Bir Oyun Daha
Pearl Abyss imzalı açık dünya aksiyon RPG’si Crimson Desert, son aylarda yarattığı büyük beklentiyle daha çıkmadan bile PC platformu Steam listelerinde zirveye tırmanmayı başardı (SteamDB verilerine göre). Çok da şaşırtıcı değil; Güney Koreli geliştirici, şimdiye kadarki en iddialı ve en büyük açık dünya oyunlarından birine imza atmış durumda.
Altı yıllık geliştirme süreci, üç milyonu aşan Steam istek listesi ve AAA stüdyoları bile kıskandıracak bir bütçe… Peki, Crimson Desert gerçekten bu beklentiyi karşılıyor mu? Haydi, birlikte teste sokalım.
01
Crimson Desert: Eşi benzeri olmayan bir açık dünya
Böylesine devasa bir aksiyon rol yapma deneyimi, her şeyden önce sunduğu oyun dünyasının kalitesiyle ayakta durur. Crimson Desert’ın geliştirme ekibi de tam olarak burada fark yaratmayı başarıyor. 19 Mart’taki çıkışından önce bile bu fantastik RPG; açık dünya yaklaşımı ve mekanikleriyle oyun dünyasını dönüştüren Red Dead Redemption 2, Elden Ring ve The Elder Scrolls V: Skyrim gibi türün devleriyle sık sık kıyaslandı.
İyi haber şu: Crimson Desert’da asıl yıldız, oyunun dünyası. Ve bu dünya, yapılan büyük kıyaslamaların altını fazlasıyla dolduruyor. Pywel adı verilen bu kıta adeta nefes alıyor; yaşayan, organik ve kendi içinde tutarlı bir yapı sunuyor.
Oyun dünyası boyunca beş temel olarak farklı bölge uzanıyor: Hernand’ın ormanlarla kaplı sarp kayalıklarından kurak çöl alanlarına, karanlık harabe topraklardan Abyss’in gizemli diyarına kadar genişleyen bir çeşitlilik söz konusu. Crimson Desert’ın açık dünyasını gerçekten özel kılan ise şu: Oyunda neredeyse hiç yükleme ekranı yok ve hareketi sınırlayan yapay engeller tamamen ortadan kaldırılmış durumda.
Crimson Desert dünyası ne kadar büyük?
Oyun dünyasının, Red Dead Redemption 2’ye kıyasla yaklaşık iki kat daha büyük olduğu belirtiliyor, ancak henüz resmi bir veri paylaşılmış değil.
Ana karakter Kliff, Sasha DiGiulian ya da Shauna Coxsey gibi deneyimli tırmanış profesyonellerini bile kıskandıracak bir rahatlıkla sarp kayalıklara tırmanıyor. Çatılardan zarif bir şekilde süzülüyor, sadık atının -hatta bir ejderhanın- sırtına atlıyor ve jetpack ile dünyada uçabiliyor.
Bu hareket özgürlüğü, oyun dünyasına öyle bir yoğunluk ve inandırıcılık katıyor ki, Rockstar Games yapımları bile zorlanacak gibi görünüyor. Dünya tasarımı açısından bakıldığında Crimson Desert, Red Dead Redemption 2 seviyesine ulaşmayı başarıyor.
Oynanış süresi ne kadar?
Geliştiricilere göre ana hikâyenin oynanış süresi yaklaşık 50–80 saat arasında değişiyor. Tüm içerikleri keşfetmek ve yan aktiviteleri tamamlamak isteyenler için bu süre rahatlıkla iki katına çıkabiliyor.
“Life Systems” olarak adlandırılan sistemler ise deneyimi daha da derinleştiriyor. Madencilik, balıkçılık, avcılık, yemek yapma ve üretim gibi detaylı mekanikler oyuncuyu oyunun içine çekiyor. MMO esintileri taşıyan bu sistemler sayesinde Pywel, yalnızca bir oyun alanı değil; yaşayan bir kıta hissi veriyor.
Gerçekçi gece-gündüz döngüsü, yaratıkların davranışlarını etkiliyor. Dinamik etkinlikler, oyuncunun kararlarına göre dünyayı şekillendiriyor. Hava durumu ise sürekli değişen yapısıyla etkileyici manzaralar sunuyor.
02
Devasa savaşlar, yüksek zorluk seviyesi
Crimson Desert, aksiyon dolu çatışmalar söz konusu olduğunda işi yarım bırakmıyor. Dövüş sistemi, oyun deneyiminin büyük bir kısmını oluşturuyor ve iyi haber şu ki oldukça çeşitli ve taktiksel bir yapıya sahip. Hızlı yakın dövüş saldırılarını büyülerle, silah değişimleriyle ve çevreye bağlı manevralarla birleştiren bu sistem, ustalaşmak için zaman isteyen karmaşık bir yapı sunuyor. Ancak bir kez ritmini yakaladığınızda, ortaya çıkan deneyim son derece tatmin edici.
Boss savaşları ise ayrı bir seviyede. Her boss’un kendine özgü mekanikleri, dinamikleri ve birden fazla aşaması bulunuyor. Bu noktada Dark Souls esintisi oldukça net hissediliyor. Doğru strateji başarıyı getirirken, rastgele tuşlara basmak sizi kesinlikle bir yere götürmüyor. Zorluk seviyesi yüksek, evet; ancak onuncu denemede gelen bir zaferin yarattığı o eşi benzeri olmayan tatmin hissi de cabası.
Farklı zorluk seviyeleri var mı?
Hayır. Crimson Desert tek bir zorluk seviyesi sunuyor ve bu seviye kesinlikle zor. Yine de asla adaletsiz hissettirmiyor.
Klasik bir RPG olarak Kliff, kapsamlı bir yetenek ve ekipman sistemiyle elbette kişiselleştirilebiliyor. Farklı silah sınıfları ve büyü kombinasyonları, tamamen farklı oynanış tarzlarının önünü açıyor; bu sayede oyun, zaman zaman bambaşka bir deneyim sunuyormuş gibi hissettiriyor.
Dövüş sistemi öylesine derin ve katmanlı ki, bu oynanış tarzları arasındaki farklar türdeki pek çok oyuna kıyasla çok daha incelikli bir şekilde ayrışıyor.
03
PC ve konsollarda teknolojik bir dönüm noktası
Crimson Desert, teknik açıdan -özellikle de grafik tarafında- gerçek bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Oyun için özel olarak geliştirilen BlackSpace motoru, açık dünya türünde çok az yapımın ulaşabildiği bir seviyeye çıkıyor.
PC versiyonu ise adeta akıyor: Uygun donanım kullanıldığında, 4K/60 FPS performans, aktif ray tracing ve maksimum detay seviyesinde bile herhangi bir upscaling teknolojisine ihtiyaç duymadan elde edilebiliyor. Tek başına bu bile oldukça etkileyici.
Ancak Crimson Desert’ı bu kadar özel kılan yalnızca kullanılan teknolojiler değil, bu teknolojilerin nasıl hayata geçirildiği. Örneğin ray tracing tamamen dinamik şekilde çalışıyor; bu sayede güneş ışığı yüzeylerden doğal bir biçimde yansıyor.
Hatta dumanın bile dinamik gölgeler oluşturması, oynanış üzerinde şaşırtıcı derecede etkili, üstelik oldukça ince bir dokunuşla. Buna, her biri kendi başına hareket eden yapay zekaya sahip karakterlerden oluşan yoğun NPC kalabalığını, yıkılabilir çevre detaylarını ve son derece gerçekçi animasyonları eklediğinizde; Crimson Desert gerçekten yaşayan, nefes alan bir dünya hissi yaratıyor.
PS5 tarafında üç farklı grafik modu sunuluyor: Performance (1080p’de 60 FPS), Balanced (FSR 3 ile 4K’ya yükseltilmiş 40 FPS) ve Quality (4K’da 30 FPS). PS5 Pro sahipleri ise ek iyileştirmelerden faydalanabiliyor. Hangi mod seçilirse seçilsin, Pywel dünyası nefes kesici bir görsellik sunuyor. Ormanlardan çöllere, şehirlerden harabelere kadar her alan, bu dünyada dolaşmayı unutulmaz bir deneyime dönüştüren detay seviyesiyle tasarlanmış.
Crimson Desert’ın müzikleri de ayrı bir övgüyü hak ediyor. Besteci Ryu Hwi-man, boss savaşlarında duyulan görkemli orkestral parçalardan keşif anlarındaki sakin ve atmosferik melodilere uzanan geniş bir müzikal yelpaze yaratmış. Bu müzikler, Howard Shore imzasını taşıyan The Lord of the Rings serisinin unutulmaz bestelerini anımsatıyor. Evet, Crimson Desert tam da bu seviyede bir kalite sunuyor ve bu durum atmosferi ve oyuncunun oyuna olan bağlılığını ciddi şekilde güçlendiriyor.
04
Crimson Desert kusursuz değil
Tüm övgülere rağmen Crimson Desert, kesinlikle hatasız bir oyun değil. Açılış bölümü; sistemlerin yoğunluğu, kalabalık arayüzü ve envanter yönetimiyle yeni oyuncuları bunaltabiliyor. Hatta bu yapı, modern bir aksiyon RPG’den çok klasik ve hantal MMO’ları andırıyor.
Envanter kullanımı ve oyun dünyasıyla etkileşim de günümüz standartlarındaki pek çok oyuna kıyasla daha az pratik. Oyunun ilk saatlerinde yanlış tuşlara basmak ya da mekanikleri menüden kontrol etmek oldukça sık yaşanan bir durum haline geliyor. Kontroller yer yer karmaşık ve gereğinden fazla yüklü hissettiriyor; bazı boss savaşlarının dengesi ise küçük dokunuşlarla daha iyi bir noktaya taşınabilecek gibi duruyor.
Hikâye tarafı da oyun dünyasının sunduğu potansiyelin gerisinde kalıyor. Ana karakter Kliff, uzun süreler boyunca yeterince derinleşemediği için oyuncunun onunla güçlü bir bağ kurması zorlaşıyor. Ana hikâye ise zaman zaman tanıdık kalıplara yaslanıyor; dünyayı kurtarması gereken “seçilmiş kişi” anlatısı buna en net örnek.
Asıl öne çıkan anlar çoğunlukla ana hikâyenin dışında bulunuyor. Öte yandan bazı hatalar, görsel problemler ve teknik aksaklıklar da mevcut; bunların kısa sürede güncellemelerle giderilmesi bekleniyor. Bu nedenle Crimson Desert, herkese hitap eden bir oyun değil. İlk kullanıcı yorumları da bunu açıkça gösteriyor: Kimi oyuncular bayılıyor, kimileri ise aynı ölçüde mesafeli yaklaşıyor.
05
Crimson Desert pek çok şeyi doğru yapıyor
Crimson Desert, herkesin beklentisini karşılayacak bir oyun değil. Yavaş başlangıcı yeni oyuncuların hevesini kırabilir; ilk dönemdeki hatalar ve teknik sorunlar can sıkabilir, ana hikâye ise içerik açısından belirgin şekilde zayıf kalıyor.
Ancak bunları göz ardı edebilenler için Crimson Desert, son yıllarda türündeki pek çok rakibinden daha fazla yenilik sunan bir açık dünya deneyimine dönüşüyor. Pearl Abyss, yıllara yayılan MMO tecrübesini tek oyunculu bir yapıya başarıyla aktararak özgürlük ve yoğunluk açısından eşsiz bir dünya yaratmayı başarıyor.
Pywel’i kendi temposunda keşfetmeye hazır olanlar için ise bu yolculuk, uzun süre akılda kalacak bir oyun deneyimi vadediyor.
Yazar hakkında