Rene Higuita, Akrep Vuruşu
© GettyImages
Futbol

5 Anıyla 1 Efsane: Rene Higuita

Kolombiyalı efsanenin futbol tarihindeki gelmiş geçmiş en çılgın kaleci olduğunun 5 kanıtı!
Yazar: Mustafa Demirtaş
3 dakikalık okumaPublished on
Şimdi artık eskisi gibi boş arsalar yok ama, bu oyun en çok da mahalle maçlarında güzeldi. Taştan kaleler, adam alışırken ilk tercihte seçilmenin gururu, hava kararana kadar bitmeyen maçlar ve elbette herkesin topa vururken kendisine yakıştırdığı bir futbolcu ismi… Bu isim genelde bir forvet ya da bir orta saha olurdu, kaleciler kolay kolay seçilmezdi. Ama söz konusu olan Rene Higuita gibi bir isimse durum başka tabii…
Kolombiya’nın efsane kalecisi, işte o mahalle maçlarında sürekli kalede oynadığı için sıkılan ve kendisini oyuna atmak isteyen çocukların bir temsili gibiydi. Topla birlikte cesurca ve aslında “çılgınca” driplingleri, kullandığı frikikler ve elbette akrep vuruşuyla zirve yaptığı kendisine has kurtarışları... Her yönüyle dünya futbolunun gördüğü en marjinal kaleciyi, kariyerinin en acayip 5 anıyla hatırlayalım.

"Arkadaşım, Beckham mısın?"

Kariyerinde 48 gol atmak, bir savunmacı için gayet iyi bir sayı öyle değil mi? Peki, bir kaleci için? Higuita da tıpkı Rogerio Ceni, Chilavert gibi duran toplarda topun başına geçerek takımına gol katkısı sağlayan bir kaleciydi. Epey de usta bir frikikçiydi… Hemen yukarıdaki gol, onun bu özelliğine iyi bir örnek. Sağ ayağının içini Beckham gibi kullanmış.

Gelmiş geçmiş en çılgın kurtarış

Evet, listenin başlarında Higuita denince asıl akla gelen anı hatırlayalım. Tabii ki Wembley’de oynanan İngiltere – Kolombiya maçında yaptığı "akrep vuruşu"… Higuita’nın ileriye çıkışlarını çok iyi bilen Redknapp, topu üzerinden aşırtmaya çalışıyor ve El Loco da topun gelişine inanılmaz bir vuruş yapıyor. Rene Higuita'nın o vuruşla yıllarca akıllardan silinmeyecek bir ana imza atacağı belliydi. Ya topa ıska geçecek veya kötü vuracak -ve komik videolara malzeme olacak- ya da gelmiş geçmiş en sansasyonel kaleci kurtarışına imza atacaktı. İkincisi oldu…

Neden El Loco?

Rene Higuita’nın lakabı El Loco, yani Deli. Bu yakıştırma birçok futbolcuya yapıldı ama en çok da ona yakıştı. One El Loco denilmesinin sebebi ise, bir kaleci olmasına rağmen yerinde duramayıp topla birlikte driplinglere çıkmasıydı. Bugünlerde Bayern kalecisi Neuer de soğukkanlı çıkışlarıyla bilinir. Ama Higuita’nın durumu çok farklıydı. O bizzat, kalabalığın içine dalıyor, rakiplerini çalıma diziliyordu. Hemen yukarıdaki videoda o anlarda kolaj var.

Roger Milla’ya denk gelince…

Elbette Higuita o ileri çıkışlarında çoğunlukla başarılı olsa da bazen papaz pilav yemiyordu… Dünya Kupası tarihinin en yaşlı golcüsü unvanlı Roger Milla, 1990 Dünya Kupası’nda yine Higuita’nın “delirdiği” bir anda topu onun ayağından çalıp, golü bulmuştu. Bir Dünya Kupası maçında öyle bir şey yapmak? Boşuna El Loco demedik…

Pablo Escobar’la yakınlığı

Higuita, saha içinde olduğu kadar saha dışında da farklı bir karakterdi. Örneğin onu 1994 Dünya Kupası’nda izleyememiştik. Nedeni ise Pablo Escobar’ı hapishanedeyken ziyaret eden milli futbolcular arasında yer alması ve Escobar’ın adamlarıyla birlikte hapishanede futbol maçı oynamasıydı. Yukarıdaki video, o sahneyi canlandıran La Selección dizisinden… Kolombiya, bu sebeple 94 Dünya Kupası’na Higuita yerine eski Beşiktaşlı kaleci Oscar Cordoba’yı götürmüştü.