Roger Federer, Wimbledon
© Shaun Botterill/Getty Images
TENİS

5 Anıyla 1 Efsane: Roger Federer

Tenis tarihinin gelmiş geçmiş en iyisine, kariyerinin en unutulmaz beş anıyla saygı duruşu!
Yazar: Mustafa Demirtaş
3 dakikalık okumaPublished on
Kazanılmış tam 17 Grand Slam, kırılmış yığınla rekor… Servis beklerken çevirdiği raketi, tek el backhand’leri, yok edici forehand’leri, kupayı almaya giderken giydiği beyaz takımı… Sadece başarılarıyla değil, tenis severlerin zihnine kazındığı centilmenliğiyle de bir efsanedir Roger Federer. Bugünlerde -ilerleyen yaşına rağmen- eski günlerine dönüş sinyali veriyor ve hala onu kortlarda gördüğümüz için çok şanslıyız. Biz de Ekselansları'nı hala faal bir efsaneyken analım istedik ve Roger Federer’in muhteşem kariyerinden onu özetleyecek 5 an seçtik.

Sampras’ı eleyen genç FedEx

Roger Federer öncesi, “tenis tarihinin en iyisi kim?” tartışmaları iki isim arasında geçerdi: Sampras ve Agassi. Sampras, aynı zamanda Federer’in de en büyük idolüydü ve 2001’deki Wimbledon 4. Tur eşleşmesi, Federer’in karşısına idolü Sampras’ı çıkarmıştı. Federer, o maç sonunda Sampras’ı turnuva dışına iterek büyük bir sürprize imza atmıştı. Bu aynı zamanda bir efsanenin doğuşu, başka bir efsanenin ise vedası gibiydi.

Gözyaşıyla da konuşabilen adam

Roger Federer’in en belirgin özelliği, kortta asla soğukkanlılığı elden bırakmamasıdır. Kendisine çok az sinirlenir ya da sinirlense de bunu rakibinin görmesine izin vermez. Baskı altında bile sakinliğini korur, kritik puanlar onun işidir. Ama bazen, maç sona erdiğinde zincirlerle bağladığı duygularına engel olamaz. 2009 Avustralya Açık’ta ezeli rakibi Nadal’a finalde kaybettikten sonra bir açıklama yapmak ister, ama gözyaşları buna engel olur. Yine de o gücü tekrar bulduğunda söylediği sözlerden biri, maçı Nadal’ın hak ettiğidir. Nadal da buna, “Ne hissettiğini anlıyorum, ama unutma: Sen tenis tarihinin en iyisisin!” der. Ve efsane ikili, tenise neden “centilmenlerin sporu” denildiğini kanıtlar.

Bacak arası sayısı

Nadal’dan sonra, Federer’in en büyük rekabeti yaşadığı ikinci isim: Novak Djokovic. Bugünlerde Djokovic, Federer’den üstün gözükse de bir zamanlar o da İsviçreli efsaneden nasibini alıyordu. Özellikle de Amerika Açık’ta Federer’in Djokovic’ten aldığı sayı… Bacak arasından, üstelik topu ulaşılmaz yere göndermek; FedEx işi bitiriş!

15’inci Grand Slam şampiyonluğu

2009’daki Wimbledon Finali, tarihi bir rekora tanıklık edecekti. Roger Federer için vakit artık, istatistiksel olarak da “gelmiş geçmiş en iyisi” unvanını elde etme vaktiydi. Andy Roddick’e karşı oynayacağı finali kazanırsa, aynı zamanda 15’inci Grand Slam zaferini de yaşamış olacak, böylelikle 14 Grand Slam şampiyonluğu olan Pete Sampras’ı geride bırakacaktı. Roddick, beklenenin çok üzerinde bir performans sergiledi, maç 2-2’yle final setine uzandı. Wimbledon tarihinin en uzun finali yaşandı ve sonunda final setini 16-14’e getiren Federer, kırılması güç bir rekorun sahibi oldu. İsviçreli efsane, o Grand Slam şampiyonluğunun üstüne iki kardeş daha getirecek ve toplam Grand Slam şampiyonluklarını 17’ye çıkaracaktı.

Kortlarda King, dışarıda aile babası

Süperstarların şöyle bir özelliği vardır, dışarıdan bakıldığında sanki "normal bir insan" değillermiş gibi gözükürler. Onları hiç koltukta ayaklarını uzatıp televizyon izlerken, çalan bir alarmı nefret dolu bakışlarla "ertele" tuşuna basarken hayal edemeyiz. Ama Roger Federer, biraz farklı. Belki tenis tarihinin gelmiş geçmiş en iyisi olabilir ama o ününü hiçbir zaman farklı şekilde kullanmadı. Ona baktığımızda aynı zamanda sıradan bir insan, iyi bir aile babasını da gördük. Her zaman yanında olan eşi Mirka ve ikiz çocukları, onun için yaşadığı onca başarıdan çok daha değerli. Yukarıdaki video kortlardaki King'in, aynı zamanda çok iyi bir aile babası olduğuna güzel bir örnek...