Kapı görevlilerini, daha havalı tabirle “Doorman” olarak anılan kişileri nasıl bilirsiniz? Hafif cüsseli, belki siyah gözlüklü, belki kulaklıklı, mutlaka kara kuşaklı ve ‘rolü’ gereği asık suratlı... Kentin siması en meşhur ‘kapı adamı’ Giray Dalbayrak, kafalardaki o şablona pek de oturmuyor. Güler yüzlü, sıcakkanlı, yakışıklı, tarz, sakin, kibar ve fazlasıyla sabırlı.
15 senedir gece hayatının gizli kahramanı. Harbi gizli, harbi kahraman. ‘Gizliliği’, sima olarak herkes tarafından bilinmesine rağmen adını sanını, kimliğini ve karakterini geride tutabilmesinden geliyor; ‘kahramanlığı’ ise kapı görevlisi/müşteri ilişkileri insanı olarak doğru mekanda doğru kalabalığı tutturabilen denge olmasından. 2000’lerde ParkOrman’da başlamış, uzun bir müddet Lucca’nın kapısıyla özdeşleşmiş, daha sonra W Lounge ve Le Petite Maison’daki varlığıyla katkı sağlamış bir isim.
Şehrin en popüler barının, kulübünün kapısında görev icabı kimin içeri girip giremeyeceğine karar vermek dışarıdan fazla havalı bir meslek, güçlü bir görev gibi gözükebilir. Oysa bu görevi layıkıyla yerine getirmek için muhtelif meziyetler gerekli. Dinleyelim: “Sabır gerektiriyor. Hep sakin kalman lazım. Asla küstah olmayacaksın. Üstüne tatlı bir dille hep bir şekilde ağırlığını hissettirmen lazım.” Her şey tamam da en zoru şu olmalı: “İçeri alamayacağın insana bunu gururunu okşayarak söylemek!”
Asla ve asla, ne olursa olsun, ağzınızdan 'Sen benim kim olduğunu biliyor musun?' cümlesi çıkmasın!
Gece turuna çıkmadan evvel genel kanı, ortalama muhabbet belli: “O mekanda kimseyi tanıyor muyuz? Kapıyı tanımıyorsak giremeyiz.” Orada bir durun, rahat nefes alın. Giray diyor ki, “Hayır. İlle de kapıyı tanıman gerekmiyor.” Hiç öyle derin bağlantılarınız olmadan, öncesinde telefon trafiğine girmeden paşa paşa istediğiniz kulübe girmek, barda eğlenmek mümkün. Geçelim yazılmamış kaidelere, basit kriterlere...
Kural 1: Asla ve asla, ne olursa olsun, ağzınızdan “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” cümlesi çıkmasın. Giray, “Öyle kapı adamları var ki, gemileri yakmaya hazır, köpürecek birilerini arıyor,” diyor. “Aman. Sakın,” diye ekliyor. Tahriklere hiç gerek olmadığını hatırlatıyor. Unutmayın: Karşınızdaki güvenlik görevlisini korkutayım derken farkında olmadan onuruna, gururuna basmış olabilirsiniz. Al başına belayı.
Kural 2: Kurmaman gereken ikinci cümle de “Bi’ arkadaşa bakıp çıkıcam!” Çok klişe olmasına, bazen cümleyi gerçek anlamında kullanmanız gerekmesine rağmen “Yok,” diyor Giray: “Bu lafa kimseyi inandıramazsın.”
Kural 3: Damlı geldik/damsız düştük, kaç kız kaç erkek gitmeli sorunu. Altın oran şu: İkiye bir! “Sanılanın aksine zaten kadın çoğunluğu vardır çoğu mekanda. İdeali iki erkek bir kadın gitmektir. Böylece ideal bir denge sağlanır içerde.”
Kural 4: Bir selam ver. Hal hatır sor. Selamsız sabahsız bir karakter olsanız bile gece sokağa çıkınca azıcık nezaket bilmelisiniz. “Her şeyden önce saygı, sevgi, biraz nezaket,” diyor Giray. Hava cıva yapmak ya da sorgu suale çekilmesin diye gereksiz bir ağırlığa bürünmek de eksi puan. Aklınızda olsun. “Selam vermediğiniz bir mekanda servis çalışanlarından saygı, karşılık ve yanıt bekleyemezsiniz,” diye de ekliyor.
Kurallar tamam. Peki, bir kapı görevlisini iyi ve başarılı yapan kıstas nedir? Bir başka deyişle: Giray’ı Giray yapan şey ne? Her kapı görevlisi, çalıştığı mekana göre kendi kafasında bir profil, bir tarz oluşturur ve ona göre gelenlere ‘yardımcı olunur.’ Asıl ayrım, aldatıcı müşterilerde yaşanır. Giray’dan dinleyelim detayını: “Bohem bir tarzı, salaş bir duruşu var diyelim. Geride duran, çok da ismi bilinmeyen biri. Fakat mekan için mühim biri. Kılığa kıyafete bakıp içeri alınmaz genelde. İşte bu noktada tecrübe giriyor devreye. Adamın elini cebine sokuşundan tut seçtiği kelimelere, detaylara kadar bakıp anlaman gerekiyor. Basit kriterler yetmiyor.”
Diğerleri işe kılık kıyafeti süzerek başlarken, Giray önce gözlere bakıyor: “Çok ipucu vardır insanın gözlerinde. İnsanların gözünün içine bakmayı severim. Direkt anlarsın durumu.” ‘Kapı’ deyip geçmemek lazım. Bir dahaki kapı görevlisiyle yaşayacağınız diyalogda Giray’ın tavsiyelerini akla getirmek lazım.


