Lady Gaga'nın ekibi sağlam
© [unknown]
MÜZİK

Lady Gaga’nın Canavarlarıyız

Lady Gaga İstanbul’daydı. Çok konuşulan konsere dair bizim de diyeceklerimiz var.
Yazar: Ayhan Abayhan
3 dakikalık okuma itibarıyla yayında
Lady Gaga, İstanbul, 2014
Lady Gaga, İstanbul, 2014
İstanbul’a ayak bastığı anki görüntüleriyle “geldi bomba” dedirtmişti, İTÜ Stadyumu’nda sahneye çıktığı andan inene kadar, aynı şeyi söylemeye devam ettik.
Lady Gaga, son albümü Artpop’u destekleyen artRAVE: the ARTPOP Ball turnesi kapsamında ilk kez İstanbul’daydı. Gaga’yı havaalanında coşkuyla karşılayan hayranları, ki kendilerine “little monsters” (küçük canavarlar) deniyor, konser alanında erkenden yerlerini almış, anne “monster”ı acayip bir heyecanla bekliyorlardı. Acayip diyorum çünkü böylesine “adanmış” bir hayran kitlesi görmemiştim daha önce. En azından dünya gözüyle.
Lady Gaga, yarattığı ve isim bile verdiği bu kitlenin desteğini sonuna kadar arkasında hissettiğinden, sahnede inanılmaz rahat doğal olarak. Ve sadece o küçük canavarlar için orada olduğunu, aralarındaki büyük sevginin paylaşımına şahit olmaya geldiğini ve elbette eğlencenin dibine vurulacağını en baştan söyledi. Türkçe “Sizi seviyorum” daha ilk şarkıda, Artpop’ta geldi.
Lady Gaga, Türk hayranından gelen mektubu okudu
Lady Gaga, Türk hayranından gelen mektubu okudu
ArtRAVE: the ARTPOP Ball turnesi kapsamında olduğundan, Lady Gaga’nın İstanbul konserinde de görkemli denebilecek bir sahne düzeneği vardı. Hem Gaga’nın hem de dansçıları ve müzisyenlerinin kostümleri ve koreografiler, turnenin konseptini yansıtıyordu. Sıklıkla, konserde değil de koca bir rave partisinde olduğumuz hissine kapılmamız bu yüzdendi herhalde.
Akılda kalan anlar
- Konserin doruk noktası You and I isimli şarkının sahneye taşındığı andı denilebilir rahatlıkla. Bu şarkıda Lady Gaga piyanosunun başına geçti ve gözüne kestirdiği bir hayranını sahneye çağırdı. İranlı olduğunu öğrendiğimiz bu küçük canavar, şarkı boyunca Lady Gaga’nın yanında oturdu (neyse ki bayılmadı). Gaga en iyi vokal performansını da bu şarkıda sergiledi. “Madonna’da böyle ses yok” geyiğini elbette bu anlarda çevirdik.
- Lady Gaga, doğal olarak defalarca kostüm değiştirdi ancak bu seanslar şaşırtıcı derecede kısa sürdü. Konserin sonlarına doğruysa kostüm değişikliğini sahnede yaptı. Konserin en iyi anlarından biri de buydu.
- Lady Gaga, konser boyunca “Oturmaya mı geldik?” havasındaydı ancak hayranlarına cesaret verici konuşmalar yaptığı anlar da oldu (piyanoyla farklı bir şekilde yorumladığı Born This Way esnasında özellikle). “Sanata özgürlük” dedi, ön taraftaki hayranlarının konser boyunca salladığı LGBT bayrağının daha da yükseklerde havalanması gerektiğini söyledi. “Kendinizden utanmayın, kimliğinize sahip çıkın, cesur olun” diye yineledi.
- Konserde büyük ekranlara sık sık yansıyan küçük canavarlara özenmemek elde değildi. Epey gözyaşı döktüler ama çok da eğlendiler. İki saatliğine dünyayı unuttular.
Lady Gaga’yı tam zamanında, kariyerinin doruğundayken izlemek güzeldi. “Maç dağılmadan metroya yetişmek lazım” telaşıyla gerçek hayata dönüş biraz ani oldu ancak öncesindeki iki saat boyunca Lady Gaga bizi başka bir aleme götürdü. Sevdik o dünyayı.