OYUN

Özlediğimiz Oyunlar: Ultimate Soccer Manager

90'lı yıllarda menajerlik denince akla ilk o gelirdi. Efsane oyunu analım istedik!
Yazar: Mustafa Demirtaş
2 dakikalık okumaPublished on
90’lı yılların ortasında, artık klavyenin a, s, d tuşlarını biraz rahat bırakıp, futbol oyunlarında alternatif bir yere yönelmeye başlamıştık. Sahanın içinde rol almaktansa, saha kenarındaki teknik direktör olmak, transferler yapmak, beğenmediğin oyuncuyu kapının önüne koymak, hatta stadyumun seyirci kapasitesini büyütmek gibi şeyler de cazip gelmeye başlamıştı. Yani, menajerlik oyunları. CM ya da FM piyasayı tamamen ele geçirmeden önce, 1997 ve 1998 yıllarında iki kez piyasaya sürülen, oynanabilirlik adına müthiş tat bırakan bir oyun vardı: Ultimate Soccer Manager.
"Gol oldu gol! Bas replay'e..."

"Gol oldu gol! Bas replay'e..."

© [unknown]

Belki grafikleri kara kutu atari seviyesindeydi ama maç motoru oldukça zevkliydi bu oyunun. Futbolcularda geri vites yoktu, yani geriye hiç koşmazlardı. Şutlar da genellikle kalecinin üzerine giderdi, “acaba gol olur mu, olmaz mı?” beklentisi her şutta olurdu o yüzden. Ancak süper star golcüler, kalecinin uzamayacağı köşeye şutunu atardı, Juventuslu genç Inzaghi mesala… Oyunun en iyi forveti oydu. En iyi orta sahası Zidane, en iyi defansı da Markus Babbel.
"Sor bakalım, Jose Mari'ye kaç istiyorlarmış?"

"Sor bakalım, Jose Mari'ye kaç istiyorlarmış?"

© [unknown]

Transfer işlemleri oldukça resmiydi, faks çekerek olaya giriyordunuz. Eğer kulübün ya da oyuncunun niyeti yoksa çekeceğiniz fakslar tamamen harcanan kağıt parçası oluyordu. Oyunun menüsünün de heyecanlı bir tarafı vardı. Müziği çok enerjikti, bölümlere geçtiğinizde çıkan efektler sizi sizden alabilirdi. “Acaba gazetede bizim maçtan sonra ne yazmışlar?” diye gazeteyi açıyordunuz hışırtı sesleri içinde. Oyun aslında basitti, haliyle kötü sonuçlar sonrasında kovulmanız da bir o kadar basit! Bir anda kendinizi eşyalarınızla birlikte, elinizi başınıza sıkıştırmış şekilde buluyordunuz.
Ultimate Soccer Manager’ın en farklı ve hatta hala bir menajerlik oyununun ekleyemediği bir özelliği vardı, duran top organizasyonu. Bunun için özel bir bölüm vardı, resmen kafanızda senaryo çizerek oyuncularınıza aşılıyordunuz ve sonrasında o özel çalışmayı, antrenman programına ekliyordunuz. Sonra maç anında bir duran top olunca, bir bakıyordunuz ki çocuklar öğrendiği taktiği sahada uyguluyor ve golü buluyor. Şike yapma özelliği bile vardı ama tabii biz o seçeneği görmezden gelmeyi tercih ettik, parayı bastık, Inzaghi’yi aldık, hakkımızla kazandık!
Ultimate Soccer Manager 1998 sürümünden sonra piyasada görülmedi. Ancak tutkunları onu 2000’li yıllarda bile pek bırakamadı. Kesinlikle bağımlılık yaratan oyunlardandı. Özledik!