Mario Jardel Galatasaray formasıyla Super Kupa maçında Real Madrid ağlarını sarsmayı başarmıştı.
© Jed Leicester/GettyImages
Futbol

Süper Lig Tarihinin En İyi 11 Yabancı Golcüsü

Kariyerleriyle, performanslarıyla ve elbette attıkları gollerle Türk futboluna damga vurmuş en iyi 11 yabancı golcü listemizde.
Yazar: Mustafa Demirtaş
6 dakikalık okumaPublished on
Futbol tarihine adını en kalın harflerle yazdıran, yıllar geçse de hala adları sayıklanan bir mevkidir golcülük. Çünkü gol, hafızalardaki en belirgin sahnedir. Futbola dair hayal meyal hatırladığınız ilk şeyler, çocukken izlediğiniz bir gol olur, öyle değil mi? Hatta çocukken izlediğiniz o ilk gollerin sahibi, aklınızda hep gelmiş geçmiş en iyi golcü olarak kalır. Peki, sahiden ülkemize gelmiş yabancılar arasında tarihin en iyi 11 golcüsünü seçsek listede kimler olurdu? Bu soru üzerine kafa yorduk, şöyle biraz hafızalarımızı zorladık ve ilk 11’i belirledik.
Seçim yaparken aldığımız kriterler şunlar oldu: Kariyer, performans ve alınan başarılarda takıma direkt etki. O nedenle mevki olarak “golcü” aradığımız için, tarihin en çok gol atan yabancı oyuncusu Alex, santrfor değil de buradaki döneminde daha çok kanat oynatılan Nicolas Anelka, tam olarak golcü olarak görülmeyen, ikinci forvet veya gezgin forvet gibi izlediğimiz Daniel Amokachi bu listede yer alamadı. Aynı zamanda zengin kariyere sahip olsa da buradaki performansıyla liste dışında kalanlar oldu, Robin van Persie gibi… Pek tabii henüz yeni transfer olan Gomis, Negredo gibi oyuncular da değerlendirme dışı kaldılar.
O zaman listemize başlayalım!

11. Demba Ba

Sıralamamıza 11’inci sıradan dahil olan Demba Ba, Beşiktaş’ta –eğer ziyaret & transfer karışımı olan son kiralanmasını saymazsak- sadece bir yıl oynadı ama bıraktığı etki büyük oldu. Hem Avrupa hem de lig maçlarında attığı gollerle takımını sırtladı. Şayet o sezon şampiyonluk gelmiş olsa ya da derbi performansları biraz daha iyi olsa, hatta ve hatta Arsenal maçında santradan attığı şut ağlara gitse (üstte), Beşiktaş o yıl Şampiyonlar Ligi’ne gitmiş olsa, adı listenin daha üst sıralarında yer alabilirdi.

10. Kennet Andersson

Serie A’nın Serie A olduğu zamanlarda, pivot santrfor denilince akla ilk gelen isimlerdendi Kennet Andresson. İsveç’le dünya üçüncüsü olurken, takımın en kilit isimlerindendi. Orada Martin Dahlin’e sunduğu alanları, Fenerbahçe’nin şampiyon olduğu 2000/01 sezonunda Serhat’a, Revivo’ya, Rapaiç’e açıyordu. Futbol hayatının son dönemlerinde gelmiş olsa da imzasını bırakmayı başarmıştı. Onu da 94 Dünya Kupası’nda Brezilya’ya attığı efsane golle (üstte) hatırlayalım.

9. Mamadou Niang

Golcü olmasına çok iyi golcüydü ama sadece bundan ibaret değildi. Topla birlikte müthiş süratlenen, gerektiği zaman etrafındaki oyunculara da çok iyi servis yapan bir 9 numaraydı Niang. Onun topla ne kadar yetenekli olduğunu gösteren en belirgin şey, Milan karşısında oynarken iki kişi arasından topukla sıyrılışı (üstte)… Ayrıca Fenerbahçe formasını giyerken Beşiktaş derbisindeki 60 metrelik driplingi de unutulmazdı.

8. Elvir Boliç

Onu hep Türkçe konuşurken gördük, zaten yıldızı da Gaziantepspor’da parladı. O yüzden “yabancı golcü” olarak akıllara pek gelmiyor olsa da aslında bu tip listelerin vazgeçilmezlerinden biri olmalı. Elvir Boliç, gerçek anlamda saf bir golcüydü. Çok çeşitli son vuruşları vardı; uzaktan bir şut, kafa vuruşu ya da klas bir plaseyle ağları bulabilirdi. Büyük maçlara da her zaman damga vurmayı başarmıştı, elbette Manchester United deplasmanı başta olmak üzere…

7. Milan Baros

Türkiye’ye gelmiş en istikrarlı golcülerden biriydi. Sakatlık sorunu yaşayana kadar Galatasaray formasını giydiği döneme çok büyük damga vurdu Milan Baros. Sadece bir ceza sahası golcüsü değil, topla yetenekleriyle, süratli yapısıyla tek başına rakibin kilidini kıracak özelliklere sahipti. Topun her geliş şekline göre bir karşılık verecek gol vuruşu çeşitliliği vardı. İstanbul BB maçında “oturarak” attığı gol, buna en güzel örnek. Sana bir de oralet söyleseydik Milan?

6. Samuel Eto’o

Çok büyük bir golcü, çok büyük bir karakter. Antalyaspor’a transfer olduğunda genel olarak son transferini yapmış, futbolu zevk için oynayacak, pek etliye sütlüye karışmayacak bir Eto’o bekleniyordu. Ama o sadece attığı gollerle değil, takımına yaptığı liderlikte öyle bir karakter ortaya koydu ki kısa zamanda büyük takımları peşine taktı. Barcelona görmüş adam ne demek, bizlere onu gösterdi. Barcelona demişken, o dönemde attığı üstteki şahane plaseyi tekrar hatırlayalım.

5. Pierre van Hoijdonk

Hollandalı golcünün oynadığı dönemde dönen tek bir tartışma vardı: PVH’nin frikiklerine karşı nasıl çözüm bulunur? Ama öyle bir çözüm yoktu. Daha önce baraj kurmamayı deneyen olmuş, PHV kendi takım arkadaşlarından baraj kurarak yine ağları görmüştü. Sadece frikikleriyle değil elbette, son vuruşları ve en çok da kafa toplarındaki hakimiyetiyle memleket futboluna silinmez izler bırakmıştı.

4. Şota Arveladze

Yıldızı Süper Lig’de parlayan en büyük golcü Şota’dır desek herhalde pek itiraz eden çıkmaz. Gerçekten her anlamda komple bir santrafordu. Çok da özel yetenekleri vardı. Eskişehirspor’a attığı, Brezilyalı Kerlon’u hatırlatan kafa driplingi sonrası golü (üstte) unutulmazdı. Trabzonspor’la gol krallığı yaşadığı dönemde aslında aynı zamanda takımını şampiyon yapan isimlerden biri olabilirdi, şayet Fenerbahçe ve Vanspor mağlubiyetlerinden sadece biri yaşanmasaydı…

3. Mario Jardel

90’ların sonuna doğru gece yarısında Şampiyonlar Ligi özetlerini izlerken sıra Porto’nun maçına geldiğinde bir şeyden çok emindik: Mario Jardel’in en az bir golü vardır ve büyük ihtimalle o golün asisti Druloviç’ten gelmiştir… Super Mario, bugünün 17 milyon euro’suna denk gelecek bir bonservisle Galatasaray’a transfer olmuştu. Temiz gol vuruşları, özellikle eliyle koymuş gibi attığı kafa golleriyle kısa zamanda imzasını atmayı başarmıştı. Galatasaraylılar onu en çok Süper Kupa finalinde attığı golleri ve Real Madrid’e attığı kafa golü sonrası korner bayrağındaki sambasıyla hatırlar. Ama “tek vuruş” ustasının Rangers’a attığı gol de pek unutulmamalı.

2. Mario Gomez

Beşiktaşlılar için nam-ı diğer “Eyşan”. Siyah beyazlılarda ağza bal çalıp, giden çok forvet oldu ama hiçbiri Mario Gomez kadar iz bırakmadı. Küçük maç, büyük maç, Avrupa, derbi farketmeksizin bir şekilde golü buluyordu. Hem önceki kariyeri hem de kısa zamanda ülke futbolunda yaptıklarıyla adı daha uzun süre “en iyi golcüler” listelerinde anılacak gibi gözüküyor. Onu Vodafone Park’ta atılan ilk resmi golün sahibi olurken, topla kararlı şekilde yürüyüşü, kaleciye çalımı ve son dokunuşuyla analım.

1. Didier Drogba

Drogba Galatasaray’a henüz transfer olmuştu, fizik olarak pek hazır değildi. Akhisar maçında oyuna sonradan girdi, gölgesiyle bile maçı çevirmeyi başardı. Aslında o günlerde Akhisar’ın teknik direktörlüğünü yapan Hamza hocanın şu açıklaması her şeyi açıklıyordu: “Oyunda her şey istediğimiz gibi gidiyordu, ta ki Drogba sahaya girene kadar.” Gerçekten ligimize çok fazla bir oyuncuydu. Şampiyonlar Ligi’nde 44 golü bulunan dünya çapında bir golcü olmasının yanı sıra, winner karakteriyle de bir takımın tek başına ahengini değiştirebilirdi. Listemizin en tepesine yazdığımız Drogba’yı Real Madrid ağlarına bıraktığı topuk golüyle hatırlayalım.
Aklımızdan geçmedi değil: Robin van Persie, Pascal Nouma, Les Ferdinand, Adrian Ilie, Bobo, Moussa Sow, Theofanis Gekas, Mirsad Kovacevic, Vincent Aboubakar, Dean Saunders, Stefan Kuntz, Shabani Nonda, Omar Niasse, Wagner Love, Pierre Webo, Emmanuel Adebayor, Davor Vugrinec, John Carew, Mert Nobre, Andre Kona.