Max, ilk kez çıktığı Intercity İstanbul Park'a çabuk alışmıştı
© Getty Images / Red Bull Content Pool
F1

F1 Takviminin En İkonik Noktaları

Türkiye GP için geri sayım sürerken, Serhan Acar'a F1 takviminin en ikonik noktalarını sorduk. İşte usta spikerin cevapları.
Yazar: Serhan Acar
6 dakikalık okuma itibarıyla yayında
Formula 1 tarihindeki pek çok pist, gerek pilotlara çıkardığı zorluklarla gerekse izleyenlere hissettirdikleriyle adından sıkça söz ettirmiştir. Ancak Formula 1 takviminde öyle ikonik noktalar var ki bazıları bulundukları pistin bile önüne geçebiliyor. İşte Serhan Acar'a göre F1 takviminin en ikonik noktaları.

Monaco - Loews Virajı

Max Verstappen Monaco Grand Prix'sinde
Max Verstappen Monaco Grand Prix'sinde
Loews, normalde takvimin en yavaş virajı. 45 km/saat gibi bir süratle dönülüyor. Gerçek hayattaki otomobiller orada çift yönlü gidiyorlar. Yani trafik hem aşağıdan yukarı hem de yukarıda aşağıya akıyor. Daha önceki yıllarda gözümle gördüm, 20 km/saat civarında bir hızla ancak dönülüyor. Hatta kocaman otobüsler orayı zar zor dönmeye çalışıyorlar. Yavaş olması dışında Loews, takvimde açı olarak en çok dönülen yerlerden bir tanesi. Bundan dolayı, takımlar direksiyon sisteminde kilitlenme noktaları üzerinde ayar değişikliği yapıyor. Mesela İspanya’ya oranla neredeyse iki kat daha fazla direksiyon açısı kullanmak gerekiyor. Eskiden pilotlar bir buçuk tur kadar direksiyon çevirebiliyorlardı. Tabii bu açıyı değiştirmek için buna göre süspansiyondaki salıncaklarını ve diğer süspansiyon elemanlarının da değiştirilmesi gerekiyor.
Bütün bunlara rağmen yanlış açıyla girerseniz, otomobilin dönüş açısının yetmediği bir viraj haline gelebiliyor. Tabii Formula 1 otomobilleri kısa mesafelerde keskin dönüş yapmak üzere tasarlanmadığı için burası hakikaten çok yavaş olmasına rağmen çok teknik ve çok zor bir viraj. Diğer taraftan bu kadar yavaş olduğu için de dönmek uzun sürüyor. Burada ciddi bir tur zamanı da var. İyi veya kötü dönmenize bağlı olarak çok yavaş bir viraj olmasına rağmen ciddi bir zaman kazanabiliyorsunuz ya da kaybedebiliyorsunuz.

İngiltere - Maggotts/Becketts kompleksi

Maggots-Becketts
Maggots-Becketts
Burası eski ilk sektör. Gerçekten, çıplak gözle bir Formula 1 otomobilinin performansını görebileceğin en iyi yerlerden bir tanesi. Ben daha önce İngiltere’de gittiğim yarışlarda mutlaka buradan bir antrenman seyrederdim ki o müthiş performansı yakalayabileyim. Eski yıllara göre daha kolay çünkü şu anki otomobillerin yere basma gücü çok yüksek olduğu için daha rahat dönebiliyorlar. Buna rağmen tabii 300 km/saat ile başlayan, tam gaz gelinen sonra 290'a 280'e 240’a ardından 200’lere inilen ve sonra 250’lere çıkılan bir bölüm burası. Tabii otomobilin kendi akışıyla burayı dönüyorsunuz. Ve özellikle yüksek süratte yön değişimi açısından Formula 1 otomobilinin bütün maharetlerini takvimde en iyi görebileceğiniz yerlerden bir tanesi. Jenson Button burayı dönerken adeta kaskın içerisinde sırıttığını bile söylemişti.
Öte yandan burası çok akıcı bir yer olduğu için hakikaten ilk bölümüne yanlış açıyla girerseniz, tıpkı Suzuka’daki s virajlarda olduğu gibi, bir anda yarım saniyeye yakın zaman kaybetmek de söz konusu olabiliyor. Çoğunlukla pilotlar burada ayaklarını gazdan çekerek, yön değişimi yaparak ve vites düşürerek, aslında frene dokunmadan dönüyorlar. O açıdan gerçekten hem TV ekranında hem de gerçek hayatta insanı büyüleyen yerlerden bir tanesi.

Suzuka - 130R Virajı

best-crircuits-Suzuka-2010-Robert-kubica-130r
Suzuka'nın ünlü 130R virajı hala çok zorlu
Suzuka R130 da eski günlere göre daha kolay ama hâlâ çok meşhur virajlardan bir tanesi. Artık adeta tam gaz dönülen bir düzlük parçası haline geldi. Buna rağmen pilotlar buradan geçerken 5G’ye yakın bir yanal kuvvete maruz kalıyorlar. Yağlama sisteminin bu kuvvete rağmen otomobile doğru şekilde hizmet etmesi gerekiyor. Bir iki sene evvel, Leclerc’in burada tek elle bir dönüşü vardı, 2002’te Allan McNish burada çok büyük bir kaza yapmıştı. Dolayısıyla takvimde ismiyle beraber herkesin favori virajlarından bir tanesi. Her ne kadar geçtiğimiz dönemlere göre daha kolay olsa da…

Spa – Eau Rouge Virajı

best-crircuits-Spa-Francorchamps-2013-Mark-Webber
Spa'daki Eau Rouge unutulmaz bir viraj
Muhtemelen Formula 1 takviminin en ünlü virajı. Aynı zamanda en korkutucu ve en harika yerlerden bir tanesi. Yine eski yıllara göre 2002’den bu yana daha kolay. Bariyerler biraz dışarıya açıldı, şimdiki otomobiller için tam gaz dönmek daha kolay hale geldi. Burası aslında 'Raidillon de l'Eau Rouge' olarak geçiyor yani iki farklı virajın birleşimi. Fakat Eau Rouge olarak nam salmış vaziyette. Bu noktada hem sağa ve sola doğru yön değişimi var hem de yukarı ve aşağı doğru yön değişimi var. Yani otomobillerin özel olarak buraya doğru ayarlanması gerekiyor çünkü dikey anlamda süspansiyonun üzerinde çok büyük bir kuvvet oraya çıkıyor, özellikle de dibe vurduktan sonra yukarıya tırmanma kısmında. Dolayısıyla yağlama sistemi de bu dikey etkiye dayanacak şekilde tasarlanıyor. Buraya gelindiğinde tabii kuru zeminde yapılan 300 km/saat üzerinde bir süratten söz ediyoruz. -1,7G’den +1G’ye kadar bir dikey yük değişimi var ve bu esnada pilotun ağırlığı resmen sıfırlanıyor.
Pilotlar adeta son kısmı görmeden 300km ile otomobili bir çizgiye oturtmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla burası hakikaten eskisi kadar zor olmasa bile hâlâ F1’in en çok konuşulan en zor yerlerinden bir tanesi. Aslında TV ekranında anlaşılmadığı kadar fazla eğim farkı var. Diğer yandan da ciddi bir tırmanış var. Yaklaşık 80 metrelik bir tırmanış karşınıza çıkıyor. İşler ters gittiğinde ne olduğunu ise bu sene Norris’in kazasında gördük. Burayı şöyle yorumlayan pilotlar var: “Uçağı indirirken karşınıza bir dağ çıkması gibi.”

Intercity İstanbul Park - 8. Viraj

Max, ilk kez çıktığı Intercity İstanbul Park'a çabuk alışmıştı
Max, ilk kez çıktığı Intercity İstanbul Park'a çabuk alışmıştı
Pistin en meşhur virajı... Hatta neredeyse pistin kendisinden bile daha meşhur. Burada dört tane apex var. İlkine yanlış yerden yaklaşırsan tur zamanını kaybediyorsun. Toplamda 600 metreden fazla bir dönüş mesafesi var. Tur zamanının yaklaşık olarak %12’si burada geçiyor. 8 saniye ve üzerinde bir dönüşten bahsediyoruz. Bu seneki otomobillerle kuru zeminde pilotların burayı neredeyse tam gazla dönüşlerini izleyebiliriz. Bu arada ilerledikçe yanal kuvvet +3,5G’ye kadar geliyor. Bu viraj, pilotların boyun kaslarını en çok zorlayan yerlerden bir tanesi. Çünkü bildiğiniz gibi İstanbul Park saat yönünün tersine olduğu için pilotlar normalde alışkın olduklarından daha fazla sola dönüyorlar.
Ben bu virajı defalarca binek otomobillerle ve güvenlik aracıyla döndüm. Onlarca kez de yürüdüm. Her seferinde, orada olduğunuz anda insana heyecan veren bir yapısı var. Yani normal binek otomobille 110, 120 km/saat civarında dişinizi sıkmaya başlıyorsunuz. Spor otomobille 150, 160 km/saat civarında limite varmış oluyorsunuz. Ondan sonrası çok daha riskli ve tehlikeli hale geliyor ki biz Formula 1’de 270 km/saat ve üzerinde bir hızdan bahsediyoruz.
Yani inanılmaz hızlı bir yer. Bu viraj Türkiye’de olduğu için belki biraz taraflı bakıyoruz. Ama hakikaten başka bir ülkede olsaydı yine takvimin en heyecan verici, en meşhur noktalarından birisi olurdu. Nitekim bizden sonra yapılan Hindistan ya da ABD gibi pistlerde aslında 8.Viraj’ın kopyalarının da yapıldığını gördük. Ama tabii taklitler orijinalinin yerini tutmuyor. O yüzden 8. virajın çok ayrı bir yeri var, hem Formula 1 dünyasında hem de bizim kalbimizde...