Terminatör 2
© Universal
Sinema

Adrenalini Hissedeceğiniz Mutlaka İzlenmesi Gereken 50 Aksiyon Filmi

Tehlikeyse tehlike, heyecansa heyecan, tempoysa tempo! Aksiyon ve macera severim diyen herkesin mutlaka izlemesi gereken 50 film listemizde.
Yazar: Red Bull
22 dakikalık okuma itibarıyla yayında
Bu haberin içinde

Filmska preporuka: Higher Ground

Thomas de Dorlodot i Horacio Llorens otputovali …

16 dakika

The Wave I Ride

Paige Alms ist eine Pionierin im Big-Wave-Surfen …

1 saat 7 dakika

Márquez Unlimited

1 saat 20 dakika

EMIL: Şampiyonluk İçin Geri Dönüyor

2020 yılında unvanını geri almayı hedefleyen MTB …

18 dakika

The Collective

Keşfedilmemiş zirvelere doğru çıkılan bir macera …

48 dakika
Motor sporları, bisiklet, snowboard, espor ve müzik... İşte Red Bull dünyasından, ücretsiz ve Türkçe altyazılı izleyebileceğin 5 film!
Sinemanın dünyanın en popüler sanatı olmasında hiç kuşkusuz aksiyon filmlerinin büyük payı var. Yedinci sanatın geniş kitlelere yayılmasında ve insanların sinema salonlarını doldurup taşırmasında başrol hep aksiyon filmlerinin oldu. Teknoloji geliştikçe gerçekçilik dozu da artan ve özel efekt desteğiyle daha da etkileyici hale gelen filmler biz izleyicileri büyülemeyi sürdürüyor.
Aksiyon türünün vazgeçilmez olmasından yola çıktık ve '70'lerden bugüne akıllarda yer etmiş efsane filmleri sizler için sıraladık. Rambo'dan Jason Bourne'a, Tango ve Cash'ten T-800'e türle özdeşleşen unutulmaz karakterlere de böylece bir selam yollamış olduk.
O halde başlayalım. İşte izlemeniz gereken en iyi aksiyon filmleri.

Mission: Impossible - Fallout (Görevimiz: Tehlike - Yansımalar 2018)

Serinin bu altıncı filminden aslında kimsenin pek beklentisi yoktu. Fakat Tom Cruise ve ekibi dünyanın dört bir yanını dolaşan ve bir an bile temposu düşmeyen bu filmde parmak ısırtan bir işe imza atmıştı. Ajanımız Ethan’ın bir plütonyum bombasının peşine düştüğü film özellikle helikopter sahnesi ile epey konuşulmuştu.

Logan (2017)

Süper kahramanlık işlerinden elini eteğini çekip huzurlu bir hayat yaşamaya çalışan Logan’ın bu arzusu genç bir mutantın ortaya çıkmasıyla sekteye uğrar. Bir yandan hasta olan Profesör X’i saklamaya çalışan Logan, diğer yandan ise kendi adının yarattığı efsane ile mücadele etmek zorunda kalacaktır.

Inglourious Basterds (Soysuzlar Çetesi, 2009)

Quentin Tarantino’nun yönettiği filmde Alman işgali altındaki Fransa’da başlayıp, tüm savaş yıllarına yayılan bir intikam hikayesine tanık olmuştuk. Hızlı bir aksiyondan ziyade yavaş yavaş izleyiciyi avucuna alan bir adrenaline sahip olan film Christoph Waltz’ın performansıyla şaha kalkmıştı.

Higher Ground

Yamaç Paraşütü · 16 dakika
Filmska preporuka: Higher Ground
Red Bull TV'de sayısız macera filmini ücretsiz izleyebileceğini unutma! Onlardan biri de Higher Ground. Thomas de Dorlodot ve Horacio Llorens'in Himalaya Dağlarında maceralarını anlatıyor film. İkili, bu film için yaklaşık 350 km yol kat etti ve Rohtang Geçidi üzerinden uçan ilk yamaç paraşütçüleri olmayı başardı.

Baby Driver (2017)

Edgar Wright’ın 2017 yılına damga vuran filmi daha açılış sahnesi ile müthiş bir aksiyonun içine sürüklemişti bizi. Soygunculara özel şoförlük yapan bir gencin hikayesini takip ettiğimiz film soundtrack’i ile de dinleyicileri coşturmayı başarmıştı.

The Dark Night (Kara Şövalye, 2008)

Süper kahraman filmlerinin aksiyonla buluştuğu en yetkin örneklerden biri olan The Dark Night, Batman ile Joker arasındaki amansız mücadelenin zirve yaptığı bir aksiyona davet etmişti bizi. Bir bankayı bol bol cinayet işleyerek soyan Joker yine Gotham’ın huzurunu bozar ve Batman de kolları sıvayıp can düşmanına meydan okumaya karar verir. Sonrası da malum, efsane.

Terminator 2 (Terminator 2: Mahşer Günü, 1991)

Skynet’in Sarah Connor’ı (Linda Hamilton) öldürmesi için geçmişe gönderdiği T-800 başarısız olunca bu kez insanlığın kurtarıcısı John Connor’ı (Edward Furlong) yok etmesi için bir üst model olan T-1000’i -nam-ı diğer Civa Adam- (Robert Patrick) geçmişe gönderilir. Gelecekteki John Connor ise kendisini koruması için yeniden programladığı bir T-800’ü (Arnold Schwarzenegger) geçmişe göndererek T-1000’in karşısına çıkarır. Gerçek bir efsane olan filmi izlemeyen kaldı mı bilemiyoruz ama eğer varsa da buradan onlara seslenmek istiyoruz: Bu utançla yaşamak zorunda değilsiniz! Hemen gösterimdeki 3D versiyonuna ışınlanın!

The Wave I Ride

SÖRF · 1 saat 7 dakika
The Wave I Ride
Dalgalar arasında bir yolculuğa hazır mısın? Paige Alms, hayatını sörfe adayan seçkin isimlerden biri. Büyük dalga sörfüne tarihsel olarak erkeklerin hakim olduğu ve herkesin kaldırabileceği bir spor olmadığı da biliniyor. Ancak Paige Alms, bu konuda sınırları aşarak kadınların sörf yapması konusunda sorumluluğu üstleniyor.

The Bourne Ultimatum, (Son Ültimatom, 2007)

Matt Damon, Jason Bourne rolünde hafızalara kazındı
Son Ültimatom
Jason Bourne karakterini sinemaya armağan eden serinin ilk filminde bu tecrübeli suikastçiyle ilk kez tanışıyorduk. Hafızasını kaybeden Jason’ın geçmişini hatırlamaması için elinden gelen her şeyi yapan bir başka suikast timi ise esas oğlanın peşini hiç bırakmayıp ona dünyayı dar ediyordu.
Birçok kişiye göre serinin hala en iyisi olan bu giriş filminde Matt Damon da kariyerinin en iyi performanslarından birini veriyordu.

Leon (Sevginin Gücü, 1994)

Jean Reno, Natalie Portman - Leon
Sevginin Gücü (Leon)
En popüler aksiyon filmlerinden biri ile listemizi sürdürelim. Leon, bir kiralık katil ile 12 yaşındaki bir kız çocuğu arasındaki sıra dışı ilişkiyi konu alıyordu.
Üvey ailesinin yanında mutsuz bir hayat süren Mathilda’nın üvey babasının karıştığı uyuşturucu işi tüm ailenin hayatını mahveder. Mathilda, tüm ailesinin katledildiği bir operasyondan canlı kurtularak Leon’un yanına sığınır. Bu durum ikisinin de hayatını kökünden değiştirecek ve müthiş bir aksiyonun ilk adımı olacaktır.

Lethal Weapon (Cehennem Silahı, 1987)

Mel Gibson ve Danny Glover meşhur Cehennem Silahı serisinde
Cehennem Silahı
Aksiyon filmlerinin en popüler serilerinden birine geldi sıra. İlk olarak 1987’de seyirci karşısına çıkan Cehennem Silahı, Los Angeles polis teşkilatı dedektiflerinden Çavuş Roger Murtaugh (Danny Glover) ile Çavuş Martin Riggs (Mel Gibson) üzerinden şekillenen bir hikayeyi tüm dünyaya armağan etmişti.
50 yaşında ve “bu işler için fazla yaşlı” olan Roger, bir cinayet soruşturmasında teşkilata yeni katılan Martin ile ortak olur. Fakat Martin eşini trafik kazasında kaybettiğinden beri hayata küsmüştür ve dengesiz davranışlar sergilemektedir. Roger, bir taraftan yeni partneri ile anlaşıp onu tanımaya çalışırken bir yanda da gizemli bir cinayeti çözmeye çalışacaktır.

Mad Max: Fury Road, (Çılgın Max: Öfkeli Yollar, 2015)

Tom Hardy, Charlize Theron - Mad Max: Fury Road, 2015
Mad Max: Fury Road
George Miller’ın günümüz klasikleri arasına giren filmi Mad Max: Fury Road post-apokaliptik bir dünyada hayatta kalmaya çalışan birbirinden unutulmaz karakterlere ev sahipliği yapıyordu.
70 yaşındaki yönetmenin gençlere taş çıkaran bir aksiyon filmi ile sinemaya geri dönmesi birçok kişiyi şaşırtmış ve film Oscar ödüllerinde, birçok teknik dalda olmak üzere 6 tane heykelcikle evine dönmüştü.

Marquez Unlimited

MotoGP · 1 saat 20 dakika
Márquez Unlimited
MotoGP'nin ne kadar aksiyon ve macera dolu bir spor organizasyonu olduğunu anlatmaya gerek yok. Sezon içerisinde büyük bir ameliyat ve rehabilitasyon süreci geçiren Marc Marquez, arka arkaya elde ettiği zaferlere bir yenisini daha eklemek için 2019 MotoGP sezonunda geri dönüyor.

Kill Bill (2003)

Uma Thurman, Kill Bill
Kill Bill Vol. 1
Artık bir klasiğe dönüşen bu Quentin Tarantino filminde ölümden dönen ve kendisine hayatı zehir eden insanlardan intikam almaya ant içen Gelin’in hikayesini izlemiştik. Amerika'dan Japonya’ya kadar uzanan hikayede kan gövdeyi götürüyor ve aksiyon bir an bile durmuyordu. Nereden bakarsanız bakın dört başı mağrur bir başyapıt.

Gone in Sixty Seconds (60 Saniye, 2000)

Nicolas Cage ve Angelina Jolie 60 Saniye'de
60 Saniye
Nicholas Cage’in Nicholas Cage olduğu yıllarda sırtladığı bu aksiyon filminde Angelina Jolie’ye de en güzel yıllarında şahit oluyorduk. Memphis (Cage) eski bir araba hırsızıdır, bu işleri bıraktığını söylese de hayat şartları onu yeniden hırsızlık yapmaya iter ve kardeşi Kip ile bir işe girer. Görevi başarıyla tamamlayamadıklarında ise başları belaya girer. Bu beladan kurtulmak için Memphis’in tek bir gecede 50 araba çalması gerekmektedir...

Bad Boys (Çılgın İkili, 1995)

Will Smith
Çılgın İkili
İki narkotik dedektifini merkeze alan ve daha sonradan devam filmleri de çekilecek olan Bad Boys serisinin ilk filminde Marcus (Martin Lawrence) ve Mike’ın (Will Smith) 100 milyon dolarlık eroin çalan bir şebekenin peşine düşmesini izliyorduk. Karakter olarak birbirinden oldukça farklı fakat işlerinde aynı derecede başarılı olan ikilimiz seyirciyi kimi zaman eğlenceli kimi zaman ise bol aksiyonlu bir maceraya davet ediyordu.

The Fugitive (Kaçak, 1993)

Harrison Ford'un en popüler aksiyon filmlerinden biri Kaçak (The Fugitive)
Kaçak
Eşini öldürmekle suçlanan doktor Richard Kimble (Harrison Ford) kendini büyük bir keşmekeşin içinde bulur. Herkes tarafından katil gözüyle bakılan Richard, ısrarla cinayeti reddetmekte ve karısını tek kollu bir adamın öldürdüğünü söylemektedir.
Ona kimse inanmaz ve Richard ölüme mahkum edilir. Fakat tam da infaza giderken birkaç mahkumla birlikte araçtan kaçmayı başarır ve karısının katilinin peşine düşer. Aksiyon tam gaz başlamıştır.

Kiss Kiss Bang Bang, 2005

Robert Downey Jr., Val Kilmer - Kiss Kiss Bang Bang
Kiss Kiss Bang Bang
Bir bakıma komedi filmleri listesine de dahil edilebilecek Kiss Kiss Bang Bang ilk olarak 2005 Cannes Film Festivali’nde izleyici ile buluşmuş ve aksiyon ile komediyi harmanlayan tonuyla izleyenleri kendisine hayran bırakmıştı.
Küçük hırsızlıklarla hayatını sürdüren Harry, kendini bir cinayet soruşturmasının içinde bulunca afallar. Harry’nin eşcinsel arkadaşı ve eski sevgilisi de işin içine girince olaylar iyice karışır ve filmin aksiyon dozu da artmaya başlar.

The Raid (Baskın, 2011)

Baskın, The Raid
Baskın
Aksiyon filmleri ile pek meşhur olmayan Endonezya’dan bir filmle devam ediyoruz. The Raid, gösterime girdiği günlerde yavaş yavaş popülerleşmiş, ABD sularına girdiğinde ise epey infial yaratmıştı.
Özel bir polis ekibi şehrin dışında yer alan ve kimsenin girmeye cesaret edemediği bir binaya girip orayı temizlemek zorundadır. Ama bu iş hiç de kolay olmayacaktır. Çünkü binanın neredeyse her katı bir manyakla, hırsızla, psikopatla doludur. "Aksiyonun tavan yapması" ifadesinin sözlükte karşılığı rahatlıkla The Raid olabilir.

John Wick, 2014

Keanu Reeves
John Wick
Bir başka tetikçi filmi ile listemizi sürdürelim. Emekliye ayrılan bir suikastçı olan John Wick, karısının hastalanmasıyla alt üst olur. Üstüne üstlük karısından kendisine kalan tek emanet olan köpekleri evine dalan üç mafya tarafından öldürülür. Bir daha tetikçilik yapmamaya ant içmiş olan John Wick için başka çıkış yolu kalmaz ve intikam için yeniden silaha sarılır. Ardından devam filmleri de çekilen John Wick serisinde başrolde Keanu Reeves’i izlemiştik.

EMIL – Every Mystery I've Lived: The Next Chapter

Dağ Bisikleti · 18 dakika
EMIL: Şampiyonluk İçin Geri Dönüyor
Emil Johansson, hâlâ otoimmün hastalığının üstesinden gelmek için mücadele ediyor. Dağ bisikletinin en büyük yıldızlarından Johansson, 2020'de eski günlerine geri dönmeye ve yeniden kazanmaya hazırlanırken biz de onun zihnine konuk oluyoruz.

Heat (Büyük Hesaplaşma, 1995)

Al Pacino ve Robert De Niro'nun büyük buluşması: Heat
Büyük Hesaplaşma
Usta yönetmen Michael Mann’in bu klasiği ilk olarak iki usta oyuncu Robert De Niro ve Al Pacino’yu bir araya getiren kadrosuyla dikkat çekmişti. Fakat Heat’in tek özelliği bu değildi. Polisiye janrının en iyi örneklerinden biri olan filmde takıntılı bir hırsızın peşinde olan takıntılı bir dedektifin hikayesini izliyorduk. Filmde ayrıca Natalie Portman’ın çocukluk günlerinden enstantanelere de şahit olabilirsiniz.

Point Break (Kırılma Noktası, 1991)

Patrick Swayze ve Keanu Reeves'i buluşturan Kırılma Noktası (Point Break) 90'ların unutulmaz filmlerinden
Kırılma Noktası
The Hurt Locker ile 2010’da yıllardır hak ettiği Oscar heykelciğine kavuşan Kathryn Bigelow’un imzasını taşıyan Point Break, genç ajan Johnny’nin hikayesine odaklanıyordu. Eski Amerikan başkanlarının maskelerini giyerek Los Angeles'ta banka soymaya başlayan bir çetenin peşine düşen Johnny rolünde Keanu Reeves geleceğin yıldızı olacağının sinyalini veriyordu. Çete lideri Bodhi rolünde Patrick Swayze'yi izlediğimiz bolca kaçma-kovalama sahnesi barındırdan filmde tansiyon bir an olsun düşmüyor.

The Jackal (Çakal, 1997)

Gösterime girdiği dönemde ülkemizde de epey ilgi gören Çakal, Bruce Willis ile Richard Gere’i bir araya getiren kadrosu ve hızlı temposuyla dikkat çekmişti. Çakal (Bruce Willis) takma adıyla nam salmış bir teröristin izini sürmek için ittifak kuran güvenlik güçleri bir taraftan Çakal’ı ararken bir taraftan da bu ittifakın uluslararası ayağını yönetmeye çalışırlar. Hem politik hem de aksiyon dolu bir film izlemek isteyenler göz atmalı.

War (Suikastçı, 2007)

Suikastçi (War) filminin başrollerinde Jason Statham ve Jet Li yer alıyor
Suikastçi
Jason Statham’ın tam bir aksiyon filmleri kahramanına dönüşmesine vesile olan filmlerden biri olan Suikastçi, 2007’nin en çok konuşulan aksiyonlarından biri olmuştu.
FBI ajanı Jack Crawford (Jason Statham), ortağını öldüren suikastçı Rogue’un peşine düşmüştür. Fakat ne yapsa etse de katili bulamaz. Aradan üç yıl geçer. Çin mafyası ile Japon yakuzaları arasında bir savaş patlak verir. Bu savaş Jack’in yıllardır aradığı adamın izini bulmasını sağlayacaktır.

xXx (Yeni Nesil Ajan, 2002)

Vin Diesel xXx serisiyle ismini tüm dünyaya duyurmuştu
Yeni Nesil Ajan
Aksiyon filmi türünün kodlarıyla oynayan ve karşımıza bugüne kadar hiç görülmemiş bir ajan portresi çıkaran xXx, serinin ilk filminden itibaren inanılmaz tutmuş ve seyirciler bu yeni nesil ajanı epey sevmişti.
Xander Cage ekstrem spor videoları çekip internette satarak para kazanmaktadır. Hem yeteneği hem de gücüyle dikkat çeken Xander bir süredir FBI’ın da takibindedir. Tam bu sırada Prag’da dünyayı yok etmek isteyen bir yeraltı anarşi grubu tehlike yaratmaktadır. Eh, FBI da bu adamlarla baş etmesi için elbette Xander’ı düşünür ve onunla iletişime geçerler. Vin Diesel’ın aksiyon filmlerinin yıldızına dönüşmesini sağlayan filmin devam filmleri de epey ilgi toplamıştı.

The Transporter (Taşıyıcı, 2002)

Taşıyıcı filminin başrolünde Jason Statham var
Taşıyıcı
Frank (Jason Statham) işinde epey usta bir kaçakçıdır. Yasa dışı olan neredeyse her şeyi bir yerden bir yere kusursuzca taşıyan kahramanımızın başı elbette bir yerde belaya girecektir.
Bir başka taşıma işi sırasında esir tüccarlarının kaçırdığı bir kadını taşımak zorundadır. Daha öncekilere hiç benzemeyen bu görevde hem kendi hem de bir esirin hayatını kurtarmak zorundadır. Sonradan devam filmleri de çekilen seriyi 2000’li yılların başında çekilmiş en iyi aksiyon filmlerinden biri olarak kabul edebiliriz.

Ocean's 11 (2011)

Rüya gibi bir kadroyu bir araya getiren bu Steven Soderbergh filminde bir soygun için bir araya gelen birbirinden tuhaf 11 karakterin hikayesini izliyorduk. Soygun öncesi ve sırasında birçok enteresan işe karışan ekip, tarihin en büyük kumarhane soygununu gerçekleştirebilecek midir? Bu ilk filmin ardından elbette Ocean’s 12 ve Ocean’s 13 de sırasıyla izleyiciyle buluşmuştu.

The French Connection (Kanunun Kuvveti, 1971)

Türünün başyapıtı olan The French Connection aynı zamanda izleyebileceğiniz en eğlenceli filmlerden biri. New York’ta çalışan iki dedektif Doyle (Gene Hackman) ve Buddy Russo (Roy Scheider) narkotik kaçakçılıkla ilgili büyük bir dosyadaki Fransız ağını fark etmiş ve bunu kanıtlamaya çalışmaktadır. Fakat bulaştıkları bu dosyanın ardında oldukça “ağır abiler” vardır ve onlardan biri Doyle’u öldürmeye çalışınca bitmek bilmez bir aksiyon ve kovalamaca başlar. Filmin 1971’de En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu dalları dahil olmak üzere toplam beş Oscar aldığını da hatırlatalım.

The Collective

Kayak · 48 dakika
The Collective
Keşfedilmemiş zirveleri birlikte keşfetmek, şehir içinden uzaklaşıp sınırların üzerine gitmek ve güneş ışığının son damlası ortadan kaybolana kadar eve doğru giden yolda kaymaya devam etmek... Kayak, birlikte güzel.

Dirty Harry (Kirli Adam, 1971)

Aksiyon sinemasının bir başka harika ve yine 1971 tarihli örneği ise Dirty Harry elbette. Clint Eastwood’u sinema dünyasına armağan eden filmde "Kirli Harry" lakaplı Harry Callahan'ın (Clint Eastwood) tüm San Francisco’ya korku salan bir seri katilin peşine düşmesini izliyorduk.
Bir yerden sonra suçluyu kendi yöntemleriyle cezalandırmaya karar veren Harry’nin özellikle bir restorandan çıkıp sandviçini yemeye devam ederken bir banka soygununa müdahale ettiği sahne klasikler arasında.

Face/Off (Yüz Yüze, 1997)

Nicolas Cage, John Travolta - Face/Off
Yüz Yüze
Aksiyon filmlerinin ustası John Woo’nun Amerika’da yaptığı en iyi filmlerden biri olan Face/Off’ta psikolojik gerilim dozu yüksek bir hikayenin içine dalıyorduk.
FBI ajanı Sean Archer, Los Angelas’taki bir biyolojik silahın peşindedir. Fakat bu silah bir terörist olan Castor’a aittir ve Sean ilk olarak onu yok etmek zorundadır. Onu öldürüp yüzünü ele geçirir ve teröristin çetesinin başına geçer. Fakat Castor ölmemiştir ve komadan uyanarak intikam peşine düşer. Aksiyon filmlerinin kodlarıyla oynayarak içine bolca gerilim katan yönetmenin bu tavrına bayılanlar da olmuştu, onu yerenler de. Siz yine de bir şans verin deriz.

First Blood (İlk Kan, 1984)

Rambo, İlk Kan
İlk Kan
İlk kanı onlar akıttı!” Ted Kotcheff’in yönettiği, Sylvester Stallone’un Rambo karakteriyle büyülediği, ülkemizde de yıllarca ekranlarda dönen serinin ilk filmi olan İlk Kan'da Vietnam’da savaşan bir askerin sivil hayata dönüşte yaşadığı trajediye tanık oluyorduk. John Rambo (Sylvester Stallone), bir dağ kasabasına giderken kasaba şerifinin (Brian Dennehy) taciziyle karşılaşır. Tek istediği temizlenmek ve karnını doyurmaktır. Şerif ona terörist muamelesi yapar, onu yakalar, hatta hapse atar. Hapiste polislerin işkencesi sırasında Rambo, Vietnam'da işkence gördüğü zamanlara geri döner ve karakolu darmadağın ederek dağa kaçar. Onu durdurmak artık pek kolay olmayacaktır.

Matrix (1999)

Keanu Reeves, Carrie Ann Moss - Matrix
Matrix
Önemli bir yazılım şirketinde çalışan Thomas Anderson (Keanu Reeves), gecelerini "Neo" adı altında program kırarak ve Matrix'i araştırarak geçirir. Esrarengiz şekilde Trinity (Carrie Ann Moss) ve Morpheus (Laurence Fishburne) ile tanışan Neo, yaşadığı dünyanın aslında beyninde gerçekleşen bir sanal dünya olduğu gerçeğini öğrendikten sonra Morpheus'un önderliğindeki ekibe katılır. Neo gerçek dünyada ilk nefesini aldıktan sonra sanal dünyaya tekrar girerek Matrix'in ne olduğunu kavrayacak ve kurtarılma nedenini öğrenerek gelişen olaylar çerçevesinde yeni kimliğini tanımaya çalışacaktır. Matrix, dönemin teknolojisine göre muhteşem aksiyon sahneleriyle uzun yıllar akıllarda kalan bir film olmayı başardı. Lana Wachowski ve Lilly Wachowski’nin yönettiği Matrix, bilimkurgu/aksiyon türünde sinema tarihinin bir başka mihenk taşı.

Die Hard (Zor Ölüm, 1988)

John McClane (Bruce Willis) Los Angeles'a Noel tatilini ayrı olduğu karısıyla geçirmeye gelen bir New York dedektifidir. McClane karısının ofis partisinin başlamasını beklerken teröristler binanın kontrolünü ele geçirir. Teröristlerin lideri Hans Gruber (Alan Rickman) ve onun korkunç yardakçısı (Alexander Godunov) rehineleri bir araya toplarken McClane kimseye görünmeden kaçar. Yanında yalnızca bir silahı ve bolca cesareti olan McClane tek kişilik savaşını başlatır. “Tek kişilik ordu” türünün en iyi örneği diyebiliriz.

Mission Impossible: Ghost Protocol (Görevimiz Tehlike 4, 2011)

Tom Cruise, Görevimiz Tehlike
Görevimiz Tehlike 4 - Hayalet Protokol
Tom Cruise’un başrolünde olduğu Görevimiz Tehlike serisinin şüphesiz aksiyona en doyuran filmi dördüncü bölümdü. Bir bombalama olayının tüm IMF takımına yıkılmaya çalışılmasının ardından Ethan Hunt (Tom Cruise) ve ekibi sıra dışı görevlerinden birine daha çıkıyordu. Ama tehlike hiç bu kadar yüksek, aksiyon hiç bu kadar hararetli, görev hiç bu kadar “imkansız” olmamıştı! Dünyanın en yüksek binası olan Dubai'deki Burj Khalifa/Burç Halife'yi de ziyaret edeceğimiz bu filmde heyecan hiç ara vermiyor.

Tango & Cash (Tango ve Cash, 1989)

Sylvester Stallone ve Kurt Russell, bir aksiyon klasiği olan Tango ve Cash'te
Tango ve Cash
Saf aksiyon filmi nedir? Kesinlikle Tango ve Cash’tir! '90’lı yıllarda ekrana çıktığı her an izleyiciyi kilitlemeyi başaran film, Sylvester Stallone ve Kurt Russell’ın unutulmaz performanslarıyla da hafızalarda yer eder. Ray Tango (Sylvester Stallone) ve Gabe Cash (Kurt Russell), işlerinde çok iyi olan iki polis memurudur. Uyuşturucu ve silah kaçakçısı Perret (Jack Palance), bu iki amansız kanun adamından kurtulmak amacıyla onları işlemedikleri bir suç yüzünden hapse attırır. Cinayet silahıyla yakalanarak hapse giren Tango ve Cash suçsuz olduklarını ispatlayabilmek için iş birliğine girerler.

Predator (Av, 1987)

Arnold Scwarzenegger'in başrolünü oynadığı ve aksiyonun yine tavan yaptığı film, bir ekibin gerçek anlamda “görünmeyen” düşmana karşı savaşını anlatıyor. Güney Amerika ülkesinde gerilla savaşçıları tarafından esir alınmış kişileri kurtarmak için görevlendirilen Dutch (Arnold Scwarzenegger) ve adamları dünyadaki düşmanlardan çok daha ölümcül bir yaratıkla karşılaşırlar. Çünkü Predator bu dünyadan değildir. Muhteşem özel efektlerle süslü olan film, aksiyon kadar gerilim de vadediyor.

The Rock (Kaya, 1996)

Bir grup asi deniz komandosu, kimyasal silahlarla birlikte Alcatraz adasını ele geçirir ve turistleri rehin alır. Liderleri, eski bir savaş kahramanı olan general General Francis X. Hummel’dir (Ed Harris). Gizli operasyonlarda ölen askerlerin ailelerine ödenmek üzere 100 milyon dolar fidye isterler. Aksi takdirde San Fransisco körfezini kimyasal silahlarla bombalayacaklardır. Onları durdurabilecek iki kişi, Alcatraz’dan kaçabilmiş tek mahkum olan John Patrick Mason (Sean Connery) ve bir kimyasal silah uzmanı Stanley Goodspeed (Nicolas Cage) zamana karşı amansız bir mücadeleye girişirler. Tekrar tekrar izlense bile asla sıkmayan aksiyon filmlerinden.

Speed (Hız Tuzağı, 1994)

Keanu Reeves ve Sandra Bullock, 90'lı yılların en popüler aksiyon fimlerinden Hız Tuzağı'nda (Speed) başrollerdeydi
Hız Tuzağı
Sadece bir otobüsün içinde geçen aksiyon filmi yapılabilir mi? Kesinlikle! Howard (Dennis Hopper) fidye istemek için bombalı saldırılar düzenleyen ve uzun zamandır polis tarafından aranan bir suçludur. Bir otobüse yerleştirdiği özel bombayla yine fidye istemektedir. Genç ve başarılı bir polis memuru Jack (Keanu Reeves) hızı 80 km altına düşerse içinde bombayla patlayacak olan otobüsün içindekileri kurtarmakla görevlendirilmiştir. Ehliyeti aşırı hız nedeniyle alınmış olan Annie (Sandra Bullock) ise şoför koltuğuna geçerek ona yardımcı olacak tek kişidir.

Shooter (Tetikçi, 2007)

Eski bir keskin nişancı olan Bob Lee Swagger’dan (Mark Wahlberg) son bir görev için işine geri dönmesi istenir. Ancak bu yeni görevin ABD Başkanı'na yönelik bir suikast senaryosu olduğunu anlaması uzun sürmez. Öncelikle bu komplo üzerindeki karanlık perdeyi kaldırmak zorundadır. Ancak bu hiç de kolay olmayacaktır. Tetikçi, en dikkat çekici Mark Wahlberg filmlerinden.

Rush Hour (Bitirim İkili, 1998)

Bitirim İkili (Rush Hour) serisinin ilk filmi
Bitirim İkili
O zaman araya bir de aksiyon/komedi sıkıştıralım! Filmde çenesi durmayan bir polisle, hızını yumruklarıyla konuşturan Uzak Doğulu bir polisin macerasına tanık oluyoruz. First Strike (Jackie Chan) ve Friday (Chris Tucker) bu harika komedi-macerada bir araya gelerek aksiyonun içine dalıyorlar. Farklı kültürlerden gelmiş bu iki polis sürekli çatışma ve birbirleriyle didişme halindeyken bir şeyi fark ederler: Zaman tükenmektedir ve şuçluları yakalamak için güçlerini birleştirmelilerdir! Tabii daha önce birbirlerini öldürmezlerse…

Mr. & Mrs. Smith (Bay ve Bayan Smith, 2005)

Brad Pitt ve Angelina Jolie'nin Mr. & Mrs. Smith filminin setinde yakınlaştıklarını biliniyor
Bay ve Bayan Smith
Korkutucu bir kiralık katil, son derece masum sandığı hayat arkadaşının da bir o kadar yok edici bir katil olduğunu öğrenirse neler olur? John (Brad Pitt) ve Jane Smith (Angelina Jolie), renksiz bir evlilik süren sıradan bir çifttir. Ama her ikisi de yüksek ücretli, olağanüstü verimlilikte kiralık katillerdir ve rakip kurumlar için çalışmaktadırlar. Bay ve Bayan Smith, birbirlerini öldürmek için kiralandıklarında evliliklerinde yeni bir heyecan kaynağı bulurlar ve “eğlence” başlar. İkili, ölümcül yeteneklerini ortaya koyup evliliklerini müthiş bir sınava tabi tutarlar.

Ajeossi (Geçmişi Olmayan Adam, 2010)

The Man From Nowhere, 2010
Geçmişi Olmayan Adam
Bu müthiş aksiyon filmini hala izlemediysen hemen izlemeni öneriyor ve sonunda "Vay be!" diyeceğini garanti ediyoruz. Eski bir özel ajan olan Cha Tae-sik'in (Bin Won) dış dünya ile tek bağlantısı yakınlarda yaşayan küçük kız So-mi'dir (Sae-ron Kim). So-mi'nin annesi Hyo-jeong (Hyo-seo Kim) uyuşturucu kaçaklığı yapan bir çeteden uyuşturucu çalar ve Tae-sik'e haber vermeden malları onun evinde saklar. Bunu öğrenen çete liderleri Hyo-jeong ve So-mi'yi kaçırırlar. Tae-sik'i hafife alan çete lideri kardeşler, kendileri için bir teslimat yapması karşılığında Hyo-Jeong ile So-mi'yi serbest bırakacaklarına dair söz verirler. Uzun uzun düşündükten sonra Tae-sik, So-mi'yi kurtarmak için ölümcül yeteneklerini kullanmaya karar verir.

Shoot 'Em Up (Hepsini Vur, 2007)

Aslında filmin adı 90 dakika boyunca ne izleyeceğimize dair epey fikir veriyor… Smith (Clive Owen), dünyanın en sinirli ve sert mizaçlı adamıyken kendisini dünyadaki en masum varlığı, yani yeni doğmuş bir bebeği korumakla yükümlü bulur. Ateşli bir çatışmanın ortasında bebeğin doğmasını sağlamış olan Smith, kimliği bilinmeyen bir gücün bu bebeğe ilişkin tüm izleri silmek üzere Hertz (Paul Giamatti) adındaki acımasız bir lidere sahip olan gizemli ve sonu gelmeyen tetikçi ekibini gönderdiğini anlar. Tek çaresi vardır: Hepsini vurmak!

Wanted (2008)

Wanted filminde Angelina Jolie'yi izlemiştik
Wanted
Hiçbir aksiyon filminde kurşun bu kadar falsolu gitmedi… Babasının kiralık katil olduğunu öğrenen ve onun izinden gitmeye karar veren heyecanlı bir genç olan Wes (James McAvoy), kendisine mesleğin inceliklerini öğretecek olan Fox (Angelina Jolie) ve Sloan (Morgan Freeman) adlı deneyimli katillerin önderliğinde çalışmaya başlar. Hayatında oldukça başarısız olan ve bu döngüyü kırmak isteyen Wes, Fox’u tanıdığı günden itibaren bakış açısını değiştirerek benliğinin içinde sinsi sinsi uyuyan kızgın bir canavarın yaşadığını fark edecektir.

Equilibrium (İsyan, 2002)

Christian Bale
İsyan
III. Dünya Savaşı’nın travmasını üzerinden atamamış olan hakim totaliter sistem, barışı korumak adına insanların duygularını baskı altına almakta, hatta o duyguları yok saymaktadır. Sanatsal nesneler bulundurmak veya sanatla ilgilenmek yasaktır. Duyguları tetikleyecek ya da açığa vuracak davranışların cezası çok büyüktür. Üst düzey bir güvenlik elemanı olan Rahip John Preston (Christian Bale) kurallara karşı gelenleri bulup yok etmekle görevlendirilmiştir. Ancak Preston zamanla kimliğinden uzaklaşmaya ve ona dayatılan hayata isyan etmeye başlar...

Jack Reacher (2012)

Tom Cruise
Jack Reacher
Hiç durmayacak bir aksiyon arıyorsan, doğru filmdesin. Pittsburgh’da sakin ve güneşli bir sabah, insanlar işlerine yetişmek için koşturmaktadır. Tam bu sırada 10th Street köprüsüne bakan parkta, nehrin karşısından gelen altı el silah sesi duyulur ve birkaç dakika içinde beş masum insan hayatını kaybeder. Pittsburgh polis departmanının olayı çözmesi ve katil zanlısını yakalaması uzun sürmez, suçlular yakalanır. Fakat sorgu esnasında hiçbir şey söylemeyen genç adam bir kağıda sadece "Jack Reacher'ı (Tom Cruise) bulun!" yazmıştır...

Hard Target (Zor Hedef, 1993)

Jean-Claude Van Damme
Hard Target
Eğer söz konusu aksiyon filmleriyse, liste Jean-Claude Van Damme’sız olur mu? Elbette hayır! Belçikalı aktörün başrolü oynadığı, John Woo'nun yönettiği bir aksiyon filmi olan Hard Target, orijinal konusuyla da dikkat çekiyordu. Chance Boudreaux (Van Damme), New Orleans sokaklarında iş ararken babasının "insan avcıları" tarafından öldürüldüğünü öğrenen Natasha (Yancy Butler) ile karşılaşır. Natasha, kendisini koruması ve bu katilleri bulması için Chance'i kiralar. Ama bilmedikleri bir şey vardır. Chance de bu katillerin avlarından birine dönüşecektir ve artık ya o ölecektir ya da avcıları öldürecektir.

Al final del tunel (Tünelin Ucu, 2016)

Başarılı bir İspanyol aksiyon filmi
Tünelin Ucu
Arjantin ve İspanya ortak yapımı filmde kahramanımız Joaquin (Leonardo Sbaraglia) ailesini kaybetmiş, tekerlekli sandalyeye bağlı bir bilgisayar uzmanıdır. Kiraya verdiği üst kata kızıyla birlikte bir kadın taşınır. Ancak asıl olaylar yan dairede gelişir. Oradan “Ev sahibi durumu çakmadı değil mi?” gibi sesler duyunca, bilgisayardaki yeteneklerini konuşturan Joaquin neler olup bittiğine daha iyi anlamaya başlar ve olaylar gelişir. Temposu hayli yüksek olan filmi izlerken iki saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.
Bu haberin içinde

Filmska preporuka: Higher Ground

Thomas de Dorlodot i Horacio Llorens otputovali …

16 dakika

The Wave I Ride

Paige Alms ist eine Pionierin im Big-Wave-Surfen …

1 saat 7 dakika

Márquez Unlimited

1 saat 20 dakika

EMIL: Şampiyonluk İçin Geri Dönüyor

2020 yılında unvanını geri almayı hedefleyen MTB …

18 dakika

The Collective

Keşfedilmemiş zirvelere doğru çıkılan bir macera …

48 dakika