Red Bull F1 aracı, İstanbul, Avrasya Tüneli gösterisi.
© Getty Images / Red Bull Content Pool
F1

Formula 1 Aracının Sürüldüğü Ekstrem Yerler

Formula 1 araçlarının kar, buz, çöl, dağ yolu, tünel, köprü ve raylardaki sıra dışı Red Bull sürüşlerini keşfedin.
Yazar: Red Bull
9 dakikalık okumaPublished on
01

Formula 1 Aracının Sürüldüğü Ekstrem Yerler

Formula 1 araçları hızlarını gösterebilmek için pürüzsüz asfalt yüzeylere ihtiyaç duyar. Yüksek yere basma gücü üreten aerodinamik parçalar ve hassas süspansiyon sistemi yarış pistlerinin koşullarına göre tasarlanır. Red Bull Racing ise farklı dönemlerde gerçekleştirdiği gösteri sürüşleriyle bu otomobilleri alışılmış ortamlarının dışına çıkardı. Max Verstappen’in Avusturya Alpleri’ndeki karlı pistte yaptığı sürüşten Daniel Ricciardo’nun Arjantin’deki tuz çölü macerasına kadar uzanan projeler Formula 1 teknolojisinin sınırlarını gözler önüne serdi. Madrid metrosunun raylarına indirilen bir şampiyonluk aracı ise ekstrem sürüş kavramını bütünüyle farklı bir seviyeye taşıdı.
02

Karda: Max Verstappen Kitzbühel Kayak Pistine Çıktı

Max Verstappen

Max Verstappen

© Philip Platzer / Red Bull Content Pool

Max Verstappen 2016 yılında Avusturya’nın Kitzbühel bölgesinde bulunan Streif kayak parkurunda Red Bull RB7 ile gösteri sürüşü gerçekleştirdi. Hahnenkamm kayak etkinliği öncesinde düzenlenen organizasyon Formula 1 aracını karla kaplı bir dağın üzerine taşıdı. Deniz seviyesinden yaklaşık 1600 metre yüksekte bulunan özel bölüm normal koşullarda kayakçıların kullandığı bir alandı.

Orijinal Red Bull

Red Bull Enerji İçeceği

Red Bull Energy Drink
Aracın dağa ulaştırılması bile başlı başına bir mühendislik çalışması gerektirdi. RB7 helikopter yardımıyla sürüş alanına taşındı. Ekip daha sonra motor sistemlerini ve lastikleri düşük sıcaklığa uygun hâle getirdi. Yarış pistlerinde kullanılan standart kuru zemin lastiklerinin kar üzerinde tutunması mümkün olmadığı için özel çözümlere ihtiyaç duyuldu.
Max Verstappen direksiyon başına geçtiğinde karşısında düzenli asfalt virajlar bulunmuyordu. Kar tabakasının kalınlığı her bölgede aynı değildi. Yüzeyin altında kalan sert alanlar aracın yönünü aniden değiştirebiliyordu. Pist kenarındaki kar duvarları da hata payını oldukça düşürüyordu.
Sürüş sırasında düzlüklerde hızlanan Verstappen keskin dönüşlerde kontrollü kaymalar yaptı. Motorun yüksek devirli sesi dağların arasında yankılanırken RB7 karı arka lastiklerinin gerisine savurdu. Ortaya çıkan görüntü bir yarıştan çok Formula 1 teknolojisiyle hazırlanmış mekanik bir dağ gösterisini andırıyordu.
Streif sürüşü Max Verstappen’in genç yaşta kazandığı araç kontrolü becerisini farklı bir zeminde sergilemesine imkân verdi. Formula 1 otomobili asfalt üzerindeki alışılmış karakterinden uzaklaşmış olsa da doğru hazırlıkla karlı bir kayak parkurunda hareket edebildi.
03

Buzda: Kitzbühel’de Çivili Lastiklerle Tutunma Mücadelesi

Max Verstappen inişe geçiyor...

Max Verstappen inişe geçiyor...

© Samo Vidic / Red Bull Content Pool

Kitzbühel gösterisini yalnızca karda yapılan bir sürüş olarak değerlendirmek yeterli değildir. Parkurun bazı bölümlerinde sıkışan kar tabakası buzlu bir zemine dönüşmüştü. Max Verstappen daha önce herhangi bir otomobili kar veya buz üzerinde kullanmadığını belirterek deneyimin ne kadar sıra dışı olduğunu ifade etmişti.
Red Bull RB7’nin zemine tutunabilmesi için kullanılan lastiklere zincir uygulanmıştı. Daha sonraki buz gösterilerinde ise yüzlerce tungsten uçlu çivi taşıyan ralli lastikleri tercih edildi. Çiviler lastiğin yüzeye temas ettiği sırada buzu kavrayarak otomobilin ileri doğru hareket etmesine yardımcı olur. Yine de elde edilen tutuş seviyesi kuru asfalttaki Formula 1 lastikleriyle kıyaslanamaz.
Formula 1 aracının aerodinamik sistemi hız arttıkça daha fazla yere basma gücü üretir. Buz üzerinde yüksek hıza ulaşmak ise ciddi risk taşır. Sürücü gaz pedalını sert biçimde kullandığında arka lastikler kolayca patinaja düşebilir. Frenleme sırasında ön tekerleklerin kilitlenmesi aracın yönlendirme kabiliyetini ortadan kaldırabilir.
Verstappen sürüş boyunca direksiyon hareketlerini ölçülü tuttu. Gazı kademeli biçimde kullanarak arka bölümün kontrolsüz şekilde savrulmasını engellemeye çalıştı. Kayma başladığında yaptığı küçük düzeltmeler aracın belirlenen rota üzerinde kalmasını sağladı. Hassas kontrol buzlu zeminde motor gücünden daha önemli hâle geldi.
Red Bull’un buz üzerindeki çalışmalarında mekanik parçaların sıcaklığını korumak da önemliydi. Formula 1 motorları ile şanzıman sistemleri belirli çalışma sıcaklıklarına ulaşacak şekilde geliştirilir. Dondurucu hava sıvıların ve elektronik sistemlerin çalışma karakterini değiştirebilir. Ekip sürüş öncesinde aracı uzun bir hazırlık sürecinden geçirdi.
Kitzbühel deneyimi Formula 1 aracının yalnızca yüksek hız üreten bir makine olmadığını gösterdi. Doğru lastik tercihi ve dikkatli gaz kontrolü aracın buzlu bir dağ parkurunda bile yönlendirilebilmesini mümkün kıldı.
04

Çölde: Daniel Ricciardo Salinas Grandes Tuz Düzlüğüne Çıktı

The Salinas Grandes

The Salinas Grandes

© Gustavo Cherro/Red Bull Content Pool

Red Bull Racing 2012 yılında RB7 modelini Arjantin’in kuzeyinde bulunan Salinas Grandes’e götürdü. Direksiyon başında Daniel Ricciardo vardı. Deniz seviyesinden yaklaşık 3500 metre yüksekte yer alan geniş tuz düzlüğü Formula 1 otomobili için doğal bir hız sahası gibi görünse de koşullar yarış pistlerinden oldukça farklıydı.
Salinas Grandes uzaktan pürüzsüz bir yüzeye sahipmiş gibi görünür. Tuz kabuğunun altında farklı sertlik seviyelerine sahip katmanlar bulunur. Bazı bölümler lastiklere yeterli desteği sağlarken bazı noktalar aracın dengesini bozabilir. Keskin tuz parçaları lastikler ile karbon fiber parçalar açısından risk yaratabilir.
Yüksek rakım motorun çalışmasını doğrudan etkileyen bir başka unsurdu. Havadaki oksijen miktarı deniz seviyesine göre daha düşüktü. Motorun yanma süreci ile soğutma performansı farklılaştığı için mühendislerin araç ayarlarını bölgeye göre düzenlemesi gerekti. Gündüz saatlerinde yükselen sıcaklık da ekipman üzerindeki baskıyı artırdı.
Ricciardo geniş tuz düzlüğünde yüksek hızlı geçişler yaptı. RB7’nin arkasında yükselen beyaz toz bulutu gösterinin en dikkat çekici görüntülerini oluşturdu. Aracın koyu renkli gövdesi ile parlak çöl zemini arasında güçlü bir görsel karşıtlık ortaya çıktı.
Max Verstappen de Red Bull etkinlikleri kapsamında çöl koşullarında farklı araçlar kullandı. Abu Dabi yakınlarındaki Al Khatim Çölü’nde arazi araçlarıyla kum tepelerine çıktı. Nevada’daki etkinlikte hovercraft yarışına katıldı. Fakat Salinas Grandes’te Formula 1 aracını kullanan isim Daniel Ricciardo’ydu.
Çöl sürüşü Formula 1 aracının yalnızca sıcaklıkla mücadele etmediğini kanıtladı. Rakım ve tuzlu yüzey gibi etkenler motor performansından lastik dayanıklılığına kadar pek çok alanı etkiledi.
05

Raylarda: Patrick Friesacher Madrid Metrosunda RB8 Kullandı

Patrick Friesacher, İspanya'nın Madrid kentindeki metro hatlarında Oracle Red Bull Racing F1 aracını sürüyor.

Patrick Friesacher, Madrid’deki raylarda.

© Alberto Nevado / Red Bull Content Pool

Red Bull Racing 2026 yılında Formula 1 aracını karayolundan tamamen uzaklaştıran bir projeye imza attı. Sebastian Vettel’in 2012 sezonunda şampiyonluğa ulaştığı RB8 Madrid metrosunun raylarına indirildi. Aracı eski Formula 1 pilotu Patrick Friesacher kullandı.
Projenin en büyük sorunu Formula 1 lastiklerinin ray üzerinde hareket edememesiydi. Madrid metrosunun ray aralığı değiştirilemeyeceği için otomobilin tekerlek sistemi yeniden tasarlandı. Red Bull Racing Heritage ekibi ile İspanyol mühendislik grubu Andtonic özel metal tekerlekler geliştirdi.
Her metal tekerlek yaklaşık 29.8 kilogram ağırlığındaydı. Normal Formula 1 tekerleklerine kıyasla çok daha ağır olan parçalar RB8’in raylardan çıkmadan ilerlemesini sağladı. Süspansiyon ayarları ile frenleme sistemi de yeni hareket biçimine göre uyarlandı.
Friesacher sürüş sırasında direksiyonla klasik anlamda yön belirleyemiyordu. Metal tekerleklerin hareket hattını raylar belirliyordu. Sürücünün temel görevi hızlanmayı ve frenlemeyi doğru noktada kontrol etmekti. Tünellerdeki sınırlı alan hata payını neredeyse ortadan kaldırıyordu.
RB8 Estadio Metropolitano istasyonu ile Sacedal ve Chamartín bölgelerindeki kapalı metro hatlarında ilerledi. Motor sesi tünel duvarlarında güçlü biçimde yankılandı. Alçak gövdeli yarış otomobilinin metro peronlarının yanından geçmesi Formula 1 tarihinde daha önce görülmemiş görüntüler oluşturdu.
Ray projesi yalnızca etkileyici bir gösteriden ibaret değildi. Mühendisler bir yarış otomobilinin temel yapısını koruyarak onu bambaşka bir ulaşım altyapısına uyarladı. Kar ve buz sürüşlerinde yüzeye tutunmak temel meseleydi. Çölde sıcaklık ile rakım öne çıktı. Madrid’de ise otomobilin hareket sistemi baştan yorumlandı.
06

Yüksek Dağ Yolunda: Max Verstappen Rocky Dağları’na Tırmandı

Max Verstappen Red Bull’un Road Trip USA projesinde RB7 ile Colorado’daki Rocky Dağları’na çıktı. Rotanın büyük bölümü deniz seviyesinden 2750 metreden daha yüksekte bulunuyordu. Verstappen Independence Pass ile Rockies Scenic Byway üzerinde ilerledi. Formula 1 aracının dar virajlardan ve yüksek rakımlı geçitlerden geçmesi etkileyici görüntüler ortaya çıkardı.
Yüksek rakım yalnızca sürüş hattını zorlaştırmıyordu. Havadaki oksijen miktarının azalması motorun yanma karakterini ve soğutma performansını etkileyebiliyordu. Yol kenarındaki sert kayalıklar ile uçurumlar sürücünün hata payını düşürüyordu. Yarış pistlerindeki güvenlik alanlarının bulunmadığı rotada direksiyon hareketlerinin son derece kontrollü yapılması gerekiyordu.
Verstappen yolculuk sırasında Colorado tepelerindeki Twin Lakes General Store önünde pit stop yaptı. Modern Formula 1 teknolojisinin küçük bir dağ kasabasının önünde görülmesi projenin en dikkat çekici anlarından birini oluşturdu. RB7 daha sonra yüksek geçitleri aşarak Amerika yolculuğunu sürdürdü.
07

Tünelde: Red Bull Aracı Yer Altında Sınırları Zorladı

Red Bull F1 aracı, İstanbul, Avrasya Tüneli gösterisi.

Red Bull F1 Aracı, İstanbul, Avrasya Tüneli Gösterisi

© Getty Images / Red Bull Content Pool

Formula 1 aracının kapalı bir tünelde sürülmesi motor sesini ve hız hissini bambaşka bir seviyeye taşıyor. Red Bull farklı gösteri projelerinde yarış otomobillerini Lincoln Tüneli ve Avrasya Tüneli gibi sıra dışı rotalara çıkardı. Duvarlarla çevrili dar alanlar aracın çıkardığı sesi defalarca yansıtarak etkileyici bir atmosfer yarattı.
Tünelde sürüş açık bir yarış pistinden farklı riskler taşır. Kaçış alanlarının bulunmaması sürücünün çizgisini korumasını zorunlu kılar. Yapay aydınlatma görüş koşullarını değiştirirken kapalı ortam motor sıcaklığının yönetilmesini daha önemli hâle getirir. Tünel içindeki yol yüzeyi ile hava akımı da aracın davranışını etkileyebilir.
Red Bull RB7’nin New York ile New Jersey arasındaki Lincoln Tüneli’nde yaptığı yüksek hızlı geçiş markanın en çok konuşulan gösterilerinden biri oldu. İstanbul’daki Avrasya Tüneli de Red Bull aracının geçtiği dikkat çekici rotalar arasına girdi. Formula 1 otomobilleri pistlerden ayrılarak günlük ulaşımın önemli parçaları olan yer altı yollarına taşındı.
08

Köprüde: Formula 1 Aracı İki Kıtayı Birleştirdi

Red Bull, İstanbul gösterisi

Red Bull, İstanbul Gösterisi

© Getty Images / Red Bull Content Pool

Red Bull Formula 1 araçları gösteri projeleri kapsamında dünyanın simgeleşmiş köprülerinde de kullanıldı. San Francisco’daki Golden Gate Köprüsü ile İstanbul’daki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü seçilen en dikkat çekici rotalar arasındaydı. Yarış otomobillerinin yoğun trafikle özdeşleşen köprülerde görülmesi sıradan şehir manzaralarını motor sporları sahnesine dönüştürdü.
İstanbul’daki sürüş Formula 1 aracına iki kıta arasında geçiş yapma fırsatı verdi. Araç Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan köprü üzerinde ilerledi. Boğaz manzarası eşliğinde gerçekleştirilen gösteri İstanbul’un tarihî bölgelerini ve modern ulaşım ağını Formula 1 dünyasıyla buluşturdu.
Köprü üzerindeki sürüşlerde rüzgâr önemli bir etkendir. Açık alanda oluşan yan rüzgâr hafif gövdeli yarış otomobilinin dengesini değiştirebilir. Yolun sınırları ile köprü bariyerleri de hata payını azaltır. Görsel açıdan güçlü olan köprü projeleri mühendislik ve sürüş kontrolü bakımından dikkatli bir hazırlık gerektirir.
Formula 1 araçlarının karlı dağlardan tuz çöllerine kadar uzanan yolculuğu motor sporlarının yaratıcı tarafını ortaya koyuyor. Her proje farklı bir sürücü becerisi ve mühendislik çözümü gerektiriyor. Red Bull Racing’in gerçekleştirdiği gösteriler yarış pistleri için hazırlanan otomobillerin doğru düzenlemelerle ne kadar sıra dışı ortamlarda çalışabileceğini gösteriyor.