MÜZİK

Red Bull Music Festival Istanbul'un Konuklarından Afrodeutsche ile Tanış

© Felipe Pagani
Yazar: Red Bull
1 - 15 Ekim tarihleri arasında şehri ele geçirecek Red Bull Music Festival Istanbul'un konseptlerinden Futurave Night'ta performans sergileyecek isimlerden Afrodeutsche mercek altında!
Afrodeutsche ya da gerçek adıyla Henrietta Smith-Rolla, hareketli Manchester sahnesinin son yıllarda adından söz ettiren isimlerinden. Dans müziğine kendine has yorumunu katan Afrodeutsche, bir arada düşünülmesi zor sound’ları birlikte kullanmaktan çekinmiyor. Online radyo istasyonu NTS Manchester için hazırladığı mix de bunun kanıtı.
Elektronik müzik, Afrodeutsche için sound’unun vazgeçilmezi. Ve bunu şu sözlerle anlatıyor: "Elektro müziğin dilini seviyorum. Hiçbir zaman tekdüze değil, hep bir hikaye barındırıyor."
Smith-Rolla, Afrodeutsche projesine yaklaşık üç yıl önce hayat verdi. Kökenleri Gana, Almanya ve Rusya’ya dayanan sanatçının neden böyle bir isim seçtiğini anlamak zor değil. Ancak Smith-Rolla’nın müzik kariyeri Afrodeutsche öncesine dayanıyor. Silver Club, Sisters Of Transistors ve Toolshed gibi grupların parçası olduktan ve Manchester’ın ünlü mekanlarında çalmaya başladıktan sonra ise kendi sound’unu yaratmaya koyuldu. Klasik piyano bestelerini elektronik müzikle buluşturarak yaptığı denemeler ona özgün bir sound kazandırdı.
Afrodeutsche’nin NTS Manchester için hazırladığı özel mix hemen aşağıda. Röportajı okumak içinse kaydırmaya devam edebilirsin.
Film müziklerinin ve doğal seslerin sana verdiği ilhamdan bahsediyorsun. Spesifik bir örnek vermen mümkün mü?
1940 - 1960 arasında yıllar yapılan filmlerin müziklerinden çok etkilendiğimi söyleyebilirim. O dönemde film müzikleri genelde bir orkestra tarafından yapılıyordu. Müziklerin aranjmanına da çok özen gösterilen bir dönemden bahsediyoruz ve bu benim için de çok önemli bir detay. Bir film müziğinin aranjmanını yaparken izleyiciyi/dinleyiciyi nasıl etkileyeceğinizi düşünmeniz gerekiyor.
Bence müzikle ilgilenen herkesin seslere karşı da ilgisi var. Seslerle ilgi duyuyorsanız da duyduğunuz her şey sizin için ilham kaynağına dönüşebiliyor. Bunu fark etmek ya da edememek ise başka konu. Ses, benim için müzik demek. Bazen yürürken bile kendi içimde müzik yapıyorum. Yaya yolunda karşıdan karşıya geçerken ya da büyük bir aracın hızla yolda ilerlediği anda çıkardığı sesler benim için farklı şeyler ifade ediyor. Telefonumda da bu seslerin onlarca kaydı var. Belki de sadece bunun için bir kayıt cihazı almam lazım!
İlk albümünün Skam gibi bilinen bir şirketinin etiketiyle yayınlanması nasıl bir duygu?
Rüya gibi! Böyle bir şeyin olduğuna hâlâ inanamıyorum. Skam’in her zaman hayranı olmuşumdur, bu nedenle benim için böyle bir şeyin anlamı çok büyük. Albüm çıktığı an ne yapacağımı bilemeyecek kadar mutluydum. Ama bir açıdan da garip bir şeydi bu. Müziğimi yaratırken bir beklentim yoktu. Kendim için yazıyordum şarkıları aslında. Başkaları kayıtlarımı duyduktan ve ilgilendikten sonra albümü yayınlamaya karar verdim.
Quotation
Bir performansımın ardından seyircilerden biri yanıma gelip 'Müziğinin bu kadar duygusal olduğunu bilmiyordum' dedi. Ben de teşekkür edip buna rağmen şarkılara dans ederek eşlik etmek garip değil mi, diye sordum. Birinin sizi anladığını görmek özel bir duygu.
Afrodeutsche
Prodüksiyon aşamasından ve kullandığın synth’lerden bahseder misin biraz?
Yamaha DX7 ve Korg MS2000 kullandım. Farklı amp’ler kullanarak daha analog bir sound yaratmaya çalıştım. Kayıt yaparken de canlı performanslarımdaki gibi farklı şeyleri bir araya getirmeyi severim. Tek bir bassline kaydedip kopyalamak yerine şarkının sonuna kadar çalmaya devam ediyorum. Hatalarıyla, doğrularıyla daha 'canlı' bir sonuç çıkıyor ortaya böylece.
Bu şarkıları canlı çalmak nasıl bir deneyim senin için?
Duygusal hissettiğimi söyleyebilirim. Bu, çok kişisel bir albüm ve seyirciye bu kadar dürüst olmak da garip geliyor. Bazen insanlar kelimeler olmasa bile ne demek istediğimi anlıyor. Bir performansımın ardından seyircilerden biri yanıma gelip 'Müziğinin bu kadar duygusal olduğunu bilmiyordum' dedi. Ben de teşekkür edip buna rağmen şarkılara dans ederek eşlik etmek garip değil mi, diye sordum. Birinin sizi anladığını görmek özel bir duygu. Müziğin hayatımda böyle bir yeri olduğu için mutluyum.
Afrodeutsche
Afrodeutsche canlı performanslarında sinematik bir evren yaratıyor
NTS Manchester için hazırladığın mix’e dönelim. Kayıt aşamasını anlatır mısın?
Dürüst olmak ve şu an hissettiğim duygular üzerine bir mix bu. 80’ler ve 90’lardan kalan optimist anıları düşünerek kaydettiğimi söyleyebilirim. Tekrar babamı aramaya başladım. Bunun ne kadar karmaşık olduğunu anlayabilirsiniz. Bu kayıtlar da bana süreçte çok yardımcı oluyor.
Son zamanlarda setlerinde hangi kayıtları çalmaktan hoşlanıyorsun?
Jensen Interceptor bu ara çok takıldığım bir isim. L.F.T. albümü CPU favorilerim arasında. Ve tabii ki Dixon Avenue, Underground Resistance ve Dopplereffekt gibi isimler…
Afrodeutsche ve daha birçok ismin sahne alacağı Red Bull Music Festival Istanbul'un beş farklı konseptinden Futurave Night'a dair detaylar ve biletler hemen aşağıda.