Bir gol sevincini unutulmaz kılan nedir? Geçtiğimiz sene Ponticelli-Rio Terme maçından gelen çılgın video bize ilham vermişti; en yaratıcı, en orijinal gol sevinçlerini derlemiştik. Brezilyalı Bebeto’nun 1994 Dünya Kupası’nda arkadaşlarını da yanına çağırıp hazırladığı “beşik sallama” mizanseninin başı çektiği bu tür gol sevinçlerinin yanında bir de golün önemi ya da maçın unutulmazlığıyla ölümsüzleşen gol sevinçleri vardır: Roger Milla’nın Kamerun’u dünya haritasına soktuğu golü kutlarkenki dans figürleri, Hırvatistan karşısında takımını finale taşıyan Lilian Thuram’ın Rodin heykeline dönüşüvermesi, İlhan Mansız’ın Senegal’e attığı altın gol sonrası altın koşusu veya Paolo Rossi’nin gözyaşları gibi unutulmaz Dünya Kupası golleri mesela... İnsanlara “Zidane elini havaya açtığında şurada şunu yapıyordum” dedirtebilecek kudrete tek seferde ulaşabilmiş gol sevinçleridir bunlar.
Offsite’ın bu ayki bölümünde ise bir oyuncuyla özdeşleşen ve mucidi tarafından tekrar yoluyla mükemmelleştirilen, tek başına bir marka halini alan gol sevinçlerini derledik. Bu marka konusuna tekrar değineceğiz!
1) Alan Shearer
260 golle Premier League rekorunu hala elinde bulunduran Ada’nın büyük golcüsü, her futbolseverin aklına aynı imgeyle kazınmıştır: Birkaç saniye önce attığı golün gururuyla sağ elini havaya kaldırmış bir 9 numara. Alan Shearer kariyeri boyunca özellikle Newcastle United ve İngiltere milli takımı için kamyon dolusu gol attı. Gollerin değerleri değişkendi, fakat sabit olan tek şey vardı: Havaya kaldırılmış bir sağ el. Bazıları bunu çok sıkıcı buldu. Shearer ise St James’ Park önüne dikilmiş heykelinin figürünü daha o günlerden hayal etmeye başlamıştı.
2) Raul
1994 yılında hayatımıza La Fábrica’nın son büyük mahsulü olarak giren Raul’ün hikayesi aslında şehrin diğer büyük kulübünde başlamıştı. 7 numaralı formasıyla bir Real Madrid efsanesine dönüşen Raul, kulübüyle 6 La Liga, 3 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna erişirken en güzel gollerini sade ve asil bir jest takip ediyordu. Real Madrid’in solak gol sanatçısı, 1999’da evlendiği eşi Mamen Sanz için her golden sonra dudağını yüzük parmağına götürüyordu. Bu jeste yeni evlenmiş golcüler zaman zaman başvursa da hiçbiri Raul kadar sık tekrarlamadı. Sadece Real kariyerine 228 gol sığdıran bir oyuncuyu, bu alanda geride bırakmak çok kolay olmasa gerek.
3) Jürgen Klinsmann
Aslında Jürgen Klinsmann’ın bu sevinci tedavülde kalma süresiyle diğerlerinden biraz ayrılıyor. Ancak “Klinsmann dive” tabiri Britanya popüler kültüründe öyle büyük bir yeri işgal ediyor ki bu gol sevinci yalnızca iki kez tekrarlanmış olsa bile listemizdeki yerini sonuna kadar hak etti.
Alman milli takımının sarı fırtınası 1994 yazında Tottenham’a transfer olduğunda, Ada basınıyla çalkantılı ilişkileri yeni bir boyut kazanıyordu. Güzel oyunu kendini yere atan (bunun için “dive” yani dalış tabiri kullanılır) futbolculardan arındırmayı kendine görev bilmiş İngiliz futbol çevreleri, Klinsi’yi en büyük “diver” ilan ediyordu. Hatta ilk basın toplantısında Klinsmann’a yöneltilen sorulardan biri “Kuzey Londra’da iyi bir dalış kulübü bulabildiniz mi” olacaktı.
Teddy Sheringham’ın ise yeni takım arkadaşını bu eleştirilerden kurtarmak için parlak bir fikri vardı. Fikir Klinsmann’ın Tottenham formasıyla attığı ilk golden sonra hayata geçti ve Klinsmann Sheffield Wednesday ağlarını sarsan kafa vuruşundan sonra rakip tribünlere gerçek bir “dalış” gösterdi. Bir hafta içinde Britanya’nın her köşesinde çocuklar bu hareketi taklit ediyordu.
4) Lomana LuaLua
Bazen gol sevinçleri, golün kendisinden daha fazla efor gerektirebilir. Bunun akla gelen ilk örneklerinden biriyle 2012’den beri ligimizde forma giyen Lomana LuaLua sayesinde tanışmıştık. Obafemi Martins, Miroslav Klose, Nani gibi oyuncuların taklaları da çok konuşuldu, ancak Kongolu forvetin perendelerini hiçbiri gölgede bırakamadı. LuaLua akrobatik taklalarına bu ay içinde transfer olduğu Akhisar Belediyespor’da devam etmeyi umuyor.
5) Peter Crouch
2006 yazında dünya Arctic Monkeys’in ilk albümü Whatever People Say I Am, That’s What I’m Not’ı konuşuyordu. Sheffield’dan çıkan gençlerin müziği bir yolunu bulup futbol sahalarına da girecekti. 2006 Dünya Kupası öncesinde David Beckham’ın evindeki özel partide yapılan çekimlerde, İngiltere’nin yeni gol umudu olan “pivot santrfor” Peter Crouch’un robotik dans figürleri büyük ilgi görmüştü.
Almanya öncesi hazırlık maçlarında Macaristan ve Jamaika’ya attığı gollerden sonra robot dansıyla sevinen Crouch, bu gol sevincini markalaştırmak yerine emekli etmeyi seçti. İngiltere Dünya Kupası’nı kaldırana kadar robot dansı yapmama kararını açıklayan Crouch’un totemi de henüz işe yaramadı. İngiltere 1966’dan beri süren bekleyişini en az dört yıl daha sürdürmek zorunda.
6) Francesco Totti
Roma’nın sadık yıldızı sahadaki ciddi duruşuyla bilinse de gol sevinçlerinde yaratıcılık ve mizaha başvurmaktan asla kaçınmıyor. Forma altındaki tişörtlere yazılan mesajlar sarı kartla cezalandırılmaya başladığından beri işleri zorlaşsa da Francesco Totti asla hayal kırıklığına uğratmıyor. Yakın zamanda başkent derbisindeki golü taraftarlarla selfie çekilerek kutlayan Totti’nin markalaşmış gol sevinci ise biraz daha farklı.
Eşi Ilary Blasi’nin ilk hamileliğini formasının içine soktuğu futbol topuyla bir doğum mizanseni yaratarak kutlayan Totti, ilk çocuklarının doğumuyla birlikte her golden sonra başparmağını ağzına götürerek sevinmeye başladı. Totti’nin iki çocuğu da ilkokul çağına gelmiş olmasına rağmen bu ritüelden vazgeçmiş değil. Ölümsüz bir gol sevinci, bir babanın çocuklarına verebileceği en iyi hediyelerden biri değil mi sizce de?
7) Nihat Kahveci
Çek Cumhuriyeti’ne attığı golden sonra topu filelerden alıp sağ yumruğunu havaya kaldıran Nihat Kahveci imgesi hepimizin gözleri önünde. Fakat bundan çok önce Nihat, altyapıdan çıkmış bir genç yıldız olarak Beşiktaş taraftarlarını etkilemekle meşgulken farklı bir gol sevinciyle özdeşleşmişti. Selfie çağlarının başlamasına yıllar varken, her golden sonra kapalı tribün önüne uzanıp sağ işaret parmağıyla poz veriyordu. Real Sociedad’a transfer olduktan sonra bu sevinci Bask bölgesine de taşıyan Nihat, ilerleyen yıllarda Raul’ün mükemmelleştirdiği yüzük parmağı ritüelinin de takipçilerinden oldu.
8) Alberto Gilardino
2002’de transfer olduğu Parma’da attığı gollerle İtalya milli takımına kadar yükselen Alberto Gilardino, orijinal stilini bir adım öteye taşımış ve gollerinin estetiğini ‘kemancı’ sevinciyle ilerletmişti. Gelişen bilgisayar oyunları bu ritüeli veritabanlarına eklediğinde, herkes İtalya’yı seçip Gilardino’ya gol attırmanın peşine düşüyordu.
9) Daniel Güiza
Gilardino’nun kemanı varsa, Fenerbahçe taraftarlarının pek iyi hatırlamadığı İspanyol golcü Daniel Güiza’nın da oku vardı. Mallorca ile La Liga gol krallığına ulaştığı 2007-08 sezonundan sonra milli takıma da yükselen Güiza ‘okçu’ sevinciyle hafızalarda yer edecek gibi görünüyordu. Bu sıra dışı sevinç ve attığı birkaç kritik gol hala akıllarda olsa da kaçırdığı gollerin anısı bazılarımız için biraz daha güçlü olabilir.
10) Gareth Bale
Galli yıldızın gol sevincinin seveni kadar sevmeyeni de var. Fakat listemizin başlığındaki “markalaşmış” kelimesinin içini en iyi dolduran gol sevincini dışarıda bırakamazdık.
Southampton altyapısında yetişip Tottenham sol kanadında hepimizi etkileyen Gareth Bale, rekor bir transfer ücretiyle Real Madrid’e geçişinden önce markasını tam anlamıyla koruduğundan emin olmak istiyordu. Tottenham’da oynarken başladığı ‘kalp’ sevincini markalaştırmak için Intellectual Property Office’e yaptığı başvuru olumlu sonuçlansa da bu, eski takım arkadaşı Angel Di Maria’yı durdurabilmişe benzemiyor.
OffSite'ın yeni bölümünde gelecek ay yine ilgi çekici bir listeyle karşınızda olacağız.

