Görme Engelliler için Yeni Bir Kapı Açan Red Bull Basement Başarısı
Kronolojik ilerleyelim ve Red Bull Basement ile başlayalım. Sen ve Arjun 2024 edisyonuna başvurmaya nasıl karar verdiniz?
Argus’u ileri taşımak için yeni fırsatlar arıyorduk ve bunun bizim için gerçekten güçlü bir sıçrama noktası olacağını düşündük. Hem görünürlük açısından hem de içerde yer alan güçlü hikaye anlatıcıları ve pazarlamacılardan öğrenme fırsatı sunması nedeniyle çok cazipti. Ayrıca Red Bull Basement’ın Microsoft ve AMD gibi inanılmaz kurumsal partnerleri olduğunu biliyorduk. Hem teknik tarafta hem de hikaye anlatımı tarafında çok şey öğrendik.
Ulusal kazanan ilan edildiniz ve ardından World Final’a gittiniz. Tokyo’daki deneyim nasıldı?
Gerçekten çok değerli kazanımlar elde ettik. Workshoplar son derece faydalıydı. Özellikle iş modeli kanvası oluşturduğumuz bir oturum vardı ve bunu daha sonraki yarışmalarda da kullandık. Orada geliştirdiğimiz becerileri halen taşımaya devam ediyoruz. Kesinlikle daha iyi bir konuşmacı, daha iyi bir hikaye anlatıcısı oldum. Pazarları ve insanları düşünme biçimim gelişti. Konunun uzmanlarıyla konuşmak son derece öğreticiydi.
Kısa süre sonra Microsoft Imagine Cup’a katıldınız. Bu süreç nasıl gelişti?
Red Bull Basement bu noktada bizim için gerçekten güçlü bir hızlandırıcı oldu. Özellikle Microsoft for Startups ekibinden pek çok kişiyle tanışmamız etkiliydi ve oradan ciddi bir teşvik gördük. Süreç oldukça doğal ilerledi: “Tokyo’da tanıştık, Imagine Cup’a da başvurmalısınız” şeklinde bir yönlendirme aldık.
Büyük ödülün ötesinde, Microsoft Imagine Cup deneyiminden sizin için öne çıkan kazanımlar nelerdi?
Bu deneyim olağanüstüydü. Hem teknik tarafta hem de hikaye anlatımı tarafında güçlü geri bildirimler aldık ve yarışma boyunca donanımımızı geliştirmeye devam ettik. Partnerlerimiz ve mentorlarımız bu süreçte son derece destekleyiciydi. AMD ekibiyle de birkaç önemli görüşme yaptık. Örneğin; bizi kendi kamera uzmanlarıyla buluşturdular, Argus’a entegre etmek istediğimiz bazı özellikler için değerli yöntem önerileri paylaştık.
Daniel Kim and Arjun Oberoi pitch Argus at the Microsoft Imagine Cup final
© Photo courtesy of Microsoft
Argus ile son dönemde başka neler üzerinde çalışıyorsunuz?
Donanım tarafında sürekli tekrar yapıyoruz. Cihazın güvenilirliğini adım adım artırırken, yalnızca giriş ve çıkış konuşmasının ötesine geçen haptik geri bildirimler ve pek çok yeni özellikle deneyimi daha kapsayıcı ve kesintisiz hale getiriyoruz. Son dönemde entegre ettiğimiz en önemli yeniliklerden biri, sensörler oldu. Bunlardan biri duvar gibi engelleri algılamak için doğrudan ileri bakıyor, diğeri ise çıkıntı ve düşüşleri tespit etmek için 45 derece aşağıyı tarıyor. Böylece Argus, çevredeki engelleri sürekli olarak kontrol altında tutuyor.
Microsoft Imagine Cup’ı kazanmanızın bir parçası olan 100.000 dolarlık ödülü nasıl değerlendireceksiniz?
Bu ödül bizim için pek çok yeni kapı açıyor. Şu ana kadarki en büyük zorluğumuz Argus’un tamamen öz kaynaklarla geliştirilmiş olmasıydı. Bu nedenle toplamda yalnızca beş cihaz üretebildik ve bu durum beta test kapasitemizi sınırladı. Bundan sonraki süreçte Argus’u daha büyük ölçekte üretmeyi hedefliyoruz. Kısa vadede en somut hedefimiz 500 beta kullanıcıya ulaşmak. Bu sayede çok daha fazla veri toplayacak ve ürünü günlük kullanıma daha uygun hale getirecek yeni özellikleri nasıl entegre edebileceğimizi göreceğiz. Ardından, geniş pazara sunmaya hazır olduğuna inandığımız nihai versiyon ortaya çıktığında farklı dağıtım kanallarını değerlendirmeye başlayacağız.
Üniversite öğrencisi olmanın yoğunluğuna rağmen yarışmalara zaman ve enerji ayırdınız. Yoğunluk nedeniyle fırsatları erteleyen yenilikçi fikirlere sahip kişilere ne tavsiye edersiniz?
Şunu söyleyebilirim: Denemeden asla bilemezsiniz. Kulağa klişe gelebilir ama bu sürece dönüp baktığımızda her şeyin Red Bull Basement başvurusuyla başladığını görüyoruz. Bir anda pek çok kapı açıldı. Bunun bizi 100.000 dolarlık ödüle, sayısız öğrenime ve değerli bağlantılara götüreceğini biz de başta bilmiyorduk. Hangi adımın o kartopunu harekete geçireceğini asla öngöremezsiniz. Eğer fikriniz sizin için gerçekten önemliyse, zaman yaratmanın bir yolu neredeyse her zaman bulunur.
Her şey Red Bull Basement’a yaptığımız başvuruyla başladı ve sonrası kendiliğinden geldi.
Zaman demişken, Argus cihazında yapay zeka özellikleri var. Peki işin iş tarafında da AI kullanıyor musunuz?
Evet, kesinlikle iş akışımızı ciddi şekilde kolaylaştırıyor. Eskiden saatlerimizi alan pek çok rutin işi artık devredebiliyoruz. Açıkçası adeta bir stajyeriniz varmış gibi hissettiriyor.
Eklemek istediğin başka bir şey var mı?
Bu deneyimler ve zamanımı yönetme süreci benim için güçlü bir içgörü yolculuğu oldu. Benim için gerçekten nelerin önemli olduğunu daha net gördüm. En büyük derslerden biri ise şu oldu: Geliştirme sürecinin merkezinde mutlaka empati yer almalı. Kurucu yolculuğu bana erişilebilirliğin bir özellik değil, temel bir insan hakkı olarak ele alınması gerektiğine daha da güçlü şekilde inandırdı. Vermek istediğimiz mesaj tam olarak buydu ve karşılık bulduğunu düşünüyorum.