Before Sunrise'dan unutulmaz bir sahne...
© [unknown]
Sinema

Gecenin Güzelliğini Tescilleyen Filmler

Gecedeki güzelliği keşfedenler ve de gecenin büyüsüne inananlar; bu filmler sizin için...
Yazar: Hande Sönmez
3 dakikalık okumaPublished on
Midnight in Paris, 2011

Midnight in Paris

© [unknown]

Midnight in Paris (2011)

Woody Allen’ın "bizim şehrimizde de bir film çekse ya" dedirten şehir filmleri serisinin en güzellerinden biri de Midnight in Paris kuşkusuz. Paris'e gelen bir Amerikalı, her gece yarısı Ernest Hemingway’in, Salvador Dali’nin yaşadığı 1920’lere seyahat ederse neler olur sorusunun ardına takılan filmin en az kendisi kadar güzel afişi ve oyuncuları (bkz: Rachel McAdams, Marion Cotillard) vardır. Woody Allen’ın son dönem filmlerinden belki de en çok sevileni olan bu filmi izlemediysen yapman gerekeni biliyorsun.

Night On Earth (1991)

Jim Jarmusch'un popüler filmlerinden Night On Earth'te Winona Ryder da rol alıyordu

Night On Earth

© [unknown]

Los Angeles, Paris, New York, Roma ve Helsinki’de eş zamanlı seyreden bir yoluculuk hikayesini anlatan Night On Earth, Jim Jarmusch’un en iyi filmlerinden biri olarak gösterilir. Bu eşsiz beş şehrin gecesini -taksiden de olsa- görmek nefistir. Taksicilerle yolcuların diyalogları ise tam da Jarmusch’a yakışır derecede otantiktir. Winona Ryder ve Roberto Benigni’nin nefis performanslarıyla hatırlanan film, pek çok sinefilin "kült film” arşivinde yerini aldı bile.

Nightcrawler (2014)

Nightcrawler, 2014

Nightcrawler

© [unknown]

Jake Gyllenhaal’ın adeta "ben sadece yakışıklı bir adam değilim, evelallah en psikopat rolün de hakkından gelirim" dediği Gece Bekçisi yani Nightcrawler, suç mevkiinde çekim yapan bir kameramanken medya patronluğuna yükselen Louis Bloom’un afili hayatıyla seyirciyi baş başa bırakıyor. Elbette tüm suçlar gece işlenmekte ve Louis, kamerasını suç mahallinde cesurca gezdirmektedir. Jake Gyllenhaal’un Oscar’a aday gösterilmesine kesin gözüyle bakılırken adaylık alamaması büyük şaşkınlık yaratmıştı.

A Girl Walks Home Alone At Night (2014)

A Girl Walks Alone At Night, 2014

A Girl Walks Alone At Night

© [unknown]

İranlı bir yönetmen ve yazarın (Ana Lily Amirpour) elinden çıkma A Girl Walks Home Alone At Night, orijinal senaryosu ile 2014’te öne çıkan filmler arasında yer alıyordu. Bir kadın vampir karakteriyle bizi karşılaştıran filmin underground atmosferi de müzikleri de oldukça doyurucuydu. En iyi gece filmlerinden biri olan A Girl Walks Home Alone At Night’ı mutlaka izlemelisin.

The Hangover (2009)

The Hangover

The Hangover

© [unknown]

Türkçe'de "akşamdan kalma" anlamına gelen Hangover, isminden anlaşılacağı üzere geceyi "ağır" geçiren ve ertesi sabah uyandıklarında bekarlığa veda etsin diye Las Vegas'a getirdikleri arkadaşlarını bulamayan üç arkadaşın olanları hatırlamaması ile gelişen bir filmdi. İlk filmin gördüğü ilginin üzerine ikinci ve üçüncüsü çekilen film doyasıya gülmek için ideal. Gece yaşadıkları maceraların acısını gündüz çeken bu 4 kafadarın hikayesi pek çok dost sohbetinde "benim de öyle anılarım oldu" misillemelerinin yapılmasına neden olmuştur.

Before Sunrise (1995)

The Hangover, 1995

Before Sunrise

© [unknown]

Romantik filmlerin şahı, benzerleri defalarca deneneni ama taklitlerin ancak aslını yaşattığı Before Sunrise, bir trende tanışıp, gece boyunca birbirilerine eşlik eden Jesse ve Celine’in benzersiz aşk hikayesini anlatır. Before Sunrise’da Jesse ve Celine için zaman durur, o geceyi bütün bir ömür gibi yaşarlar. Viyana’da geçirdikleri gece sonrasında buluşmak üzere ayrılan çiftin başına ne geldiğini ise 9 yıl sonra gelen devam filminde (Before Sunset) görürüz. Üçlemeyi tamamlayan film serisinin üç filmi de en kült aşk filmleri arasında yerini çoktan almıştır.

Belgica (2016)

Belgica, 2016

Belgica

© [unknown]

İki kardeşin büyük umutlarla açtığı bar Belgica, büyük başarı elde edince hem Jo hem de Frank ne yapacağını bilemez. Gece yaşamını en iyi yansıtan filmlerden biri olan Belgica'nın aile kavramıyla da ilgili söyleyecekleri vardır. Başarının getirdiği rehavetle savrulan iki kardeşin yükseliş ve düşüş hikayesini benzerine az rastlanır güzellikte bir soundtrack'le taçlandıran film, Belçikalı yönetmen Felix Van Groeningen’in çok ses getiren The Broken Circle Breakdown’dan sonraki ilk filmiydi. İzleyici ve eleştirmenlerin yorumlarından anlaşılacağı üzere yönetmen, yoğun beklentileri karşılamışa benziyor.