile sprint yarışı koşulacak. Pazar günü ise ana yemek, yani ana yarış olan Azerbaycan Grand Prix’si koşulacak.
2021 ve 2022 sezonlarındaki sprint yarış hafta sonu kuralları, takımları çok daha muhafazakar düşünmeye ve risk almaktan çekinmeye yönlendiriyordu. Sadece 100 kilometreden oluşan sprint yarışında yapılacak bir hatanın, ana yarış öncesi telafi edilemez bir tabloya sebep olabileceğini düşünüyorlardı. Cumartesi öğleden sonra koşulan sprint yarışında yaşanacak büyük bir kaza hem takımların ana yarıştaki sıralamalarını etkileyebilir hem de 24 saatten az bir süre kala ne kadar hasar alacağını kestiremedikleri aracı yeniden toparlama şansını onlara vermeyebilirdi.
Yeni düzenleme ile cumartesi günü hafta sonundan ayrı olarak değerlendirelebilecek bir formata dönüştürülmeye çalışıldı. Elbette ki sprint’te yapılacak büyük bir hata ile aracın büyük hasar alması yine takımların korkusu olacaktır. Yine de cumartesi günü yaşanacak kaza dışı olumsuzlukların pazar günkü ana yarışın sıralamasına etki etmeyecek olması bir nebze olsun işleri kolaylaştırabilir. Ancak dürüst olmak gerekirse değişen formata rağmen hiçbir takımın daha fazla risk almaya gönüllü olacağını düşünmüyoruz, hele ki tepeyi hedefleyenlerin. Bizim açımızdan güzel olan şey ise cadde pistinde iki sıralama turu ve iki yarış görecek olmamız. Sprint hafta sonu formatı için yapılan diğer değişiklikler ise ceza sistemiyle alakalı oldu.
- Cuma günü antrenman seansı ve sıralama turlarında yaşanabilecek sorunlardan kaynaklı tüm cezalar pazar günkü ana yarışın sıralamasına etki edecek
- Cumartesi günü sprint elemede yaşanabilecek sorunlardan kaynaklı tüm cezalar cumartesi günkü sprint yarışının sıralamasına etki edecek
- Sprint yarışında yaşanabilecek sorunlardan kaynaklı tüm cezalar pazar günkü ana yarışın sıralamasına etki edecek
- Cuma ya da cumartesi günü olabilecek tüm parça değişikliklerinden kaynaklı olası sıra cezaları pazar günkü ana yarışa etki edecek
Cuma günü güç ünitesi değiştirip cezayı sprint’te çekerek hafifletmeyi amaçlayabilecek takımların planını bozmak açısından olumlu bir yaklaşım bu. Çünkü mutlaka bunu yapan takım ya da takımlar görecektik. Yani daha öncede belirttiğimiz gibi, F1 yönetimi cumartesi gününün ayrı bir parça olarak değerlendirilmesi için elinden geleni yapmış durumda. Son olarak tüm sezon boyunca ceza almadan üç güç ünitesi kullanabilme kuralının dört güç ünitesi olarak değiştirildiğini belirterek, sprint yarışı ve ana yarış öncesi kapalı park kurallarını ihlal edecek, yani aracına izin verilen süre aralığının ve süre uzunluğunun dışında müdahale etmek durumunda kalan takımların yarışa pit alanından başlayacağını ekleyelim.
Tüm bu kural değişikliklerinin neler getireceğine dair nihai yorumu size bırakarak gelelim yarışın koşulacağı Bakü Cadde Pisti’ne ve Azerbaycan GP’si öncesi değerlendirmeye. Bakü Cadde Pisti’nin hikayesi ilk olarak "Avrupa GP’si" ismiyle 2016 yılında başladı. İlk olarak 1983 yılında ve İngiltere’deki Brands Hatch pistinde başlayan hikaye, toplamda 23 kez aynı isimle koşuldu. Avrupa’nın farklı ülkelerinin ünlü pistlerindeki misafirlik, son olarak Bakü’ye taşındı ve bu isimle izlediğimiz son yarış da Azerbaycan’ın F1 hikayesinin başlangıcı oldu. İlk yarışın Avrupa GP’si olarak koşulmasının ardından 2017 yılıyla birlikte "Azerbaycan GP’si" ismi F1 severlerin hayatına girmiş oldu. 2020’de pandemi önlemleri kapsamında iptal edilen yarış dışındaki Bakü her yıl F1’e ev sahipliği yapmaya devam etti.
Ünlü tasarımcı Hermann Tilke’nin imzasını taşıyan, saat yönünün tersine dönülen ve 6 kilometrelik mesafeye sahip uzun bir cadde pisti. Şehir merkezindeki hükümet binalarının ve tarihi yapıların çevresinde oluşturulan tasarımın kullandığı yollar, yarış hafta sonu dışındaki zamanlarda günlük trafiğin bir parçası. Bolca geçişe izin veren çok uzun düzlüğünü kenara bırakırsak, pistin en dikkat çekici noktası UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan, Bakü’nün eski şehir duvarlarının hemen yanıbaşından geçen ve sadece 7.6 metrelik genişliğe sahip olan bölüm. Pist yollarının trafiğe açık olduğu günlerde araçların yan yana geçmeye bile zorlandığı bu nokta, küçük hesap hataları ve konsantrasyon kayıpları ile geçmişte bazı bedeller ödetmişti.
12 tanesi sola, sekiz tanesi sağa dönülen viraja sahip pistte -eğer hafta sonu boyunca değiştirilmezse- birinci ve üçüncü sektörlerde olmak üzere iki farklı DRS noktası göreceğiz. İlk DRS noktası ikinci ve üçüncü virajlar arasındaki düzlükte. Burası genelde birbirine yakın performansa sahip pilotların deneme yapmayı tercih etmedikleri bir nokta. İkinci DRS noktası ise pistin son virajı ile ilk virajı arasındaki uzun start - finish düzlüğünde. 90 derecelik açıyla dönülen 16. virajdan sonra, pistin ilk virajına kadar olan bölümde pist haritasına göre dört viraj daha var ancak 16. virajdan çıkan pilotlar tam gaz ilerlemeye başlıyor, çok küçük bir açıya sahip olan ve 20. viraj olarak adlandırılan bölümde 300 kilometre/saat hıza ulaşıyorlar. Pistin sahip olduğu bu 2.2 kilometrelik uzun hızlanma bölümü bizlere geçmiş yıllarda sayısız geçiş izletmişti. Bu seneki duble yarışlı hafta sonu sayesinde yine benzer geçişleri bol bol görmemiz olası. Hele ki üst sıralardaki favorilerden biri ya da birkaçı farklı sebeplerle yarışlara arka sıralardan başlarlarsa.
Ayarlar ve lastik seçimleri
Cadde pistleri mekanik yol tutuşu en iyi olan araçların zirvede ya da zirveye çok yakın olduklarını gösteren bir tablo sunmuştur bizlere. Bakü gibi sürekli sert frenleme noktalarına ve 90 derecelik dönüşlere sahip pistlerde ise bu durum daha önemlidir. Mekanik yol tutuşunu basitçe, aracın zaman zaman bozuk zemine maruz kalmasına ve kerb kullanmasına rağmen maksimum milisaniyede pistle teması koruması olarak izah edebiliriz. Bu da en doğru süspansiyon paketi ve ayarı ile mümkündür.
Sürekli sert frenlemeli ve bolca 90 derecelik dönüşlere sahip olan bu pist, arkadan kaymaya meyilli bir durumu karşımıza çıkarıyor ki bu da arka tekerleklerin daha fazla stres yüklenme oranına sahip olacağı bir hafta sonu ihtimali demek oluyor. Bakü’de bu yarış öncesi tüm asfalt yenilendi. Bahreyn’in eski ve fazla aşındırıcı zemini sonrası takımların lastik yönetimi anlamındaki tercihleri sezonun devamı adına merak konusu olmuştu. Takip eden yarışlarda yönetilebilir bir tablo ile karşılaşmıştık. Bakü’deki durum ise büyük oranda buna benzer olacaktır. Yani temelde normalin altında bir aşınma bekleyebiliriz.
Pirelli buraya geçtiğimiz yıl olduğu gibi en yumuşak lastik setiyle, sertten yumuşağa doğru sıralamak gerekirse C3, C4, C5 ile gelmiş durumda. Geçtiğimiz yıl ön lastikler için belirlenen minimum lastik basıncı 24.5 psi iken bu yıl 25 psi olarak tercih edilmiş. Arka lastiklerde minimum basınç geçtiğimiz yıl 21.5 psi iken bu yıl 23 psi olacak. En basit haliyle belirtmek gerekirse basıncı düşürmek yol tutuşu artırabildiği için takımlar tarafından tercih edilen bir yöntem olmuştur. 2021’deki yarışta bu tercihlerin getirdiği yüksek stresin sebebiyet verdiği kazaları görmüştük. Düşük basınç sebebiyle dalgalanan yan yüzey ile tabanın birleştiği noktadaki yüksek gerginlik, yan ve taban bölümünün arasında yer alan omuzdaki açılmalarla tehlikeli bir tablo ortaya çıkarmıştı. Bu sebeple minimum basınç konusu, eklenen yeni sensörlerle çok daha dikkatli şekilde takip edilmeye ve yönetilmeye başlamıştı.
Bakü lastiklere iyi davranan ve çok uzun düzlüğü sayesinde geçiş imkanlarının oldukça fazla olduğu bir pist. Takımların önemli bölümü geçtiğimiz yıl 51 turluk yarışta iki pit stop tercihiyle öne çıkmıştı, bu yıl da benzer tercihleri görebiliriz. Yenilenen asfalt araçlara iyi davranacak ve klasik yarış pistlerinin lastik tabakasına sahip olmayan pistte seanslar ilerledikçe yol tutuş gitgide artacak. Ve beklenti o ki doğru süspansiyon paketi ve lastik dostu yapısı ile şampiyonanın mevcut lideri yine favori olarak hafta sonuna başlayacak. Sprint hafta sonlu Bakü, her türlü imkanı içinde bulunduran ve izleyiciyi eğlendirme ihtimali çok yüksek olan devasa bir panayır olarak bizlere çok şey vadediyor.